şükela:  tümü | bugün
  • belcika'da bir sehir.
    sehre bir bilgisayar oyununun intro'sundaymis hissiyle girdim.
    onumde bir kopru acildi, sisler dagildi ve brugges gozuktu.
    sokaklari pancake kokan sehrin kaldirimlari dar. sehrin icine islemis su kanallarinda sehrin yansimasiyle bir sehir daha yasiyor sehrin icinde. birbirlerini taklit eden iki sehrin hangisinin gercek burgges oldugunu anlamak zor.
    gece 9 ve issiz, insansiz sokaklar. pastadan yapilmis masal evlerinin kapilarini kapayan sovalyeler uyumak uzereler. brugges sokaklari simdi cok sessiz. sadece bir tren sesi. ve trene kosan son sovalyenin zirh gicirtisi.
  • (bkz: club brugge)
  • turizmden dehşet para kıran 1 belçika şehri. burdaki yol tabelaları baştan aşağıya flemenkçe aklınızda bulunsun*. bir de insanlar genelde fransızca biliyor,gerçi benim gibi 6 dil bilirseniz hiç bir yerde problem yaşamıyorsunuz o ayrı tabi.
  • belcikadaki bruges sehrinin flamanca adlandirilisi.
  • her yerine yürünebilen bir şehir. bir tane ana caddesi var meydana çıkan nişantaşı gibi bir cadde orası da. hatta geçenlerde galasaraylılarla kavga ettikleri cadde de orası. içinde uluslararası çalışan 2-3 tane banka var, onlarda da bir ton sıra oluyor haliyle turistik bir yer olduğundan dolayı. bir sürü su kanalları olması nedeniyle kuzeyin venedik'i diyorlar. kanallarda bot gezisi yapmak mümkün. mimarisi pek güzel. güzel taş evler var kanalların içinde gibiler hatta. dar dar sokaklarda pencerelerinde renkli çiçekleri olan akdenizi andıran panjurlu evler var. küçük, güzel bir yer süper çikolatalar falan var. sokak lokantaları mevcut yalnız oralar pahalı şehrin merkezinden uzaklaşınca daha güzel iddiasız yerler de bulmak mümkün. şahane parklar var mesela yel değirmenlerinin orda kanal kıyısında.. eğlenilcek pek bir yeri yok bir tane bar var kime sorsan orayı gösteriyor veya yanlış kişilere soru soruluyor, bilemiyorum..
    oranın ismi uyuyan brüj olsa fena olmazdı hani..
  • avrupanın en güzel şehirlerinden,ufak ama gidilesi yer.fakat 2-3 günden fazlası insanı sıkmaktadır.tam bir ortaçağ şehridir.muhteşem kanalları ve yeşilliği görülmeye değer.gidildiğinde turizm infodan 1 euroya broşur kesinlikle alınmalıdır.michelangelonun ünlü doni madonna heykeli burada bir kilisenin içindedir.her tarafta çukulata ve dantelsatılır.ayrıca çok güzel beyaz şarapta midye yapılır.diamond museumun karşısındaki fast foodda şimdiye kadar yediğim en lezzetli şey olan,mexican burger yapılır.
  • 1000 yillik tarihi olan, hala ortacagda yasayan bir sehir , arabalar ve netcafeler olmasa sehrin 21. yuzyilda olduguna inanmak zor. tek bir tane yeni bina gorulmuyor, anladigim kadari ile en yenisi yuzyillik falan.

    antelleri muthis, fiyatlari da muthislikleri ile orantili tabi. bi de nasil islediklerini anlayabilseydim.
  • belçikanın flaman bölgesinde yer alan bir şehirdir.tertemiz sokakları, muhteşem tarihi yapıları ile görülmeye değer bir yer olmakla birlikte insanı biraz yabanidir.şehir meydanında yer alan faytonlarla bir gezi yapıldığında fayton sürücüsü şehrin binaları hakkında bilgi vermektedir.

    bu vesileyle oralarda başımdan geçen ilginç bir anıyı da nakledeyim.bu demin belirttiğim faytonlar bir yerde mola veriyorlar, sizi de salıyorlar bayıra, çayıra dolaşın diye.orada büyük avlulu bir bina var.ben sordum nedir burası diye "masörler evi" dediler.oh dedim kardeşim gider acık ovdururum kendimi şööle mis gibi deyip daldım içeri ve fakat bir allahın kulu yok içeride e dedim nerede bu masörler?ibadette dediler.ulan dedim ne dindar masör bunlar falan derken efendim uzatmayayım meğer masör rahibe demekmiş.allahtan kafadan dalmadık evin tekine ov bakayım beni diye....aman aman...
  • "hayatimda gordugum en guzel sehir" unvanini -bikac gun once istanbuldan alan- parisle kapiscak guzellikte sehir.

    ayni zamanda interrail yolculugumun ilk 20 gunu boyunca bir tane bile dilenci/evsiz/garip bakisli/gorunuslu insan gormedigim tek sehir.

    bonus olarak da, bisikletle 1 saatte hollandaya ulsabaileceginiz bi sehir. biraz garip gibi ama.
    (bkz: ben bugun bunu gordum)
  • (bkz: cercle brugge)