*

şükela:  tümü | bugün
  • kendinizden güçlü olanın emrine, hakimiyetine girmek.
  • (bkz: itaat etmek)**.
  • fiziken güçlü birinin emirlerine kar$ı gelememek. istemeye istemeye hakimiyetine girmek. (bkz: söz dinlemek) (bkz: uslu durmak)
  • birinden hoşlanıyorsanız, o da sizden hoşlanıyorsa, işleri oluruna bırakıp görüşmek için zorlamıyor, saf duyguların heyecanını yaşıyorsanız, uzun bir müddet görüşmedikten sonra ilk gördüğünüzde başkasıyla çıktığına tanık oluyorsanız, çıkma eylemi aylar boyunca devam ediyorsa, bütün bunlardan daha kötüsü hala basit duygularla ama kahrolmadan hoşlanmaya devam ediyor ve onun da aynı şeyleri, sizinle alternatif bir yaşamı düşündüğünü görüyor hala sizden hoşlandığını gözlerinden anlıyorsanız, acı bir tebessümle boyun eğersiniz; kadere boyun eğersiniz.
  • gönül rızası olmadan kabullenmek.
  • tkp'ye oy verecek olanların yapmaması gereken bir eylem (bkz: tkp boyun eğmeyen beş yüz bin kişi arıyor)...
  • itaat aşamasında başlar intikam alma duygusu. zorunlu saygının bir anlık getirdiği ve bir anlamda ''şmdi gidiyorum ama dönüşüm muhteşem olacak'' türevinde feedback tir. boyun eğdiniz durum/kişi ne kadar basit ve küçükse bir o kadar nefret büyür. olmayan şeytanı uyandırı içinde. itaat zordur, intikamı tetikler.

    kişiler, kişilere; kitleler kurumlara boyun eğer . sonu hayrolsun.
  • aşk için bile yapılmamaldır.
  • insan iradesi eğilimler, arzular, çıkar ve haz gibi olgularla koşula bağlanırsa gerçekleşir.
  • sosyal psikolog stanley milgram'ın bu konuyu araştırdığı ilginç bir deneyi vardır. buna göre, bellek üzerinde bir araştırmaya katılmak üzere küçük ilanlarla bazı kişiler topladı ve hileli bir kura ile bu kişilere öğretmen görevi verdi. aslında çalışma arkadaşı olan bir başka kişiye de birçok sözcük öbeği dizisini ezberleyecek öğrenci rolü verdi. “öğretmen”, “öğrenci”yi verdiği yanlış yanıtlar nedeniyle 450 voltluk bir elektrik akımıyla (aslında elektrik akımı yoktu) cezalandıracaktı. milgram’ın sürekli buyrukları altında, bu öğretmenlerden, %62’sinin elektriği verdiği görüldü. deneyci ne kadar yakındaysa ve cezalandırılan ne kadar uzaktaysa buyruklar o kadar çok dinleniyordu.

    milgram, bu sonuçları kişinin eylemlerinden yalnızca kendisinin sorumlu olduğu bir özerklik durumundan, kendisini üstün bir iradenin uygulayıcısı olarak gördüğü bir görevlinin durumuna geçmesiyle açıkladı.