şükela:  tümü | bugün
  • ingiliz hafif makineli tüfeği, ikinci dünya savaşından kore savaşına hatta falkland savaşına hatta ve hatta ilk körfez savaşına kadar ingiliz ve eski sömürgeleri* tarafından sıklıkla kullanılmıştır.

    tepesindeki şarjörden beslenir, genelde çift ayaklıdır, nişangahı şarjörün yanında bulunur merak edenler nişangahını medal of honor serilerinde görebilirler. wikipedianın yalancısıyım ama hindistan tarafından hala üretilmekteymiş kendisi. fazlasıyla ingiliz bir tasarıma sahiptir, tam nişangahın önünde eşşek kadar şarjörün ne işi var.
  • bir keresinde işler çok karışmıştı ve kadıköy'de bir bankta üç saat kendisini beklemiştim. o bankta bir tane kitap bitirdim ve diğerini yarıladım. notlar aldım. sanırım tezimi yazmam noktasında o bank bana çok şey kattı. beni ben yapan önemli olaylardan biri o bankta oturmamdır. bren geldiğinde suratında damien hirst sergisinden kalma bir gülümseme, üstünde siyah bir elbise, elinde ise yazıcısının kartuşu vardı. yazıcısının kartuşunu değiştirmiş. önemliymiş. suratına baktım. tamam dedim. trip atar bir şekilde değil, önemli değil, her zaman şeklinde. o zamanlar saçları sarıydı. turuncu olsaydı çok sinirlenirdim.
  • aslında çok eskiden beri bir şekilde aynı yerde aynı zamanda bulunduğum birisi. bir süredir tanımaya başladım diyebilirim. dilimin tutulması değil de aslında daha çok konuşmaya başladıktan sonra onunla anlıyorsun kim olduğunu. anlamaya başlıyorsun demeli aslında. tanıyamazsın sonuçta birisini öyle beş dakikada. bazen de yaklaşıyorsun ama tanımaya veya daha çok tanımak için fırsat yakaladığına seviniyorsun. öyle bir insan işte kendisi, öyle de güzel bir enerji kattı.

    (bkz: kendini bilenden korkacan)*
  • bu silahta şarjör yukarıdan takılır. sanıyorum bu sebeple, dedem, rum çeteciler için silahı ters tutuyorlar gibi birşey demişti. aklıma takılmış yıllarca. hatta youtube da aradım. sonra anladımki herhalde olay bu bren'in şarjörünün yukarıda olmasından kaynaklanıyordu.