şükela:  tümü | bugün
  • independent te hergun kose yazisi olarak yayimlanmaya baslamis,sonralari bayan kesimin yogun talebi ile karsilasmistir.yazar helen fielding,bu isten daha nasil para kazansam diyerek bu yazilarini bir baslik altinda toplamaya karar vermistir.
    bridget jones un 2. si de var.dunya uzerinde dusunulebilecek her tur aksilik,dogumundan baslayarak bridget adli bayanin basina gelmektedir.bankkok ta yanlislikla hapislere dusmesine karar..oha
  • frijit cons*
  • all by myself dinleyerek sarap icip haline aglama zanaatini en iyi bicimde yansitan sevimli sahsiyet
  • tam bir salak. yalnız olma sebebi doğru erkeği bulamaması değil bir kadının barındırabileceği en kötü özelliklere sahip olmasıdır. şişman, duygusal, konuşmayı beceremeyen, iradesiz, beceriksiz, başarısız vs.
  • modern bir jane austen karakteri. sex and the city ve daha bir cok amerikan film ve dizilerindeki karakterlerin aksine hayatin seks aramakla degil de ask'i aramakla geciriyor olmasi, onu saf ve cocuksu yapiyor, bu da sanirim onun hayran kutlesinin en takdir ettigi ozelliklerden biri. materyalist ve hedonisttik, bunlardan ote bencil bir cagda, bole bir karakteri yaratacak gucu,hayal gucunu, en onemlisi cesareti oldugu icin zaten takdir edilir bir yazar statusune ulasiyor helen fielding.

    bridget cogu kisinin sahip olupda utandigi, sahip olmaktan korkutugu, ve de sahip olmak istedigi tum ozelliklerin toplami. bridget'e gulmek kendi hatalarimiza, kendi saskinliklarimiza, kendi dalginliklarimiza gulmenin en kolay yolu.

    lakin ne kadar cogu zaman ona gulsek veya acisakta, o her zaman dogru lafi dogru kisiye sokmasini biliyor. tum beceriksizliginin altinda yatan en buyuk becerisi belki bu. bridget bir hero degil ama anti hero da degil, zaten olmayada calisiyor. bu da karakteri uc boyutlu yapmaya yetiyorda artiyor.
  • kendine güvensizlik abidesi. zannımca orta sınıf ingiliz kadınını iyi yansıtıyor.
  • neredeyse attigi her adimin birinde düsmesine ragmen sakatlanmayan ya da ölmeyen tek hatun.
  • ikincisi tabii ki ilkinden cok daha kotu olan, ve "mantigin siniri" altbasligini hak eden sacma sapan olaylar iceren, sonunda verdigi yuzeysel mesajla herkese hitap etmeye calisan ve cogu hollywood filminde oldugu gibi evliligin mutlu son oldugu yanilsamasina dayanan film.
  • beyaz atlı prens diye bir şey olmadığını öğrenmiş, hayallerini, umutlarını, aşklarını çoktan geride bırakmış, benim gibi 30lu yaşlarında olup da evde kalmış kız kurularına bu boktan hayatı yaşamak için "belki bir gün" diye umut veren zamane masalı. kim bilir? belki bir gün. etrafınızdaki şişko, sakar, kuş beyinli, çarpık bacaklı, şaşı, kör, topal, güdük kızların sevgilisi/kocası oluyor da bridget'in neden olmasın?
    (bkz: namık kemal ne demiş)