şükela:  tümü | bugün
  • valla şimdi britney'i düşündümde hak verdim. benimde 18 yaşımda zilyonmilyon dolarım olsaydı, dünyanın her yerinde sikyonmilyon tane fanım olsaydı, amerika'nın altından girip üstünden çıkabilcek pozisyonlara sahip olsaydım muhtemelen benimde sonum böyle olurdu. hatta daha fena olurdu. bu gene kafayı kazıtıp şemsiyeyle araba camı kırmış. ben alayınızı sikertirdim.
  • bu hanım kızımızla ilgili moderasyona gelen bir mail var, paylaşmadan edemeyeceğim:

    "kimden: *******@hotmail.com
    ip: **.***.**.*** ()
    ----------------------------------

    bu kızın hakkında kötü yorum yapmayın lan.amcığın oğulları.orospu çocukları.annenizi giresunlular siksin"
  • şimdi her şey bir yana, bu kadının piyasada ki önemi ve ağırlığını hatırlayarak yeni müziği için ne denli heyecanlandığımı belirtmek istiyorum. bu kadın ki, piyasaya girdiği 1999 yılında o döneme kıyasla, yaşına rağmen sahip olduğu büyük özgüven ile madonna'ya bile kendini merak ettirip, kariyerinin ilk 10 yılı tüm rakibelerinden başarılı bir şekilde sıyrılıp, müziğin ve star olmanın yalnızca müthiş bir sese sahip olmakla sınırlı olmadığını, işine olan disiplini ve bağlılığı ile bu yeteneklerini daha da körükleyerek elde ettiği başarılar ile geldiği noktayı ne denli hak ettiğini rahatlıkla görebiliriz.

    bu kadın henüz 2 albüm yapmış, 20'li yaşlarının başındayken dahi michael jackson'ın 30. sanat hayatı için verdiği konserde yer almayı başarmış onur konuklarından biri olmuştur. madonna gibi, bayanlar arasında en ufak bir rakibe bile sahip olmayan bir kadını heyecanlandırmış, dönemin büyük müzisyenlerinden tam not almış bir insandır. şu da bir gerçek ki, pop müziği milenyuma bu kadar başarılı bir şekilde taşıyan hemen hemen tek insan kendisidir. popüler müziğin sıradanlığı ve vasatlığı 90'ların sonunda yeterince boy göstermişken bu kız 16 yaşında baby one more time gibi bir eserle çıkıp ortalığı ayağa kaldırmış bir kadın. gerçi o dönemden başlar bir çok organizmanın kendisine olan düşmanlığı ama bu ne britney spears'ı aşağıya çekmiştir, ne de onları yüceltmiştir.

    daima birileri ile kıyaslandı, hep bir rakibi söz konusuydu. yaşadığı fırtınalı ilişkilerde hem şimdilerde ayılıp bayıldığımız insanların geldikleri popülerite seviyesine ulaşmaları konusunda kendilerine yardımcı oldu. her şeyden önce bu kadın gerçekten sağ duyulu, naif, saygın, kibar ve son derece merhametli bir kadın oldu. 2006-2007 bunalım dönemlerinde dahi kendisini öldürmek için sıraya giren paparazzilerle bile olabilecek en güzel üslupta konuşup, kendisini çekmelerinden rahatsız olduğunu dile getirmeye çalıştı daima. kendisine ağız dolusu küfürler eden, mickey mouse club döneminden arkadaşı olarak takılanların bile kendisine attığı kazıklara her daim baş eğerek saygısını hiçbir zaman bozmamış, bu anlamda da 4/4'lük bir sanatçı profili çizmiştir.

    ancak şöyle blackout, hatta circus sonrasında ki durumuna bakıyorum da, üzülmemek elde değil. pop müziğin yapı taşlarından biri haline gelen, işinde kendine has bir yer belirleyen, tüm rakiplerinden sıyrılan ve 2. albümü ile devler liginde yer alan bu kadın son 2 albümü ile birlikte o uzun zamandan bu yana hissedilen boşvermişlik sendromunun kurbanı oluyor gibi gözüküyor. femme fatale gerçekten başarılı bir pop albümü olmasına karşın, ilk yıllarından bu yana britney spears'ı yakın merceğe alan beni bile hayretlere düşürmüş bir albüm dönemi olarak tarihe geçmiştir. zira her ne kadar içine sinmemiş bir iş bile olsa britney daima profesyonelliğini konuşturup, o işin de altından rahat bir şekilde kalkmayı başarabilmiş bir insandır. ancak beraberinde gelen, ki hala albüm konusunda 7'de 7 yapmasına rağmen britney jean albümü ile bambaşka bir noktaya sürüklenip gitmiştir. femme fatale ile gelen yılmışlık, britney jean ile birlikte içinden çıkılmaz bir hal almıştır kendisi için. özellikle 2012'de william ile yaptığı ve marş haline gelen scream & shout'ın başarısı sonrası şirketi ticari kaygıların en büyüğünü güderek britney jean albümünü toptan william prodüktörlüğüne bırakarak asrın hatasını yapmıştır. albümün vasatlığını geçtim, britney'in o dönemin verdiği yorgun ruh haliyle bu vasart albümü bir tık bile yukarıya taşıyamadığını gördüğüm an artık gerçekten bazı şeylerin ters gittiğini fark ettim, hep beraber ettik.

    demek istediğim, bu kadın gerçekten sıkıldı. 2007 döneminden günümüze taşıdığı ruhsal ve psikolojik anlamda ki problemlerini hala tam anlamıyla geride bırakabildiğine inanmıyorum. tüm bu kargaşadan sonra 2008 yılında maddi ve manevi birçok şahsi hakkının kontrlünün babası jamie spears'a devredilmesi sonucunda hissettiği sıkışmışlıkta bunun üzerine bir nevi tuz serpmiş oldu. ki bu kadın sabahın en erken saatlerinde boş sokaklarda yalnız başına araba kullanmaya aşık bir kadın, kaldı ki tüm kontrolü babasının aldığında ki ruh halini varın siz düşünün. şöyle bir bakıyorum da, 2015 müzik piyasası yalnıca popo, kalça ve basenlerden ibaret bir hal almaya başlamış. yıllar önce sadece britney spears ve christina aguilera rekabetini selena gomez & demi lavato almaya başlamış. piyasa tek düzeliğin kitabını yazıp, bugünü bugün yapan isimlere sırt dönmüş bir vaziyette. böylesine acımasız bir pazarın en büyük mimarlarından olan britney spears'ın bu şekilde geri planda kalmasını hazmedemiyorum.

    2015 yılında piyasaya sürmeyi planladığı 9. stüdyo albümü ile tüm tabularını, tabularımızı yıkıp, eski heyecanını iliklerimize kadar hissettirsin, o flop vegas konserlerinden en kısa sürede kurtulsun ve güzel bir dünya turnesine çıkıp, artık varlığımızdan bile şüphe ettiğini düşündüğüm ülkemize uğrasın istiyorum. giorgio moroder ile yaptığı işbirliğin müzikal anlamda ki kalitesini arttırması ile birlikte, yeni nesilin patronunun kim olduğunu tekrar herkese hatırlatsın istiyorum.
  • simdiki hali kayinvalidemin kopyasi olan insan. bir insan nasil bu kadar guzellesebilir.
  • medyanın intihar ettirmeden rahat bırakmayacağını düşündüğüm zavallı insan..evet zavallıdır; çünkü sırf para hırsları uğruna kendi öz kızlarını bu sekilde harcatabilecek bir ailenin kızı olarak doğmuştur..hayat hikayesine bakacak olursak;henüz 7 yaşında bir çocukken ailesinin hırsla soktuğu yetenek yarışmalarının bir getirisi olarak the mickey mouse club'a seçildiğini ve bunun hemen ardından çocuk şovlarında yer almaya başladığını görürüz..ve 17 yaşında bir genç kızken*,yaptığı ilk albümü tüm dünyada 25 milyon satan bir "kız" olduğunu.. ve büyüdükçe birileri tarafından çocuksu görüntüsüne; seksiliğin,dişiliğin işlendiğini..tüm promosyonların dişiliği üzerinden yapılmaya başlandığı ve bize sadece kıvrımlardan ve şehvetten ibaret bir nesne olarak sunuluşu...bu sırada; tüm bu kargaşanın içerisinde dişiliğini farkına varışı(?) ve olayların gelişmesi..
    evet; güzeldi,arzulanıyodu.. amerikada en çok albüm satan kadın sanatçılar arasında 8.amerikan genç milyonerlerinin listesinde 38. sıradaydı..dünyanın en zengin 12. kadınıydı..ama eksik olan bişeyler vardı..
    (bu eksiklik neydi,nasıl doldurulurdu peki?? )

    en az ailesi kadar paragöz bir serseriyle(balayı görüntülerini orda burda yayınlamaması karşılığında x milyon dolar isteyebilen) evlendi..ve kariyeni bi kenara bırakıp çocuk sahibi olmak istedigini açıkladı; hamileyken eşinin onu aldattığını öğrendi..ama çocuğu için bu evligiğe daha doğrusu herhangi bi baltanın sapı olabilecek herhangi bi nosyona sahip olmayan kocasının sponsorluğunu yapmaya devam etti..bu sürec evliliğini kurtarma umuduyla yaptığı ikinci çocuğunun doğumuylaa uzadı,uzaadı,daha da uzattırıldı....

    sonunda; bi iki yıl önce dünyanın en bilmemkaç seksi hatunları listesindeyken kendisini; kucağında 2 bebek taşıyan,belinin etrafında kocaman bir yağ halkası ve selülitlerle bezeli bacakların içindeki histerik bir bedende buldu..o ki en en arzulananların başını çeken britney; kocası denen herif tarafından aldatılan,hor görülmeye baslanan sıradan bi insandı artık.. ama o sıradan bi insan değil di ki??
    manevi gelişimini tamamlayabilmiş sıradan bir insan olmasına hiç izin verilmedi...bok kadar bi kızken; insanlara dansettiği,güzel göründügü..sov yaptığı sürece var olabileceğini ööğrenmişti..ve artık bunların hiçbirine sahip değildi...(youtube dan aratıp;6-7 yaşındaki britneyin yaptığı şovları izleyebilirsiniz)

    ne olmasını bekliyorduk?? manevi açıdan böylesi derin bi hayat süren ve böylesi bi maneviyattın tatminliğini yaşayan bi insanin çıldırıp,tozutmamasını mı...
    yada bu haliyle bile,sırf daha fazla para kazanmak uğruna şirketince albüm yapmaya zorlandığında gerçekteştirdiği sahne performanslarında yavaş ve hantalca ..bıkkın bakışlarla dudaklarını bile hareket ettirmeden şarkı söylemesi yerine eskisi gibi ikoncan bi şekilde ortalığı kasıp kavurmasını mı?

    aslında kendisi ve yaşantısı beni zerra kadar ilgilendirmiyor.sadece insanların bu enkazla dalga geçiş şekilleri beni rahatsız ettiğinden bu kadar uzun uzadıya yazıyorum düşüncelerimi..
    yani insanlar bunu göremiyor mu .. nasıl bir bakış acısına sahip olan anne ve baba,cocuklarının eğitimini yarıda bırakmasına göz yumup; böylesi erken bi yaşta.. amerika gibi bi ülkede, evlatlarını medyaya malzeme olarak sunar ki?? ve böylesi zihniyette bir anne baba ve medya kombinasyonuyla şekillenen;bir sekilde doğduğundan beri "ürün" olarak pazarlamaya yönelik yetiştirilmiş bir çocuğun tüketilmesi kadar doğal ne olabilir ki??

    neyse ..siz onun sağda solda görünen selülitleri ve vajiasıyla dalga geçmeye devam edin..bizim asla olamayacağımız kadar zengin,ikon da olsa daha berbat,acizliklerine gülünesi durumda olan insanlar var vee.. sözün özü biz ve hayatlarımız hala daha onlarınkinden mükemmel...

    (bkz: ruh sagligi bozuk birey yetistirme rehberi/@prancaise)
  • 90'lar tüm dünyada müzik piyasası özellikle nirvana'nın çıkışından sonra iyi geçmedi, zaten şimdilerde birine 90'lardan şarkı çal desen eğer nirvana ve türevi grupları çalmayacaksa macarena , coco jambo ve birkaç şarkıya saplanıp kalması bundandır. 5-6 sene kadar süren bu kayıp yıllardan sonra tam 90'lara veda etmeye hazırlanırken baby one more time isimli şarkıyla britney spears çıktı ve tek bir şarkıyla tekrar pop müzik piyasasını hareketlendirdi, ilk başlarda kendisi için one hit wonder yani tek şarkılık star yakıştırmaları yapılsa da yüzlerce skandal ve sansasyona rağmen bugünlere kadar geldi, sonrasında da onlarca hit çıkardı. tüm dünyada bir neslin hayatında çok önemli rol oynadı adeta kaderini değiştirdi kendisini takip eden diğer şarkıcılar sayesinde tekrardan pop müzik dinlenmeye ve star üretmeye başladı. sahne şovları ve danslarıyla kendinden sürekli söz ettirdi uzunca seneler google da en fazla arananlar arasında olmayı başardı. farklı alanlara kaymadan sadece müzik yapmaya çalıştı.

    tek eksik olarak sayabileceğimiz sanırım kendisi hiç tam anlamıyla mutlu olamadı.
  • 2004 yılında dünya genelinde ve amerika'da en fazla haberi yayınlanan kişiydi. aynı zamanda "en sinir bozan kişi" ödülünü de kimseye bırakmamıştı.

    2010 yılı için aynı şeyleri lady gaga için söyleyebildiğimize göre, türkiye'nin en çok okunan yazarı hıncal uluç olduğuna göre...

    derken sonunu bağlayamadım, çok komplike bir şey oldu. hıncal uluç'u dahil etmeseydim, iyiydi.
  • kaç senedir hakkında "hayatı s.kildi, kendini mahvetti, artık albüm yapamıyor, daha bundan hayır gelmez" diye haber yaptılar. hatun hala zirvede duruyor. bak şuraya yazıyorum, seni beni gömer bu britney.

    deniz baykal'ı tenzih ederim.
  • gözlerimiz faltaşı çöküşünü izliyoruz ya kendisinin, kel başının dövmecisinden eskiden erkek selebritilerin tekelinde olan amı götü dağıtma işinin nasıl da bu genç kadınların ** eline geçtiğini analiz eden sakallı the guardian yazarlarına herkes ballandıra ballandıra anlatıyor ya rezaletlerini, son olarak dergi çekiminde üzerindeki binmilyon dolarlık elbiseye yemek yediği ellerini silmiş, arkasından bu binmilyon dolarlık ödünç elbiseye köpeğini sıçtırmış, foseptik şovunu kapıyı açık vaziyette hacet görerek sürdürmüş sonra da çekim yapılamadan sıvışmış ya, bu kıza karşı, bu noktada, uzanılamayan ciğerin kokuşmasından alınan doğal haz makinesi* çalışmıyor bende, skandala bile profesyonelce bulaşan paris hilton’ın yanında kukusu açılmış, don sütyen denize koşar fotoğraflarına bakarken, aklıma lynne irene bridges geliyor, eski ilkokul öğretmeni, diğer çocuklarından biri britney’nin menejeri diğeri de taklidimsisi, onu 8 yaşından beri seçmelere sokan, kızından yıldız, bekaretinden pazarlama kampanyası yapan annesi, “hadi” diye arayasım geliyor bu irene’i, anneliğin insan postacılığı, cennet ayakçılığı, proje koordinatörlüğü filan olmadığını hatırlatsam (lindsay lohan’ın anne-babası televizyona çıkıp “kızımıza yardım etmeyi çok istiyoruz” demişler, ne de olsa niyet başarmanın yarısıdır, ertesi gün çekleri gelmiştir eminim kendilerine lindsay imzalı, sevinmişlerdir). bunu duyan irene de dümene koşsa, kızını dünyanın sonundan çekiverip insanın annesinin yanında daima olduğu yere, merkeze alıverse, şöhret cenderesi bir tarafa, bir yılda iki çocuk doğurmuş –ki yüksek sesle söylemekten çekinmeyelim, doğum kadın hayatındaki en travmatik olaylardan biridir-, dünyanın nazarı altında iki talepkar bebek, adi bir herif, şişmanlık ve başka amiplerle boğuşmuş kızına, aslında düşmekte olan bir pop yıldızından başka bir şey olduğunu hatırlatsa, “geçti” dese, kapatsalar televizyonu perdeyi telefonu filan, britney fetus pozisyonu alsa yaslasa başını bunun göğsüne, ağlasalar ve bütün bunlar biz görmeden gerçekleşse, böyle şeyler işte
  • son 4 senedir geri döne döne bir hal olmuştur.