*

şükela:  tümü | bugün
  • craig russell tarafından kaleme alınmış, doğan kitap tarafından piyasaya sürülmüş, boğaç erkan tarafından çevrilerek türkçeye kanlı masallar olarak kazandırılan kitabın ismi.
    orijinalini okuma şansım olmadığı için eleştiri ne kadar sağlıklı olur bilemem ancak iç karartıcı derecede sadakat gözetildiğini hissettiriyor.

    içeriğiyle ilgili olarak ; grimm kardeşler tarafından derlenen halk masallarına gönderme yaparak cinayet işleyen bir seri katil var, ve kanlı kartal kitabından hatırlayacağımız jan fabel yine onu yakalamak üzere iş başında...
  • craig russell'ın kanlı masallar adıyla çevrilen kitabı. hepimizin bildiği masallar üzerine kurulan bir seri katil romanı. bir çeşit roman içinde geçen roman.

    önce kitabın iyi taraflarını söyleyelim. grimm masallarını okumuş herkes için kitap çok eğlenceli olacaktır. ancak masallar nasıl zamanında yetişkinlere hitap etmişse, bu kitap da günümüzde geçen olay örgüsüne rağmen -ve hatta bu sayede- masallara eski karizmalarını yeniden kazandırıyor. karanlık atmosferi kitabın tamamına yayan russell, cinayetleri masallarla iç içe anlatınca, onları tekrar görkemli korkunç hikayelere dönüştürmeyi başarmış ve gerçekten korkutuyor. bu kitap sırf atmosferi için bile okunur. kitabın anlatımı güzel, arada klişe karakterler olsa da, avrupa polisiyelerinin genelinde rastlanabileceği üzere baş rolde olanlar insana oldukça yakın geliyor.

    sıradan gündelik hayatlarını saçma kahramanlıklarla abartmadan yaşayan polislerin etrafında dönen ve kitabın sonuna kadar katilin kim olduğunu merak etmenizi sağlayan küçük öykülerle ama daha da güzeli masallarla süslenmiş kitap hakkında söylenebilecek iki kötü şey var. birincisi, bence güzel olmasının sebebi ama, amerikan tarzı seri katil hikayelerine alışkın olanlar için karakterlerin yavan gelme ihtimali, hatta katilin bile. öyle, hannibal lecter çıkma ihtimali falan yok kitabın sonunda. ikincisi ise, yazar iskoç kökenli olmasına rağmen olaylar almanya'nın kuzeyinde geçiyor, bu hissiyatı daha da kuvvetlendirmek için olsa gerek kitapta polisle ilgili geçen tüm terimler ve yer isimleri almanca bırakılmış. almanca kelimelerin birbirine yapışarak uzama eğilimi düşünüldüğünde, bu okuyanlar için can sıkıcı olabilir. mesela bir komiser yardımcısı demek için dört kelime yan yana geliyor.

    avrupa'nın güzel bir mekanında geçen, abartıya yer verilmemiş, iç içe geçen bir çok öyküyle ve masalla bezenmiş, oldukça ürpertici atmosfere sahip, güzel kitap.
  • craig russellin kanlı kartal ve ölümsüz ile birlikte üçleme oluşturan romanlar dizisinin ikincisi.
    ingiliz komiser jan fabel'in ana karakter olduğu bir polisiye. kolay okunuyor. zannımca çeviri konusunda da fena değiller. diller arası geçişi iyi başarmış olduklarından şüpheleniyorum*
  • kapağın üzerindeki "bu kitabı yalnızken okumayıın..." uyarısı gülmekten yerlerde yuvarlanmama sebep olsa ve fazla absürd dursa da, kapağındaki rezallete karşı çok iyi, heyecanlı bi kitap. özellikle de sonu kusma isteği uyandırdı bende.
  • kesinlikle çok akıcı ve merak uyandıran bir gerilim-polisiye. ancak çevirmenin neden emniyet müdürlüğü, bilmem ne morgu, komiser vb yazmak varken almanca halini bıraktığını merak ediyorum. kaptırıp hızlı hızlı okurken öyle abuk bir kelimeye takılıyorsunuz. kendi adıma olaydan kopuyorum ve bu ne la şimdi diye söylenmeye başlıyorum. tüm heyecan gidiyor. tekrar konsantre ol olaya bu sefer de başka bir almanca kelime çıksın. bu kadar akıcı bir kitaba hiç hoş olmayan bir frenleme olmuş bu karar.