şükela:  tümü | bugün
  • ikinci dünya savaşı rusyası'nda sıradan bir ailenin yaşantısını çok iyi bir şekilde anlatan (bkz: paullina simons) eseri. açlık sefalet o kadar güzel anlatılmış ki, yemek bulamadıklarında ben de üzüldüm onlarla. tek kitap içinde 2 kitap var, birinci kitabı bitirdim sonra ikinciyi bitiremeden çalındı, yillar sonra beklemdigim bi anda tekrar karsima cikti. misirdaki dedemden miras haberi gelse bu kadar sevinirdim.
  • bugüne kadar okuduğum kitapların içinde beni en çok etkileyen kitap bu oldu diyebilirim. aşk. savaş, açlık, aile, ve tutku içinde hepsini barındırıyor. nefes almadan okudum. şuan devamı olan tatyana ve alexander'ı okuyorum ilki kadar etkilemese de o da okunması gerekenlerden. umarım üçüncüsü olan "the summer garden" en kısa sürede türkçe'ye çevrilir. devamını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
  • acımasız bir kışın ve alman ordusu tarafından kuşatılan 1941 leningrad'ında,metanov ailesinin hayatta kalabilmek için mücadelesini,tatyana ve kızıl ordunun genç subayı aleksandr'ın aşkını sürekleyici biçimde anlatan;ama piyasada neyazık ki bulunmayan harika kitap.bulursanız mutlaka okuyun diyebileceğim kitap.
  • tatyana karakterine çok fitil oldum.
    olağanca cahilliği, kendini bilmez kibiri, sorumsuzluğu ve aptallığıyla beni çileden çıkardı. daha itici çok az ana karakter okumuşumdur.
    hitler ordusu ülkene girmiş sendeki rahatlık masumlukla falan açıklanamaz bildiğin süzmesin. süzmelerden hiç hoşlanmam hikayeleri de ilgimi çekmez ya hayırlısı.

    şimdilik fazla abartıldığını düşündüğüm kitap.
  • yazarın abd'de yaşamış bir st. petersburg'lu olmasından mütevellit kitapta diğer rus romanlarındaki karakter karmaşası yoktur. tatyana, daşa, alexander ve dimitri isimleri, kitabı okurken "ulan bu tatya kimdi, daşenka hangisinin sevgilisiydi?" gibi gelgitler yaşatmaz. her isimden bir tane vardır ve isimler birbirine benzemez.

    bunun yanı sıra rus romanlarının bana göre en iyi hissettirdiği duyguyu, yani açlık ve sefaleti bronz atlı da gayet başarılı bir şekilde okuyucuya geçirir. gerçi george orwell'in paris ve londra'da beş parasız adlı kitabı da bu konuda rus romanlarını aratmaz.

    ikinci dünya savaşı esnasında hitler almanyasının stalin rusyasına saldırması, şehirleri abluka altına alması, sonra abd'nin de savaşa dahil olması gibi tarihi bilgiler de içermesine rağmen tutkulu ve imkansız bir tatya şura aşkının anlatımı bazen sıkar, çocuksu gelir, bestseller olmasına anlam veremezsiniz. lakin ilginç bir şekilde o 823 sayfayı okur bitirirsiniz.