şükela:  tümü | bugün
  • ben stiller son dönemde çok iyi işler yapıyor. the secret life of walter mitty şu ana kadar izlediğim en iyi filmi diyebilirim, eski komedi tarzını bırakması kendi yaşına uygun rollerde yer alması çok yakıştı.

    son olarak izlediğim brad's status de walter mitty tadında harika bir filmdi. 30 unu geçip 40 a doğru yönelenlerin de yavaştan hissettiği geleceğe yönelik çılgın hayallerin ve sonsuz ihtimallerin yerini her ne kadar heyecan verici olmasa da daha gerçekçi planların almasını, geçmişle olan hesaplaşmaların yaş ilerledikçe artmasını konu alan ama bir film için sıkıcı gibi gelen bu fikri çok akıcı bir şekilde işleyen bir film yapmış.

    ben stiller çok üretken bir insan, aynı al pacino gibi, robert de niro gibi, imdb'de bir biyografisine bakarsanız hem aktör olarak hem yapımcı olarak bir dünya projesi var. umarım walter mitty ve brad's status gibi filmleri bundan sonra daha çok izleriz.
  • about schmidt'in küçük kardeşi tadında -ulan bu hayatta ne bok yedimvari kişisel sorgulamalarla dolu- gösterişsiz, sade hatta sıradan bile sayılabilecek bir eser olsa da, kendi adıma filmi izlerken muazzam keyif aldığımı söyleyebilirim. şiddetle tavsiye edilir....
  • sinemada izlerken genç izleyicilerin dikkatini cezbetmediğini farkettiğim film.

    film klasik bir orta yaş krizini anlatıyor. doğal olarak yirmili yaşlarının başında olan gençler film boyunca telefonlarıyla haşır neşir oldular. film yaşı otuzların üzerinde olanların, özellikle erkeklerin beğenisini kazanabilir. evli kadınlar da orta yaş krizine girmiş veya girme ihtimali olan eşlerini daha iyi anlayabilmek adına izleyebilir.

    --- spoiler ---

    zamanında bir idealist olarak az para kazandıran bir hayır kurumu işini tercih eden kahramanımız, üniversitedeki arkadaşlarının zengin ve başarılı olmalarıyla yüzleşmek zorunda kalır. kendi hayatını sorgulamaya başlar. kendi seçtiği hayatı başkalarına tavsiye edemeyeceğinin farkına varır. orta yaş krizindeki hemen her erkek gibi oğlunun kendisinden daha başarılı olmasını hedef olarak belirler ve oğlunu harvard'a sokabilmek için artık hoşlandığından pek emin olmadığı arkadaşlarından yardım almak zorunda kalır. zamanla bu arkadaşlarının hayatlarının da çok mükemmel olamayabileceğini anlar. sonunda iyi veya kötü bir hayatının olduğunu ve bunu yaşamak gerektiğini kabullenerek filmi bitirir.

    --- spoiler ---
  • etkileyici bir film.

    - orta yaş bunalımı yaşayan ve kendisini başarısız gören bir babanın, oğlu üzerinden yeni bir açılım yaratma çabası şahane anlatılmış.
    - özellikle x kuşağındakiler keyifle izleyebilir, isterlerse çarpıcı dersler çıkarabilir ve hatta biraz teselli bulabilirler.
    - ben stiller ile oğlunu oynayan austin abrams'ın fiziksel benzerlikleri ve uyumları takdire değer bir "casting" başarısı.
    - geri ve ileri dönüşler, filme usul usul ve sıkmadan yerleştirilmiş.
    - filmi izleyenler, ister istemez jean paul sartre'ın meşhur sözünü buruklukla hatırlayabilirler: " hayat üç bölümdür; dünyayı değiştireceğini sandığın, değişmeyeceğini anladığın ve dünyanın seni değiştirdiğine emin olduğun."
    - ideallerini yitirmiş bir insanın, ideallerini yitirmiş insanlardan yakınması ironikti.
    - ben stiller ile ananya'nın (shazi raza) restoran sahnesi harikaydı. z kuşağının, büyük bir olgunlukla x kuşağına nasıl ders verdiğini izledik. e ne demişler? akıl yaşta değil baştadır.
    - mutluluğun anahtarı, "dünyayı sahiplenmeden sevmek"te galiba.
  • güzel mi değil mi anlaşılamayan (ilk defa böyle bir fikrim oluştu bir film hakkında) filmlerden biridir.

    --- spoiler ---

    umutsuz ve kendini başarısız gören bir babanın, oğlunun harvard’a girme çabası sonucu hayata bakış açışını değiştirdiğini izlediğimiz film.
    --- spoiler ---
  • senarist ve yönetmen mike white. izlerken orta sınıf hayat yaşamayan birisi bu hikayeyi yazamaz diyordum, kısmen yanıldım.

    --- spoiler ---

    üniversite arkadaşlarından birisinin çocuğunun ciddi bir hastalığı olduğunu öğrendikten sonra ben stiller' ın yüzündeki ifade hikayeyi özetliyor. iç ses yok, içeriği sonradan da açıklamıyor yönetmen. çünkü iki yüzlü popüler film izleyicisi rahatsız olabilirdi.

    --- spoiler ---
  • evet, bir orta yaş ve bir baba oğul filmi ilk katmanda..

    --- spoiler ---

    ancak, özellikle sosyal mecralarda şişirilen yaşamlar,
    sürekli 'daha çok' arzu eden ve eldekiyle yetinmeyen bireyler,
    gerçek ve yalan dostluklar, sıradanlaşan evlilikler gibi

    --- spoiler ---

    günümüze ait yan öyküler de barındıran mike white filmi
  • filmin çoğunluk sahneleri montreal ve boston‘da çekilmiştir. bir baba ve başarılı oğlu’nun hikayesini anlatır.
  • ben de bazen bu adam gibi hissediyorum. çok para, konforlu hayat mı yoksa az para, idealist bir hayat mı? tercih etmek kolay olmuyor. umarım pişman olmam.
  • ben stiller’ın walter mitty ile başladığı, matthew meyerowitz ile devam ettirdiği başarılı drama serüveninin şimdilik son halkası.
    bir insanın gençliğinde olmayı hayal ettiği kişi olamamasının yarattığı hayal kırıklığının kırk yaşı devirdikten sonra yavaş yavaş yüzüne çarpmasını ve bir yandan akıp giden hayata tutunma çabasını sade bir dille anlatıyor. bunu yaparken çağın dayattığı başkaları tarafından takdir edilme arzusunun ne menem bir şey olduğunu, aslında kimsenin dıştan göründüğü gibi bir hayat yaşayamadığını da gösteriyor. bir baba için oğlun ne anlama geldiği konusunda da diyecekleri var. kendini onun üzerinden tanımlama yanılgısını da gösteriyor, dünyaya bir yaşam getirip onu büyütmenin verdiği müthiş huzuru da.
    kısacası düşük profilli görünse de, katmanlı ve güzel bir film brad’s status. ben stiller’ın bir sonraki dramasını merakla beklemenizi de sağlıyor.