şükela:  tümü | bugün
  • etken maddesi vortioksetin adında bir seratonin-noradrenalin gerialım inhibitörü (bkz: snri) olan yeni kuşak antidepresan ilaç. ülkemizde mart 201 itibariyle dağıtım ve pazarlaması başlamıştır.
  • ne paxil ne cymbalta'dan istediğimiz sonucu alamayınca doktorumun "bunu bul, aslansın." dediği ilaç. bir çaresizlik, bir düşünceli haller yaşadık ama belki bu işe yarar. sonuçta umut fakirin antidepresanı deel mi?
    yaklaşık 8 tane eczane gezdikten sonra bir tanesinde bulma sevincini de yaşadım. gerçi bulmadım, sipariş ettim ama... bence bu güzel bir başlangıç. kimsenin entry girmemiş olması insanı biraz korkutuyor tabii ama bahalım.
    edisoy: 2 gün kullandım anam ağladı. yaptığı şey uyuşturmaya benzer bir şey ama kesinlikle uyuşturmak değil. acı veriyor insana. moral kalmadı yemin ederim. nolur vücudumdan atıl ve bu kabus bitsin diye yalvardım resmen. cymbalta devam hocam. en azından birazcık etkisi oldu. belki dayansam işe yarardı ama dayanamadım. bedensel ve psikolojik bir acı verdi. her yerim acıdı, inanılmaz bir baş ağrısı yaptı, midem acıdı, ekşidi, bulandı ve ağrıdı. başım döndü. gözlerim ağrıdı. kısaca benden geçer not alamadı. hoşçakal seksi adlı ilaç...
  • depresyonla mücadele etmeye çalışırken kognisyonu etkilemeyen hatta kognitif fonksiyonları olumlu yönde desteklediğine dair kanıtların olduğu en yeni antidepresanımız .
  • mayis ayindan beri kullandigim, kullandigim gunden beri olumlu ya da olumsuz hicbir etkisini gormedigim ilac.
  • gün itibariyle bismillah diyerek başladığım ilaçtır. umarım depresyona etkisi çok yan etkisi az bir ilaçtır kendisi.

    edit: bir aylık kullanım sonrası hiçbir işe yaramadığı tarafımca tespit edilmiştir.
  • paxera ile birlikte kullandığım ve bana esksine göre 'daha iyi' hissettiren ilaç. öyle mucizevi bir etkisini görmedim ama olumlu bir etki var gibi.

    önümüzdeki 3 ay bu iki ilaçla devam edicem. ciddi bir yan etki görürsem bırakırım. buraya da yazarım. şimdilik bir sıkıntı yok gibi duruyor.
  • bi kaç kutu bitirdim. kullananlar korkmasın göz ardı edilecek derecede yan etkisi var. bende kaşıntı yaptı. bi kaç gün sonra geçti. etkisini görmedim desem yalan olur. psişik hallerim biraz daha azaldı. fakat son bi kaç gündür mide bulantısı yapıyor sanırım doktora gidip değiştireceğim ilacı.
  • cipralex'in aşırı uyku yapmasından ötürü doktorumun yan etkilerinin daha hafif olduğunu iddia etmesi ile verdiği ilaç. migren ve diğer stresten kaynaklı ağrılarım için antidepresan kullanıyorum. cipralex ile ölümüne uykulu oluyordum gün içinde. geceleri de sağlam uyku çekiyordum.

    bu ilaca daha yeni başladım bir kaç gün oldu.deneyip göreceğim. hakkında yazılıp çizilenler beni tatmin etmedi ve aydınlatmadı. ama cipralex gibi uyku yapmıyor. aksine gece uykularımı kaçırıyor olabilir. şimdilik durum bu vaziyette. 5mg ile başlayıp 1 ay sonra 10 mg a çıkacağım.

    yazmaya devam edeceğim. ama sanki uyku yapmayan ilaç işe yaramıyormuş gibi his uyandırdı bende. halbuki şikayet sebebim de aşırı uyku yapmasıydı.
  • takeda ve lundbeck tarafından üretilen yeni atipik antidepresan.

    benim kendisiyle tanışmam yaklaşık iki ay önce oldu. hiç antidepresan kullanmadan önce izlediğim prozac nation filmi, konuyla ilgili belgeseller ve makalelerin de etkisiyle antidepresanlara karşı önyargım vardı. 2008 yılında yaşadığım üst üste gelen olaylar ve ardından gelen uykusuzluktan sonra psikiatriste gitmiştim ki izmirde çok iyi bilinen bir profesördür. değişik ilaçlarlardan oluşan bir kokteyl hazırladı bana sağ olsun, ne uykusuzluk derdi kaldı, ne aşk acısı. yaklaşık bir buçuk sene doktor kontrolünde değişik ilaçlar kullandım. geçmişe dönüp bu dönemi hatırlamaya çalıştığımda, o bir-iki yıllık süre hafızamda tamamen bir boşluktan ibaret. ne yaşadığımı, hissettiğimi hatırlamıyorum. aradan zaman geçtikten sonra, antidepresanlara karşı şahsi düşüncem yine ilaç kullanmadan önceki ön yargılı dönemde olduğu gibiydi. bu nedenle çok kötü, mutsuz, savunmasız hissettiğim anlarda kendimi, alkol olsun, saçma sapan başka şeyler olsun bu tarz geçici süre insanı uyuşturan mutluluk veren şeylerin kollarına bıraktım. bana göre meyveli pasta da bir çeşit uyuşturucudur, kola da. çünkü normalde insanlar kırk yılda bir doğum günlerinde veya ne bileyim özel nedenlerle gidip pasta alırlar, benim gibi dolapta düzenli olarak pasta bulundurmazlar. bağımlılık, üzerinde çok şey konuşulabilecek ayrı bir başlığın konusu bu nedenle geçiyorum. alkole, nikotine, şekere vs. duyduğum bağımlılık beni olduğumdan daha da kötü bir duruma doğru sürüklemeye ve sağlığımı daha da bozmaya başlamıştı. hem çok yiyen hem de çok içen her insan gibi ben de duba gibi olmuştum. hatta askere giderken sağlık kontrolünde tartıldığımda 92 kilo geliyordum. askerliği kısa dönem yapmış olmama rağmen o altı aylık sürede sivil hayattaki birçok nimetten mahrum kaldım, bunlardan en önemlileri bağımlı olduğum şeylerdi. askerdeyken bütün gün yan gelip yatıp dizi izleyemiyorsun veya kusana kadar içemiyorsun. dolayısıyla bu mahrumiyet içinde kendimi spora ve kütüphaneye verdim. uzun zamandır okumayı planlanladığım kitapları okumaya başladım. her gün düzenli olarak koşmaya başladım. çarşı iznimde güzel bir koşu ayakkabısı vs. aldım ve istemeden bu düzenli yola itilmiş oldum. askerden döndükten sonra kararlıydım okumaya ve spor yapmaya devam edecektim, dolayısıyla her gün koşmaya ve kitap okumaya çalıştım ama aynı zamanda alkole ve sigaraya geri dönmemi engelleyecek de hiçbir şey yoktu. bir gün arkadaşın motoruyla viski içmek için şehrin yüksek, güzel manzaralı bir yerine çıktık. ikimizinde kafası iyi olduktan sonra eve dönmek üzere onun motoruna atladık, ben arkada o önde yokuş aşağı inerken tahmin edebileceğiniz gibi kaza yaptık. o önde olmasına rağmen ona hiçbir şey olmadı, benim sol çapraz bağım kopmuş, ameliyat geçirdim ve uzun süre yatağa bağlı kaldım, koşamadım, tekrar kilo aldım, bütün hayatım tekrar boka sardı. insanın en önemli özelliklerinden biri kolay adapte olabilmesi, ben de bu sakat bacaklı halime adapte oldum, her gün yavaş yavaş yürüşler yapmaya başladım, bu bana iyi geliyordu. sonra yaşadığım hayattan sıkıldım, o sıralar sık sık mantra dinliyordum, o dine inananların hayat felsefesi ve vücudumuzu, içinde ruhumuzu barından kutsal bir yer olarak görmemiz gerektiği gibi öğretiler acayip mantıklı geldi. tekrardan sigarayı ve diğer kötü alışkanlıkları terk etmeye karar verdim. üç sene önce ilk defa sigarayı bıraktığımda champix kullanmıştım. tabii ki bu ilacı devlet ödemiyordu, benim de maddi sorunum yoktu zaten, bastım parayı aldım, üç ay kullandım ve mükemmel bir şekilde sigarayı bıraktım. fakat şimdi para problemdi, o nedenle sigara bırakma merkezine gidip onların verdiği ilacı kullanarak bırakmam lazımdı. devletin sigarayı bırakmak için ücretsiz dağıttığı zyban 150 mg ile ikinci kez sigarayı bıraktım. bu benim için ilginç bir tesadüftü çünkü zyban aslında sigara bırakma ilacı değil bir antidepresandı ve sigarayı bıraktırmak yan etkilerinden biriydi. ben bu ilacı kullanmaya başladıktan bir ay sonra kendimde bazı olumlu gelişmeler gözlemledim. bir ayın sonunda ilk kutuyu bitirdikten sonra antidepresanlara karşı ön yargılı olmayı bırakıp tekrar psikiatriste gitmeye karar verdim. gidip olayları kısaca özet geçtim. farkında olmadan kullandığım ve bir çeşit antidepresan olan zyban'dan fayda gördüğümü, daha fazlası için geldiğimi ve aynı zamanda beni psikoloğa da yönlendirmesini istedim. beş on dakikalık görüşmemizden sonra doktor brintellix 10 mg yazdı ve istediğim gibi beni psikoloğa da sevk etti.
    bupropiyon içeren zyban'dan sonra brintellix beklentimin tersine attan inip eşeğe binmek gibiydi. kaç defa doktora gittiğime, ilacımı değiştirdiğime pişman oldum. keşke zyban kullanmaya devam etseydim diyordum çünkü brintellix'ten herhangi bir fayda görmedim. ilk ay olumlu bir etki olmadığı gibi bir sürü yan etkisini gördüm. başlangıçta kabızlık yaptı mesela. uyku bozukluğu yaşadım. uyuşukluk yaptı. olumlu tarafları ise sıfır. ilaç bitince tekrar doktara gidip ilacın nasıl hiçbir işe yaramadığını anlattım. bu seferki konuşmamız 15-20 dk falan sürdü. daha uzun beni dinledi yani. diğer her konuda olduğu gibi ilaç hakkında da türkçe kaynak bulmak çok güç, ingilizce forumlardan brintellix kullananların yaşadıklarını yorumlarını araştırdım. ilacı sevenler, çok fayda görenler olduğu gibi, kullanıp hiçbir etki göremeyip eski kullandığı ilaca geri dönenler veya başka ilaca geçenler çoğunluktaydı. brintellix'ten fayda görenlerin ortak noktası, hepsi de sabırlı olun, biraz bekleyin demeleriydi. bu kişilerin deneyimleri ve vardır doktorun bir bildiği diyerekten, ilacı bırakmak istemediğimi belki de dozu arttırmamız gerektiğini söyledim. bir de öz güven eksikliğim için bir güzellik yapmasını en azından bir seferliğe mahsus bunun içinde bir şeyler yazmasını istedim ama yazmadı tabii ki de. yan etki olarak uykusuzluk yaptı deyince anında uyku ilacını yapıştırmıştı halbuki, sonradan uyku düzenimi kendi kendime düzelttiğimi uyku ilacına ihtiyacım olmadığını söyleyince reçeteden sildi. sonuç olarak ikinci kutu brintellixi 20 mg almaya başladım. ilk başlangıçta 10 mg sabahları alıyordum ama bunu akşamları alınacak diye yazmış doktor. bende bunun nedenini sonradan anladım, çünkü 20 mg bebekler gibi uyutuyor beni :)
    şuan brintellix maceramın ikinci kutusunun ortalarındayım ve günde 20 mg kullanıyorum. yukarıda da belirttiğim gibi ilk ayda günde 10 mg kullanırken hiçbir şey hissetmedim, varlığı ile yokluğu birdi. şimdi günde 20 mg kullanıyorum ve amiyane tabirle kafası yeni yeni gelmeye başladı. yani amerikada, kanadada ve ingilteredeki kullananların bekleyin, sabredin ilk iki aydan sonra etkisini gösteriyor dedikleri kadar var. ben daha ilk bir buçuk aydayım ve bırakmayı düşünmüyorum.
    özellikle günde 20mg almaya başladıktan sonra etkisini daha fazla hissetmeye başladım. kısaca şu aralar neler hissettiğimi açıklamaya çalışayım. sabahları uyandığındığımda humans dizisindeki androidler gibi kalkıyorum. bunu kötü anlamda kullanmıyorum, sabahları hiçbir şey hissetmiyorum, özellikle de kötü bir şeyler hissetmiyorum. mutlu değilim, sürekli gülümsemiyorum. öyle bazı antidepresanlar gibi insanı salak yapmıyor veya duygusuz yapmıyor. depresyonun etkileri gözle görünür ölçüde, yani kendi kendimin hissedebileceği kadar yavaş yavaş azalmaya başladı. buradaki en önemli şey, çok yavaş azaldığı için insan bir anda fark edemiyor ama ilaç kullanmadan önceki dönemle kendimi karşılaştırdığım anda anca farkı görebiliyorum. şuanda da kendimi güçsüz hissettiğim anlarda, veya kutlama için arada sırada yine aklıma alkol almak geliyor ama siktir et diyorum ve bu lafta kalmıyor, gerçekten de siktir ediyorum. iradem yavaş yavaş güçlenmeye başladı. yaklaşık üç aydır tek bir damla alkol almadım, bir tane bile bira içmedim. yine benzer olarak kola ve gazlı içeceklerin hepsini hayatımdan çıkardım, onları da içmiyorum. pizza, fast food gibi zararlı yiyecekleri de hayatımdan çıkardım. düzenli olarak beslenmeye çalışıyorum. her gün 5km koşuyorum. 77 kiloyum. ilginçtir elektronik müzikte çok ilginç bir şeyler hissetmeye başladım, böyle bazen müziğin içine dalıyormuşum gibi hissediyorum, dolayısıyla bana iyi geldiği için bazen elektronik müzik dinliyorum. aradan zaman geçince ekleyeceklerim olacaktır mutlaka, yine deneyimlerimi paylaşırım. eğer ilk defa bu ilacı kullanacaksanız ve öncesinde hakkında yazılanları merak edip de buraya baktıysanız veya kullanmaya başlayıp da hiçbir etkisini görmeyip de araştırıyorsanız, benim size tavsiyem sabırlı olmanız. gerçekten de ilk iki ayın geçmesini beklemeniz gerekiyor.

    (bkz: vortioksetin/@fraghera)