şükela:  tümü | bugün
  • new york'ta yaya trafiğine açık, mutlaka üzerinden yaya olarak geçilip manhattan skyline'ının izlenmesinin tavsiye edildiği köprü.
  • brooklyn ve manhattan adasi arasindaki iki köprüden biri. bay ridge tarafindadir. diger köprü de manhattan köprüsü'dür.
  • tasarımı john augustus roebling tarafından 19 yy başlarında yapılmış ve yapımı 14 yıl sürmüş olan köprü. tasarlandıgı dönemde inşa edilebilecegine pek kimse inanmamış. ve dönemde lanetli oldugu düşünülmüş çünkü yapım aşamasında ardarda aksilikler, kazalar ve ölümler olmuş. john roebling de inşa aşamasında ölenlerden. yerine oglu washington roebling geçmiş. o da vurgun yemiş, felç olmuş. derken köprü bitmiş ve o ışıl ışıl new york sembolü ortaya çıkmış. yaya yolu da ayrı bir güzellik olmuş. ayrıca john roebling "kalabalık bir iş kentinde paha biçilmez bir deger" yaratmak maksadıyla projeye başlamış.
  • lower manhattanin en guzel manzaralarindan biri bu kopru uzerinden gorulurdu world trade center ayaktayken...
    bir geceleyin bir de gunduz vakti, gidenin hem kendisini, hem de kendisinden sehrin dort bir yanini fotograflamasinin farz oldugu koprudur.
    pazar gunleri trafige kapali olup olmadigi konusunda emin degilim ama o gun boyunca tum sabah sporu meraklilari bu kopru boyunca iyi bir kosu yaparlar.
  • koprunun yayalara acik olan yolunun baslangic kisimlari betondan degil de tahtadan yapilmistir. tahta cubuklar aralarinda birkac santimlik mesafe olacak sekilde yanyana dizilmistir. burada yururken yer duzlemine 90 derece aciyla bakarsaniz tahtalari degil 15 metre a$agisini gorursunuz, havada yuruyormus hissi verir.
  • inşaatını john robling'in oğlu'nun karısı bitiriyor yanlış hatırlamıyorsam, brooklyn tarafından manhattan'a doğru yürürseniz muazzam bir manhattan manzarasıyla karşılaşırsınız.
  • köprünün yaya kısmı ikiye ayırılır. bir tarafı yayalar, bir tarafı da bisiklet sürücüleri kullanır. fotoğraf çekerken bisiklet kısmını ihlal edenlere bisikleti sürücüleri küfreder. hatta tükürenleri bile görülmüştür. new york'a gelenlerin kesinlikle yapması gereken en güzel aktivitelerden biri de bu köprüden yürüyerek geçmektir. kışın yapılmaması tavsiye edilir, zira götünüz donabilir.
  • eger gunduz gitmeye niyetiniz varsa mumkunse gunesin dogusunda gitmenizde fayda vardir. nasil ki new yorkta gunesin batisi new jersey tarafindan izlenmeliyse dogusu ise brooklyn,queens tarafindan izlenmelidir. eger koprunun brooklyn ucuna kadar giderseniz birlesmis milletler binasina vuran sabah gunesinin manzarasini kolay kolay hic bir yerde bulamayacaginizi unutmayin. fotograf cekerken ya da manzarayi izlerken bisiklet yolunda durmamaya dikkat edin yoksa sabahin korunde okkali bir kufur yemeniz kacinilmazdir*.
  • amerika'nın en eski, yapıldığında dünyanın en uzun ve ilk çelik telli asma köprüsü. yapımına 1870 yılında başlanmıştır ve yaklaşık 14 yıl süren inşaatı sırasında 30'a yakın insan ölmüştür ve bu nedenle lanetli olduğu söylenmiştir o zamanlarda. new york'lular hala onun lanetli olduğuna inanıyor mudur bilemiyorum ama ben bu köprüye ne zaman baksam, ne zaman bir yerlerde fotoğrafını görsem her seferinde ürküyorum. ve benimle aynı fikirde olan pekçok insan olduğunu düşünüyorum.
  • insanların 19. yy'da asma köprüye ihtiyaç duymaları ve akabinde bu ihtiyacı karşılamak için köprüyü inşa etmeleri sonucu ortaya çıkmış muhteşem eser. 11 yıl önce bu köprüden araba ile geçtiğimde çelik kafesler yüzünden hayal kırıklığına uğramıştım ama geçen haftaki ikinci ziyaretimde yaya olarak köprüden geçme şansını yakaladım. new york'ta gün batımına denk gelen bu yürüyüş bana kendimi bostancı sahili'nde yürüyormuşum hissi yaşattı. insanlar akşam gezmesine çıkmış, sportmen new york ahalisinden kimisi koşmakta kimisi bisiklete binmekte. bizse çekirdek çitleme ve fotoğraf çekme modunda turist kıvamında yürüyerek köprüden brooklyn tarafına geçtik. tabi o tarafa gidince pek bir halt yok ama olsun. yine de güzel bir deneyimdi.

    yaya yolunun en güzel özelliği köprünün iki yanında değil, ortada, araç trafiğinin üst katında olmasıdır. o yüzden onca çelik yığınının içinde kendinizi kafeste hissetmez, püfür püfür bir yürüyüş yapmış olursunuz.