şükela:  tümü | bugün
  • mel gibson'in hem oynayip hem de yonettigi be$ dalda oscar almi$ super film.. hayatimda seyrettigim en iyi 3-4 filmden biri..
  • hayatimda izledigim en iyi film.kesin konushmak gerekirse ki kesin konushmali, sinema tarihinin en iyi filmi."abarttin?" diyenlere
    cevabim shudur
    "hayir, abartmadim abi hakkaten öyle"

    (2004 otis'in notu: o zamanki hayatim bu kadarmis, bu kadarini gorebilmisim. ama braveheart hala en sevdigim filmlerden birisidir.)
  • mel gibson un mukemmel bir oyuncu oldugunu robert the bruce a ihaneti yuzunden attigi inanilmaz bakislarindan yakalayabilirsiniz. o sahnede william wallace la beraber benimde gozlerim dolmustu.
  • maksimum keyfi almak için yalnız izlenmesi gereken film.

    zira ne vakit yanımda biriyle bu filmi izlesem " savaş o zamanmış aga, off o zamanmış savaş, şimdi bi düğmeye basıyosun ohooo o zamanmış savaş o zamanmış " diye kafam skilmekten filme konsantre olamıyorum. hayır sanki bana nükleer denizaltıda görevli subay, sanki bana füze fırlatma kodlarını başkana söyleyen general sanki bana. bi düğmeye basıyomuş. teallam

    he amk o zamanmış savaş he o zamanmış.
  • filmi oniki kere seyretmemdeki en büyük etkenlerden biri de ingiltere prensesi'nin william wallace'la beraber olduktan sonra, hayatında aşkı ilk defa tatmış bir kadın olarak sarayın koridorlarında yürürken yüzünde çok anlamlı bir gülümsemeyle kendine dokunduğu sahnedir. ötesi yoktur.
  • yıllar önce seyrettiğimde kendimce zaman içinde kimseye açıklamanın fırsat olmadığı bir bug ını bulduğum film..filmin başlarında, wallace köyüne döndüğünde, ''gel, savasacaz, özgürlük, iskoçya vs..'' diyen 4-5 adamı ''ben köylüyüm, aile kurmaya geldim..savasla, vurdu kırdıyla işim olmaz..'' diyerek kapısından kovmuştu, sonrasında sevdiği kız ingilizlerce öldürüldükten sonra wallace özgürlük savunucusu kesildi.. başından sonuna kadar tek vurgulanan konu olan ''freedom'' aslında wallace nin intikam arzusuyla yanıp tutusmasından ibaretti bu filmde. bu celişkiyi ben cözemedim william
  • ingiliz sevgilim ailemle tanismaya turkiye'ye geliyor, yarin sabah burada olacak. bizimkiler su anda evde aglayarak braveheart izliyorlar. yarin adami kapidan cevirmezsek iyi.

    tef gibi geren film.
  • 1999'da tgrt yayımlamıştı, saat 21:00'da başlamış, 01:00 gibi bitmişti. lise birinci sınıf öğrencisiydim, babamın sanki vatan meselesiymiş gibi filmin sonuna kadar televizyon karşısında olmamıza izin vermesi hep aklımdadır.
  • --- spoiler ---

    yasaklanmış çalgılarla, yasaklanmış melodilerin çalındığı filmdir.

    --- spoiler ---
  • buna dandik film diyen ancak filmdeki ibne ingiliz prensinin tokmakladığı kankası olabilir.

    iyiler çok iyi değildir, bruce denen ingiliz uşağı piç önce wallace ile takılmakta sonra kafaya kovayı geçirip davayı satmakta sonra da iskoçlara kıyamayıp gene taraf değiştirmekte. filmin sonunda görüyoruz ki mendili saklamış, iskoçya adına savaşıyor gene falan. bu götveren iskoçların yüzyıllar sonra yirmi poundluk paranın üstüne resmini basacağı halk kahramanı amk. wallace da aman dileyeni bağışlayan kara murat gibi biri değildir, yorku basıp milleti öldüren, intikam için kızı öldüren ingiliz komutanın gırtlağını kesen biridir.
    kötüler de çok kötü değildir. ingiliz prensi depresif ibne ingiliz rock grupları dinleyen yumurta gibi bir ezik iken, babası longshanks şahsiyeti politika ilmini yalamış yutmuş su katılmaz bir makyevalisttir. birkaç tane dalyarak ingiliz lordu görüyoruz sadece kötülük için kötülük yapan, milletin karısını kızını siken, figuran cinsinden. iskoç lordları desen alayı sinsi amk.

    bu arada günümüzün sikko hollywood filmlerindeki helikopterle 98754 açıdan yapılan çekimler ya da haritada bak bu ordu buraya gitti vs. olayları olmadığından filmin içinde gibi hissediyorsunuz kendinizi, belgesel tadında değil yani film, sanki wallaceın yanındasınız, helikopterden değil bir metre yetmiş santim yükseklikten bakıyorsunuz karşıdaki orduya.

    netice itibariyle dünya iskoçun daşşağını yesin.