şükela:  tümü | bugün
  • 10 haziran 1990'da gerçekleştirilen ve bac 1-11 tipi uçağın ön camının patlaması sonucu ikinci pilotun southampton havaalanına zorunlu iniş yapmak zorunda kaldığı uçuş.
    ikinci kaptan indirmiş çünkü, birinci kaptan, patlayan ön camdan dışarı fırlamış. sadece ayakları içeride kalan pilotu, kabin ekibi ayaklarından yakalamış fakat içeri çekememiş. pilotun vücudu lövyeye baskı yaptığı için uçak hızla irtifa kaybetmeye başlamışsa da ikinci pilot ve kabin ekibinin üstün çabaları sonucu uçak kontrol altına alınıp southampton havaalanına zorunlu iniş gerçekleştirilmiş.
    işin en ilginç kısmı ise,, binlerce feet yukarıda ve -65 derece (türkçe kaynak bulamadığım için yanlış anlamış olabilirim) uçağın dışında yaralı olarak 40 dakika kadar uçmuş olan kaptan pilot hayatta kalmış.

    wikipedia

    düzeltme: joelskellington'dan gelen uyarıya göre; sıcaklık -65 derece değil, -65 fahrenheitmış bu da -53 dereceye tekamül ediyormuş.
    diğer bir kaynakta da -17 derece olduğu yazıyormuş.

    http://www.bbc.co.uk/dna/h2g2/a20460782
  • camı değiştiren mühendis garanti olsun diye yeni vidalar kullanmayı akıl etmiş ama el kitabında önerilenlere bakmak yerine çıkardıklarının aynısını bulmaya çalışmış, ki onlar da zaten doğru vidalar değilmiş sanırım, o esnada konuyu paylaştığı amirinin bilgilendirmesini de dikkate almamış, yetmemiş bula bula eskisinden de daha dar olan vidaları bulmuş, aynı olduğunu sanmış. sorgusunda da ben mühendisim, ne yapacağımı bilirim minvalinde ifade vermiş. kanla yazıldığı söylenen havacılık tarihini bu adamlar yazıyor. bu kafada teknisyen, mühendis ve pilotların (bu olayda pilot hatası yok, hatta mükemmel iş çıkarmış ama
    bir dolu kaza kaskafalı pilotlar yüzünden olmakta.) hataları ve uçak kokpitlerindeki gösterge ve uyarıların pilotlar tarafından anlaşılmayacak kadar birbirlerine benzemesi ve panik anında karıştırılabilecek kadar az bilgi veriyor olması gibi yine insan faktörü denilebilecek hatalar yüzünden binlerce insan yok yere ölmüş, ölecek.
  • air crash investigation serisinin 2. sezon 1. bölümünde konu ettiği uçuş.

    zaten air crash investigation havacılık endüstrisinin nasıl minicik detaylar üzerinde durduğunu gözler önüne seriyor, kanzuk'un belirttiği vidanın genişliğinde milimetrik farkın bir uçağı düşürme ihtimali gibi... ama bu uçuşta beni etkileyen başka bir şey daha var. o da kaptan pilotun mental kuvvetliliği:

    sen kalk pilot ol, yıllardır mesleğini severek yap, bir gün uçuşunda ön camın patlasın ve hava akımı seni uçağın dışına çeksin ama ayağının lövyeye takılması sayesinde uçup gitme, vücudunun yarısı uçak dışında yarım saat kadar -17 derecede müthiş bir hava akımına maruz kal ve mucizevi bir şekilde kurtul, beş ay sonra da tekrar mesleğine geri dön!

    birçok insan yaşadığı travma sonrasında travmaya sebep olan şeyden uzaklaşır ve onu bir fobi haline bile getirebilir. köpek korkusu buna örnek verilebilir. ama şu adama bakın ki, neredeyse travma diye adlandırmanın olayı hafife almak olduğu söylenebilecek bir durumdan beş ay sonra mesleğine geri dönüyor ve yıllarca da bunu sürdürüyor.

    sen nasıl her uçağa binip camdan baktığında, korkudan altına yapmıyorsun ki? belgeselde sarılarak tutup pilotun içeride kalmasını sağlayan uçuş görevlilerinden biri de mesela mesleğine devam etmiş, ama şöyle diyor: "dışarıdan vidayla monte edilmiş ve uçuş 5390 ile aynı dizayna sahip bir uçakta görevlendirildiğimde, bir daha uzun uçuş görevlerine gitmek istemedim. çünkü uzun uçuşlarda camları o şekilde üretilmiş uçak modelleri daha çok kullanılıyordu."

    aslında belgeselde gördüğüm kadarıyla pilotun kendisinden çok, onu hayatta tutan uçuş görevlileri ve uçağı yaşanan trajedi ve kabin basıncı problemlerine rağmen başarıyla yere indirmeyi başaran yardımcı pilotun daha fazla etkilendiğini görüyoruz. pilot gayet rahat, neredeyse gülerek olayı anlatırken, uçuş görevlilerinin hala o dehşetin etkisinde olduğunu hissediyorsunuz. yardımcı pilot ise belgesele dahil olmak bile istememiş. tabii pilotun bu rahatlığında uçaktan dışarıya sürüklendiğinde yaşadığı bilinç kaybının da etkisi olabilir. ama anlattığına göre en azından olayın bir kısmında yarı bilinçliymiş. uçağın arkasına doğru dönüp daha rahat nefes aldığını, kuyruğa doğru baktığını filan hatırlıyor mesela.

    sonuç olarak, pilot herhalde dünyanın en mucize ölümden kurtuluşlarından birini yaşamış, uçuş görevlileri büyük bir gayretle hayatta tutmuş ve yardımcı pilot ise inanılmaz bir durum yaşanırken uçağı başarıyla indirmeyi başarmış oldu.

    olay da tüm sıra dışılığının yanında, minik detayların havacılığa etkisi, ekip çalışması, baskı altında görev yapabilme, mental olarak güçlü olma gibi noktaların önemini göz önüne sererek beni büyülemeyi başarmıştır.
  • uçuş ekibinin, kaptanı sıkı sıkıya tutmalarının bir nedeni de co-pilotun ekibe "bırakılırsa motora kaçabileceği ve uçuş güvenliğini riske atabileceği" uyarısıdır.