şükela:  tümü | bugün
  • yanık şarap anlamına gelen "brandejvin" kelimesinden türemiştir.
  • (bkz: brendi)
  • konyak ,ilk olarak fransanın cognac bölgesinde üretilip patent alınan bir ürün olduğu için,fransa'nın cognac yerleşim bölgesi sınırları haricinde yapılan konyaklara, bu patent engeli yüzünden brandy denmektedir.

    başka ülke ve bölgelerde, bu sınırlama yüzünden, aynı yöntemle hazırlanan bu içkilere konyak denemez.

    bizde de cumhuriyetin ilk yıllarında konyak üretilip, isim verme konusu gündeme geldiğinde,atatürk'' kanyak''ismini önermiş ve yasal engel bu şekilde aşılmıştır.

    brandy/konyak,şarabın distile edildikten sonra %40 cıvarı alkol oranı oluşturulması ve meşe fıçılarda yıllandırılması esasıyla üretilir.
  • red hot chili peppers'ın live in hyde park albumunde bulunan looking glass coverı olan parcası. cok guzeldir.
    sozleri:
    theres a port on a western bay
    and it serves a hundred ships a day
    lonely sailors pass the time a way
    and talk about their homes

    theres a girl in this harbor town
    and she works laying whiskey down
    they say brandy, fetch another round
    she serves them whisky and wine
    the sailors say...

    chorus:
    brandy, you're a fine girl
    < you're a fine girl >
    what a good wife you would be

    your eyes could steal a sailor from the sea

    brandy wears a braided chain
    made of finest silver from the north of spain
    a locket that bears the name of the man that brandy loves
    he came on a summers day - bearing gifts - from far away
    but he made it clear he couldnt stay
    the harbor was his home

    - chorus -

    bridge:
    brandy used to watch his eyes
    as he told his sailor stories
    she could feel the ocean fall and rise
    she saw its raging glory
    but he had always told the truth
    lord he was an honest man
    and brandy does her best to understand

    at night when the bars close down
    brandy walks through a slient town
    and loves a man who's not around
    she still can hear him say
    she hears him say...
  • amerika'da bi kiz ismi ce$idi.
  • (bkz: metaxa)
  • the o'jays'in so full of love albümünden bir parça. gayet güzel rhodes'lu bir giriş üstüne eddie levert'ün çığırışı, hatta "şömine başında oturuyorum, elimde vişneli sodamla" tarzı mazlum sözler insanın içine dokunuyor, şarkını tam adı da "brandy (i really miss you)" olunca özlediği birini düşünüp dinleyesi geliyor fakat hakikat buna izin vermiyor sayın seyirciler. çünkü bu parça evden kaçan bir köpeğe yazılmış. brandy diye köpek mi olur lan. neyse.
  • (bkz: asbach uralt)
  • (bkz: brandvijn)