şükela:  tümü | bugün
  • 1884-1942 yillari arasinda yasamis polonyali antropolog. uzun sureli saha calismasini(field work)bulan insan olarak anilir,ancak bu bulus tamamen bir sans oyunudur. 1915te avustralya'nin trobriand adalarinda calismaya baslayan malinowski, birinci dunya savasinin cikmasi nedeniyle geri donemez. polonyali olmasi bir dezavantajdir ve tam uc yil boyunca- yani savas bitene kadar- orada kalmak zorunda kalir. bu saha calismasi esnasinda, yerli halkin pek cok rituelini yakindan takip eder ve kula sistemini ortaya cikartir. ingiltereye dondugunde lsede (bkz: london school of economics) ders vermistir. antropolojide verilerin kullanimina en cok dikkat edenlerden biridir.
  • ilkel hayatın incelenmesinde psikanaliz teorisini ilk uygulayan önemli bir kültür antropoloğu."vahşilerin cinsel hayatı","vahşi toplumda suç ve adaletler","bilim ve din" gibi başlıca eserlerinde açıkladığı yeni gine'deki trobriand adası yerlileri üzerindeki çalışmalarıyla büyük ün yapmıştır.
  • türkçeye çevrilen kitapları arasında en bilineni "büyü, bilim ve din" olan antropolog.
  • ilk çalışmalarıyla functionalist theory' nin ve antropolojik alan çalışmalarının öncülerinden kabul edilir. fakat ölümünün ardından günlüğünün ortaya çıkmasıyla; batılı, beyaz ve erkek bi araştırmacı olmasının çalışmalarında eksikler yarattığı ve üzerinde çalıştığı sosyal gruplara önyargılı yaklaştığı gerekçesiyle eleştirilir.
  • (bkz: #8551064)
  • (bkz: ilkel toplum)
  • 1884-1942, genel olarak sosyal antropolojinin kurucusu sayılan polonya asıllı ingiliz antropolog. onun işlevsel teorisine göre ahlaki değerler, gelenekler ve inançlar toplumda hayati rol oynarlar. 1927-38 yılları arasında londra üniversitesi'nde, daha sonra yale üniversitesi'nde profesörlük yapmıştır.
  • dilbilime 'context of situation' kavramını kazandırıp, muallak olan sözcelemleri anlaşılır kılmış antropolog kişi.
  • her ne kadar ölümünden sonra günlüklerinin yayınlanması sosyal bilimciler arasında büyük tartışma yaratmış ve yazdığı eserlerin sorgulanmasına sebep olmuş da olsa, günlüğünün varlığı aynı zamanda sahada iki farklı kişinin varlığı olduğunu kanıtlamıştır: biri bilim insanı rolündeki antropolog, diğeri ise gittiği yere alışmaya çalışan bir insan. modern antropoloji bu iki kimliği bir arada kullanmayı önererek yeni bir etnografi biçimi sunmuştur. antropolog, objektif bir bilim insanı olarak davranmaktan ziyade, kendi kişiliğini ve insanlarla yaşadığı iletişimleri de hesaba katarak çalışmasını sürdürmelidir. günlük biçimi yavaş yavaş kendi içinde bir etnografik yazı biçimi haline almaya başlamış, sosyal bilimcilerden hak ettiği değeri görmüştür.
  • şarkı gibi nameli bir fonetiğe sahip adı olan antropolog. (evet, böyle mal yorumlar yaptığım için yarın antropoloji sınavına 3. defa giriyor olacağım sanırım)