şükela:  tümü | bugün
  • katherine paterson tarafından 1977 yılında yazılmış ve 1978'de newbery medal'ı kazanmış öykü kitabı. jesse aarons'ın hayal dünyalarının aynı olduğunu düşündüğü leslie burke ile arkadaşlık etmesini ve maceralarını anlatır. kitabın bir tv uyarlaması var ayrıca gabor csupo'nun çektiği 2007 yılında vizyona girecek bir sinema versiyonu mevcut.

    http://disney.go.com/disneypictures/terabithia/
  • 16 marttan itibaren terabithia köprüsü ismiyle ülkemizde gösterilecek film.
  • --- spoiler ---
    yine iç karartıcı bir disney filmi. daha önce bambi ve the lion king izleyip duygulanmış, hatta yaşımız itibariyle ağlamıştık da. bu sefer moral bozma çıtasını biraz daha yükseltmişler, en azından ben daha çok etkilendim. tabi yine finali itibariyle olayları toplayıp, elimize şeker vermeyi ihmal etmemişler. yine de salondan çıkarken dokunsan ağlayacak modundaydım, gerçekten birisi dokunsa ağlayacaktım da. ilk 70 dakika boyunca sürekli yüzünüzde gülücükle izliyorsunuz, ondan sonra olanlar oluyor. böyle neşe dolu geçen zamanın üstüne leslie daha da bir kötü hissettiriyor. aslında biraz düşününce film baştan beri depresifmiş gibi geliyor, her yerde itilip kakılan, yalnız bir çocuğun hikayesi sonuçta. ama leslie ve hayalleri o depresif dünyayı silip başka bir yere götürüyor insanı, mutlu oluyorsunuz. hikayeye genel olarak baktığınızda klişe denebilecek bir şey, hayal kuran çocuklar aman ne orjinal! ama kendinizi hikayenin içinde hissettirebildiği için seviyorsunuz. sevimli mi sevimli may belle, kendi ağırlığı kadar kıyafetler*** giyen leslie, resimleriyle jesse, müzik kutusuyla miss edmonds...
    --- spoiler ---

    çocuklar, sevgi* ve hayalgücü, toplamda my girl ve the chronicles of narnia karışımı bir şey çıkmış ortaya, üçünü de aynı derece sevdim. bu ikisini seviyorsanız, bu filmi de kaçırmayın. rahatça 10 üzerinden 7 almayı hakeden bir film, ben çok sevdiğim için 8 veriyorum. gayet iyi oyunculuk da cabası. gidip izleyin!
  • narnia günlüklerinin rahatlıkla bunun yerine tercih edilebileceği film. bi kere kitabı okumayan bilmeyen biri olarak film afişine bakıp "vay ne güzel ortamlarmış" diyip hemen bir bilet alabilirsiniz ve sonunda 5.sınıf bir amerikan klişesi ile karşılaşabilirsiniz dikkat diyim.

    --- spoiler ---
    aslında filmin ortalarına kadar lan ne kadar da güzelmiş. çocuklara inceden düşünce gücü ,hayal gücü, fantastik öğeler hakkında inceden mesajlar iyice veriliyor dedim. ama o salak sahneden sonra sinemada filmi izleyen bütün neşeli çocukların bi anda gerildiğini hissettim. böyle hikaye mi olur be yazar( senarist) . abuk subuk şeylerle uğraşacağına o kızı ormanın derinliklerinde baygın olarak kaybet sonra da esas oğlanımızda kara efendinin elinden onu kurtarmaya çalışsın ve başarsın işte sonra bir anda gerçek dünyaya dönsünler kızın kurtluşu ambülans falan filan gelsin bişey olsun. bu kadar sığ hayal gücünüzle fantastik film yazarsanız bi tarafınızda da patlar.
    --- spoiler ---

    (bkz: dandikasyon)
  • izlediğim en siktiriboktan filmlerden. ziyan.
    bunu izlediğimin ertesi günü de kingdom of heaven denen başka bir ziyan filmi izlemiş olmam da benim bahtsızlığım sanırım.
  • insana 'keşke hiç büyümeseymişiz' dedirten bir film. ilk bir saat boyunca yüzünüzde bir tebessüm ile seyrediyorusunuz leslie ve jess in maceralarını. son yarım saat 'ee noolduk şimdi' bakışı atıyorsunuz perdeye, içiniz buruk bir şekilde terk ediyorsunuz salonu. hikaye oldukça sıradan fakat oyunculuk dersen küçük oyuncular abilerini ablalarını aratmıyorlar; leslie rolundeki kızceğiz ve jess i oynayan elemanı başarılı buldum. hele o may belle yok mu o may bell, elinden tutup sen artık bizim kızımız ol diyesin, havaya atıp hoppacık hoppacık yapasın gelir, o kadar tatlı birşey. filmin sonunda biraz olsun toparlamaya, o karamsar havayı dağıtmaya çalışmışlar ama 'ıı ıııh' olmamış.
    sakın ola ki afişine aldanıp çoluk çocuğu, küçük kuzeni, kerdeşi... elinden tutup götürmeyin bu filme, götürdünüz diyelim 1. saatin sonunda terk edin salonu.
  • --- spoiler ---

    güzelliğini kalitesini hede hödösünü tartışmaya yetkin görmüyorum kendimi, ama çok beğendiğim bir film.
    ama yeter! çocukları kemalettin tuğcu ve edmondo de amicis'e maruz bıraktığınız gibi bu filme de maruz bırakmayın. şu yaşta ben öldüm üzüntüden be!

    --- spoiler ---
  • dünyanın en güzel filmi bu, günüme neşe kattı derken, birden zehir eden film..

    çocukları götürmemeli,büyüklere izletmemeli..

    yapanı yaptıranı çekeni çektireni oynayanı oynatanı kınıyorum
  • farklı ve eğlenceli bir film beklerken; gayet acıklı ve ana tema itibari ile my girl 'ü andıran ve en az onun kadar ağlatan bir film. aman aman bir film olduğunu söyleyemeyeceğim malesef . ancak görsel olarak süperdi. teraitia'lılara; özellikle son sahnede ortaya çıkan kuş kafesi gövdeli olanlara bayıldım. yine de (bkz: ağlatmasan olmaz mıydı)
  • pazar günleri trt-1'in sabah kuşağında yayınlanan filmleri tadında ailecek izlenebilecek bir film.