şükela:  tümü | bugün
  • "a squat grey building of only thirty-four stories. over the main entrance the words, central london hatchery and conditioning centre, and, in a shield, the world state's motto, community, identity, stability."
    gibi bir girişin

    "each bottle could be placed on one of fifteen racks, each rack, though you couldn't see it, was a conveyor traveling at the rate of thirty-three and a third centimetres an hour. two hundred and sixty-seven days at eight metres a day. two thousand one hundred and thirty-six metres in all. one circuit of the cellar at ground level, one on the first gallery, half on the second, and on the two hundred and sixty-seventh morning, daylight in the decanting room. independent existence–so called."
    gibi enteresan detayların

    "accompanied by a campaign against the past; by the closing of museums, the
    blowing up of historical monuments (luckily most of them had already been
    destroyed during the nine years' war); by the suppression of all books published
    before a.f. 15o.''

    "-i simply must get one like it," said fanny.
    "-there were some things called the pyramids, for example.
    "-my old black-patent bandolier …"
    "-and a man called shakespeare. you've never heard of them of course."
    "-it's an absolute disgrace–that bandolier of mine."
    "-such are the advantages of a really scientific education."
    "-the more stitches the less riches; the more stitches the less …"
    "-the introduction of our ford's first t-model …"
    "-i've had it nearly three months."
    "-chosen as the opening date of the new era."
    "-ending is better than mending; ending is better …"
    "-there was a thing, as i've said before, called christianity."
    "-ending is better than mending."
    "-the ethicsand philosophyof under-consumption…"
    "-i love new clothes, i love new clothes, i love …"
    "-so essential when there was under-production; but in an age of machines and the
    fixation of nitrogen–positively a crime against society."
    "-henry foster gave it me."
    "-all crosses had their tops cut and became t's. there was also a thing called god."
    "-it's real morocco-surrogate."
    "-we have the world state now. and ford's day celebrations, and community sings,
    and solidarity services."
    "-ford, how i hate them!" bernard marx was thinking.
    "-there was a thing called heaven; but all the same they used to drink enormous
    quantities of alcohol."*
    "-like meat, like so much meat."
    "-there was a thing called the souland a thing called immortality."
    "-do ask henry where he got it."
    "-but they used to take morphiaand cocaine."
    "-and what makes it worse, she tlainks of herself as meat."
    "-two thousand pharmacologists and bio-chemists were subsidized in a.p. 178."
    "-he does look glum," said the assistant predestinator, pointing at bernard marx.
    "-six years later it was being produced commercially. the perfect drug."
    "-let's bait him."
    "-euphoric, narcotic, pleasantly hallucinant."
    "-glum, marx, glum." the clap on the shoulder made him start, look up. it was that
    brute henry foster. "what you need is a gramme of soma."
    "-all the advantages of christianity and alcohol; none of their defects."
    "-ford, i should like to kill him!" but all he did was to say, "no, thank you," and fend
    off the proffered tube of tablets.
    "-take a holidayfrom realitywhenever you like, and come back without so much as
    a headache or a mythology."
    "-take it," insisted henry foster, "take it."
    "stabilitywas practically assured."
    gibi muhteşem repliklerin

    somagibi bir ilacın

    insanların gereksinimlere göre annesiz ve babasız olarak tüplerde yetiştirilmesi gibi matrix felsefesine bile ön ayak olmuş çılgın ama muhtemel yöntemlerin,

    geleceğin

    beyin yıkamanın,

    basit ve sunulmuş köle hayatlarının

    yukarıdaki gizli bakınızların anlamlarının

    bunların hepsinin dışına çıkıp esas gerçeklerle yüzleşilen mükemmel bir kaçısın,

    şahane bir sonun

    ve daha nelerin nelerin bulunduğu hem de 1931 senesinde bulunduğu muhteşem kitap.

    (bkz: 1984)
    (bkz: lord of flies)
  • insanın ister bilinçli ister bilinçsiz eninde sonunda şartlandırıldığı ve birey olmanın zor olduğu çıkarımları yaptıran kitap. gerçi başka şeylere bakılıp da yapılabilir bu çıkartımlar ama beyefendi yazmış kurgusu, karakterleri oturmuş bir roman halinde; iyi de olmuş.
    ziyaret* kitabı da gelmiş 30 sene kadar arkasından. ama daha öncesinde (kitabın yazılmasından 20 sene sonra) kitabın yeni bir basımına önsöz yazdığında kitabın eksikleri olduğunu ama bunların sadece bir tanesi üzerinde duracağını söylüyor. o da john'a (vahşi de denebilir tabi ama kime göre neye göre) sadece iki alternatif sunması*. sağlık olsun. biz üçüncü orta yolu çıkarttıydık zaten!
    en bi adam gibi adam karakteri watsonı biraz daha işleseymiş keşke. ya da onun başına bişiler getirtip bi kitap daha yazsaymış, *kahraman hesabına...
  • $artlandırılmış ve bağnaz bir insan topluluğunun ne kadar sinir bozucu ve saç baş yoldurucu olabilieceğini gösteren anti-ütopya. insanoğlunun mükemmeliyete ulaşması için karakterini feda etmesi gerektiğini gösteren bir roman. mustafa mond'un kitapta söylediği gibi, ya sürülmeyi yada düşmana katılmayı seçebileceği umutsuz ve her ne kadar 'mutluluk dolu' gözükse de şu anda yozlaşmış dediğimiz dünyadan daha kötü durumda olan bir dünyanın hikayesi *. ayrıca brave new world lafı 'vahşi' john tarafından bernard marx ile "uygar dünya" ya giderken söylediği, shakespeare'e ait bir sözdür*.
  • dunyada tamamen seri uretimle uretilmis ilk otomobilin yani ford'un t modelinin uretilmesinden etkilenilerek yazilmis kitap. cesur yeni dunyada tanri'nin ismi ford'dur, hac cikartilirken ise + isaretinin yerine buyuk t harfi seklinde hac cikartilir.
  • jeff wayne'in saykodelik parçası. hasta bir şey.

    take a look around you at the world we've come to know,
    does it seem to be much more than a crazy circus show?
    but maybe from the madness something beautiful will grow,
    in a brave new world,
    with just a handful of men.
    we'll start, we'll start all over again,
    all over again,
    all over again,
    all over again,
    all over again.
    (dialogue)
    now our domination of the earth is fading fast,
    and out of the confusion the chance has come at last,
    to build a better future from the ashes of the past,
    in a brave new world,
    with just a handful of men,
    we'll start all over again.
    look, man is born in freedom but he soon becomes a slave,
    in cages of convention from the cradle to the grave,
    the weak fall by the wayside but the strong will be saved,
    in a brave new world,
    with just a handful of men,
    we'll start all over again.
    i'm not trying to tell you what to be,
    oh no, oh no not me,
    but if mankind is to survive,
    the people left alive,
    they're gonna have to build this world anew,
    and it's gonna have to start with me and you,
    yes!
    i'm not tryinhg to tell you what to be,
    oh no, oh no, not me,
    but if mankind is to survive,
    the people left alive,
    they're gonna have to build this world anew,
    yes and we will have to be the chosen few.
    just think of all the poverty, the hatred and the lies,
    and imagine the destruction of all that you despise,
    slowly from the ashes, the phoenix will rise,
    in a brave new world,
    with just a handful of men,
    we'll start all over again.
    take a look around you at the world you've loved so well,
    and bid the ageing empire of man a last farewell,
    it may not sound like heaven, but at least it isn't hell,
    it's a brave new world,
    with just a handful of men,
    we'll start,
    we'll start all over again,
    all over again,
    all over again,
    all over again,
    all over again.
    (dialogue)
    take a look around you at the world we've come to know,
    does it seem to be much more than a crazy circus show?
    maybe from the madness something beautiful will grow...
  • huxley'in kitabindan bazi parçalar:

    "bundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil yapamadıkların için üzüleceksin. dolayısıyla halatları çöz. limandan uzaklara yelken aç. rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet. "

    "yapabileceğin kadar söz ver. sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap. "

    "oturarak başarıya ulaşan tek yaratık tavuktur. "

    "dalın ucuna gitmekten korkma. meyve oradadır."

    "günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan, bu belki bütün gün hırladığın içindir."

    "başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin. şimdi başla!. şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla. "

    "gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim. "

    "kimi zaman içindeki sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven. "

    "aerodinamik yasalarına göre, o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu. herhalde bunu ona hiç kimse söylemedi ki, uçuyor... "

    "zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar sonunda, en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar. "

    "öteki insanlardan daha akıllı ol. yalnız bunu onlara söyleme!"

    "mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir."

    "hayatta ya tozu dumana katarsin, ya da tozu dumani yutarsin."

    "iyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder. "

    "insanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: kendisi!"
  • aldous huxley tarafindan yazilmis ve 1932 yilinda basilmis olan, gelecege karamsal( ayni zamanda da cok gercekci) bakan bir bilim-kurgu romanidir. kitap gunumuzden 60 yil once yazilmis olmasina ragmen gunumuz normlarini ve insanini ustaca anlatmaktadir. kisacasi huxley in gelecek hakkinda ki korkulari ne yazik ki gerceklesmistir; ve su an da yasadigimiz zaman huxley'in cesur yeni dunyasinda tasvir edilen zaman dan daha karanlik ve korkunc bir zamandir.
  • richard ashcroft'un alone with everybody albümünün,a yüzünün 3.parçası.
  • kullanici adima ucundan kiyisindan esin kaynagi olmus kitap (bkz: henry ford)

hesabın var mı? giriş yap