şükela:  tümü | bugün
  • televizyonda profesyonel bowling oyuncularını izleyip gaza gelen bünyelerin her oyunda üç dört defa deneyip her seferinde kendini rezil etmesi durumu.

    hayatında 3-5 defa bowling oynamış her birey dener bunu, ama olmaz amk, dönmez o top. sonra yine ortadan dümdüz atıp hepsini devirmeye çalışmakla son bulur o heves.
  • yıllardır bowling oynarım, türkiye sınırları içerisinde bunu deneyan tek bir insan evladı görmüş değilim. gören nerde görüyor merak ediyorum? falsolu top atınca millet "bak bak mala bak yamuk attı" bakışı atıyor lan türkiyede.

    çok kaliteli bir salonda değilseniz (türkiyede çok az var kaliteli salon. belki 3-4 adet) denemeyin bunu. hüsran olur çoğunlukla. hem top hem de zemin tertemiz ve cilalı olmalıdır. değişik tutuş tarzları vardır ama genelde 2 parmakla tutulur top. 3 üncü delik boş bırakılır. 3 parmakla deneyip sonra başparmağı çatlatmayın yani.
  • canlı canlı gördüğünüzde şoka gireceğiniz atış şekli. tabii başarılı olması kaydıyla.

    abim bizzat böyle atıyor. kendisiyle bir kere bowling oynadık ama oynamaz olaydık amına koyayım. adam bowling topuna sergen yalçın gibi falso veriyordu. strike üstüne strike yapıyordu. ben de ehe mehe diye takılıyordum. sonuç tabii ki hüsran. abimi birçok dalda yendim de bowlingde siksen yenemem gibime geliyor.
  • dünyanın en kolay atış şeklidir . eğer iyi bir izleyici olduğunuzu düşünüyorsanız falso hareketini 4-5 denemede çözebilirsiniz . basit+hafif bir atıştır ve bowlingde skora dönük bir teknik değildir sadece köşe atışlarını garanti altına almak için yapar abiler bunu . tek ihtiyacınız olan temiz,cilalı bir zemin ki türkiye'de bunu bulmanın zor olduğunu da düşünürsek deneyenlerin hüsranla karşılaşması normal bence. ha birde bunu becerebilmek için önünüzde iyi bir örnek olması lazım , bunu yapabilen bir arkadaşınız varsa 5 dakika onu izleyin şak diye çözeceğiniz olaydır. çözemeyen beri gelsin .
  • topu döndürerek attığınızda başarılı atış şeklidir. basittir usta, kasmayın.
  • türkiye sınırları dahilinde bowling topunu falso vererek atma işini layığıyla yapabilen kişi için (bkz: habib doğan)

    mutlaka başkaları da vardır ama ben habib doğan'ı bilirim, habib doğan'ı söylerim arkadaş.

    videodaki dış sese tahammül edebilirseniz, neyin nasıl olduğunu şuradan izleyebilirsiniz: tıkla

    konunun arka planına bakacak olursak, eskiden yani 60'lı, 70'li yıllarda ve biraz da 80'lerin başında, türkiye'de bowling denen sporun ismi bile duyulmamış iken, izmir'de sekiz veya on leyn'li faal bir bowling salonu mevcuttu. ama bu salona türkler giremiyordu çünkü burası izmir'de şehrin içindeki muhtelif noktalara yayılmış tesislerden oluşan amerikan üssü'ne ait bir lokasyondu. itfaiye'ye doğru montrö meydanı'na çıkan ara sokaklardan birinde, doğrudan sokaktan demir merdivenle çıkılan birinci kattaki levhasız tantanasız giriş, içeride bir bowling salonu bulunduğuna dair hiçbir ipucu vermezdi. o izbe sokaktaki depo kılıklı binanın demir kapısının eşiiğinden içeri girerken tek adımda abd'ye ışınlanmış gibi olurdunuz. genciyle yaşlısıyla çoluk çocuğuyla üste görevli bütün amerikalılar ve aileleri, menüdeki bütün yiyecekleri amerika'dan gelen lokantasıyla, barıyla, ayakkabı kiralama ve satış bankosuyla ve dart atma bölümüyle falan hiçbir eksiği bulunmayan o amf markalı komple bowling tesisinde pürhande yankiler tekmili birden şevk ile çağlardı. velhasıl ülkelerinde gördükleri konfordan mahrum kalmasınlar diye naçizane bir salon emirlerine amade edilmişti. bu durum yurtdışı görev alan türk askerleri ve ailelerine muadilen bire bir uyarlanacak olsa, sanırım biz de gittiğimiz ülkede misal bir gözleme açacak bir şalvarlı teyze götürürdük veya şakır şukur bir okey salonu açardık, askerlerimizin memleket hasretini hafifletmek için.

    neyse... işte habib doğan'ın babası bu bowling salonundaki az sayıdaki türk görevliden biriydi. o da küçük yaştan itibaren falsolu atış tekniğini tekamül ettirme imkanını orada bulmuştu, yani herkese nasip olmayacak bir fırsata sahipti. zaten hayatını verdiği bowling sporunda emeğinin meyvelerini, uzun yıllardır avrupa ve dünya sıralamasında yer edinerek toplamaktadır.

    falsolu atışı iyi becerebilmek, uzun uzun çalışmayı gerektirir; bunun başka yolu yoktur. bir de malzeme çok önemlidir; parmak aralıkları kişinin el ölçüsüne özel olarak delinmiş kendine ait topunun ve kendine ait ayakkabılarının olması gerekir. tonla para bayılıp haftada bir iki kez heves ederek, onca kalabalığın arasında dandik toplarla beş on tur oynayarak bu falso işinden ekmek yemek mümkün değildir.

    .
  • lisanslı çoğu oyuncunun çatır çatır strike yaptığı teknik. nasıl türkiye'de bunu yapabilen çok az diyorlar anlamıyorum. girin bir lig maçlarına bakın, görürsünüz nasıl atıldığını.
  • neden bu kadar zor olduğu düşünülüyor merak ettiğim olay.

    profilo alışveriş merkezinde her cumartesi takımların antremanları oluyor, bowling oynamaya gittiğim her cumartesi kızların hepsinin bu şekilde atış yapabildiğini görüyorum. hatta sanırım böyle atmayanı takımdan falan kovuyorlar çünkü hepsi bu şekilde atıyorlar. 1-2 denemişliğim de var hatta başarılı olamadığımı söylemem gerekiyor mu ?
  • zor falan değildir, 3 oyundan fazla oynamış ve hayatında en az 1 kez origami yapmış herkes yapabilir.
  • genelde ağırlık merkezi farklı(asimetrik) topla atılan teknik. olm düz topla atmıyor ki profesyonel oyuncular onu. ağırlık merkezi tam ortada olmayan topla attıkları için yağdan çıkınca dönüyor meret. düz topla tutturmak zor.