şükela:  tümü | bugün
  • ogle yemegi ile birlestirilebilecek kadar zekice tasarlanmis, yemek, sohbet ve hosbes uzerine kurulu, doyumun maximum'a ulastigi luks eglencelerden biri...
  • bi de yanilmiyorsam bu isimde bir diyet krakeri gibi bisi var korkunc bir urun saman tadinda
  • ingilizce breakfast ve lunch kelimelerinin birlesiminden olusan kelime.
  • ya da akşamdan kalma olunca ve kayfaltıyla öğle yemeğini aynı anda yemek durumunda kalınca olan olay. mesela öğle yemeğinde yiyeceğimiz kurufasulye ile kahvaltıda yiyeceğimiz reçelli ekmeği aynı anda yeme. bi nevi sulu yumurtaya tuz yerine şeker katmak gibi...
  • evet ofiste bana baktı kurabiyeleri dolaba kaldırırken .... eskiden shereton zamanında sampanyalı brunch vardı orası korkunctu richirich ortamı tam ama brunc bence 5 besin grubundan biri olmalıdır ,, kahvaltı brunch ole yemegi ikindi ve aksam yemegi
  • kapitalizmin, mükemmel tuzağı, sömürüsü... "hafta sonları brunch etkinliği"; yani tadına doyulmaz bir aktivite, kusursuz bir birleşim, neşeli gülüşler...

    "hafta içinde eşşek gibi çalışın abi siz, ardından bi tane hafta sonunuz var, sizden bişi istemiyoruz ki biz, geç kalkın, "brunch" diye bişi icat ettik onu tüketin, yani gelin size verdiğimiz paraları burda tekrar bize verin, bi de brunch elit insanların seçimi yaa, ohh..." sömürün...

    nerdee çiçek gibi "aile boyu pazar kahvaltısı"... (bkz: aile boyu pazar kahvaltisini bilmeden yasamak)
  • - annemlerle kahvaltı yapacam ben evde...
    - hahaha... sen halen oradalarda mısın kuzum, biz brunch'a gidiyoruz...
    - olsun ya, ben bunu seviyorum...
    - örümcek kafa, köylü, salaksı, amele şey...
  • "i have invented a meal between breakfast and brunch!! "

    homer simpson
  • gec kahvalti demenin ecnebicesi.
  • yeni sosyete terimi. bilmem ne sempozyumu programi, 8:30'da brunch... ulan gerizekali brunchi 8:30da yapiyosan sen horozlarla mi yapiyosun kahvaltini. illa guncel sosyetik gigantik olucaz ya abisi...