şükela:  tümü | bugün
  • rant düşkünleri gözlerine şimdi de bozcaadayı kestirmiş. bir orası kalmıştı zaten telef etmedikleri. doğa severler, bozcaada severler veya insanlık namına birileri change.org adresinde "bozcaada'nın geleceği için bir imza" isimli bir kampanya başlatmış...

    bozcaada'nın geleceği için bir imza

    --- spoiler ---

    ne zaman canınız sıkılsa ve özgürlüğü arasanız koşup bana geldiniz. koylarımdan serin sularıma girdiniz. kekik kokan bağların arasında dolaşıp, polente feneri'nde bir kadeh şarapla gün batımını izlediniz. ürkek gözlerle kirpiler, tavşanlar da sizleri izledi. bir sonbahar akşamında evlerin bacalarından sokaklara yayılan yanmış kütük kokularını çektiniz içinize. yakamozlar, samanyolu ve mehtap aşkı anlattı yüzyıllar boyu. ya şimdi! üzerime yapılan bir imar planıyla yok edilmek üzereyim. durdurun bunu! bir ses verin! bir imza verin!

    --- spoiler ---
  • hiçbir yapılaşmanın, hiçbir oda sayısının, yolun, bucağın, kalabalığın yetmediği, yetemeyeceği bir azgınlığın son kurban olarak kendine bozcaada'yı seçişidir. insanın her şeyin en iyisini hak ettiği ve her şeye sahip olabileceği sanrısı, türkiye'de tiksinti verici bir saldırganlıkla vücut buluyor. hayır, bir kişi de düşünme ihtiyacı hissetmiyor mu, bozulmamış ve halen güzel bir sığınağa istediğini yapmaması gerektiğini? o da öylece kendi halinde bulunuversin, isteyen istediği anda ve aynı anda gitmesin diyemiyor mu?
  • güzelim adanın sonunu hazırlayacak projedir. zamanla kirliliği arttıracak ve adaya gitme sebeplerimizi tüketecektir.
  • imzalanması gereken bir kampanyası vardır.
  • akıl almaz bir girişimdir. afedersin göt kadar ada neresini imar edeceksin. dünyaca ünlü üzüm bağlarını mı ?yoksa tarihi eserlerin olduğu alanları mı ? yoksa biyolojik zenginliği tasdiklenmiş doğal kıyılarını mı.? sizin güneyde yaptığınız maymunluklar bozcaada da sökmez. bozcaada yapacağınız 3 tane çok yıldızlı oteli bile kaldırabilecek ne altyapıya sahip ne de kentin yapısı buna müsait. içine sıçılmadık bir çanakkale kalmıştı gelin oraya da akıtın salyalarınızı. bazı yerler olduğu gibi güzeldir, bozcaada da öyle bir yer, sokakları sizi kendi tarihinde kısa bir yolculuğa çıkarıyor. taş evler, şarap, o mistik ambiyans, muhteşem gün batımı size tarifi imkansız anlar yaşatıyor zaten. 5 yıldız göz boyamalarına, açık büfe oburluklarına hiç mi hiç gerek yok. bırakında alternatif bir tatil yeri olarak kalsın.
  • binlerce yıl önce truva savaşında akhaların donanmasını saklayarak kirlettiği adanın tarihine bir daha kara çalınıyor.

    adanın katledilip ikinci bir kuşadası vakasının tekrar etmesi ihtimali beni çok korkutuyor. vitrinli barların masalarında jigoloların dansettiği, çıkışında hello lady wanna sex diyen adamların yol kestiği bir bozcaada fikri beni korkutuyor açıkçası. dünya güzeli bir yer olan kuşadasından beton bir ucube yaratanların, küçücük bozca bir adayı nasıl bir garabete dönüştürebileceklerini kestiremiyorum bile. neticede "plastik seymen kedi" veya "üzüm tutan el" heykellerini beğenen adamlar bunlar.

    ayrıca konu hakkında incelenmesi gereken kanunun 5237 sayılı türk ceza kanununun “cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar” olduğunu düşünüyorum.
  • bozcaada'nın zaten tarımsal üretim yapan fabrikaları var. şarap olsun, zeytin olsun, süt ürünleri olsun güzel şeyler üretiliyor. üzerinde halihazırda yapılmış ve yapılmakta olan adanın tarihi mimari dokusuna aykırı yapılar da var. bunların kimisi bu haberde bahsedildiği gibi villa tarzı yapılar, kimisi otel yapıları. ancak bu bahsedilen imar planının içeriğinde karşı çıkılacak ve "yeni" olan ne var anlamış değilim. ada zaten imara açıktı. garip garip evler orasında burasında bitmeye başlamıştı. plana göre kentsel tasarım rehberi hazırlanacak ve yeni yapılar var olan mimarı anlayışa uygun inşa edilecekmiş. gördüğüm tek yenilik bu. bu da ada için gayet iyi bir haber bence. bozcaada'nın hem mimarisini hem doğasını koruyacak bir plan olabilir bu. bilmeden itiraz etmemekte fayda var.
  • maddi durumum olsa güzel bir villa yapılacak yer hemde söyle bir kaç dönüm araziyi kapatıp ama maalesef yok bu yüzden doğayı halletmeye hakkı yok kimsenin.