*

şükela:  tümü | bugün
  • bilim ve teknoloji toplumbilimcisi. fransiz olmasina ragmen fransa'da pek de felsefeci olarak ciddiye alinmamaktan yakinan dusunur. kapi mentesesi, cekmece, trafik lambalari, laboratuar hayati gibi konularda eglenceli makaleleri vardir. 'actor network theory' olarak taninan kuramin (bir fenomenin olusumunda birey, teknoloji, doga, teori, gorus ve inanclarin birbiriyle icice olmasi ve bir ag olusturmasi) babalarindandir.
  • newton principia'yı yayınlayana kadar herkesin uçtuğunu sanan düşünür. (bkz: #24004211)
  • deleuze'u (ve bir miktar foucault'yu) ampirik calismalarla bilim-teknoloji kontextine uyarlamistir. fakat bunu yaparken "meta-theory" diye bu yazarlarda etik, politik, estetige dair ne varsa icini bosaltmis, mevzuyu "kapi kilidi"ne indirgemistir. aslinda kendisinin cok fazla gunahini almamak gerek, ilk amaci bu degildi. ici bos meta-teori tartismalarina (neoliberalizm, devlet, egemenlik gibi) yonelttigi elestiriler ciddi ve radikaldir. fakat latourcu (genelleme yapiyorum: muhendislik kokenli, felsefe sever/sosyoloji sevmez) tayfa elinde radikalligi iyice kusa cevrilmistir. oyle ki mesela "neoliberalizm, somuru vs" diyecek olsaniz "ama onlar meta teoriler biz actantlara, network'e bakmaliyiz bidi bidi" diyen yeni apolitik bir entelijansiyanin bastaci olmustur. actant'lara bakalim tabii de yasadigimiz dunyanin bir cogu hala meta kavramlarla yuruyor (ulus-devlet, kapitalizm gibi), ya onlar ne olacak?
  • ludvig holberg adlı 18.yüzyıl insanı fonunun sosyal bilimler falanına verdiği ödüller sonucu 13 mart 2013 itibariyle 610,000 avroyu cebe indirmiş insanbilimci.
  • post-yapısalcılığı nihilist bulan, anti-modernizme asla yanaşmayan ancak modernizme de sıcak bakmayan ünlü fransız düşünür. kültürel çalışmalar alanında bilim ve bilimsellik üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınır.

    http://www.bruno-latour.fr/
  • marksistlerden dayak yemişliği de çoktur. son ve güzel örneklerinden biri için bkz. hylton white, "materiality, form, and context: marx contra latour", summer-2013 http://muse.jhu.edu/…n_studies/v055/55.4.white.html
  • kendisi hakkında graham harman'ın "bruno latour: reassembling the political" yeni bir kitabı çıkacakmış ekim 2014'te.
    tanıtımı şöyle:
    "bruno latour, the french sociologist, anthropologist and long-established superstar in the social sciences is revisited in this pioneering account of his ever-evolving political philosophy. breaking from the traditional focus on his metaphysics, most recently seen in harman's book prince of networks, the author instead begins with the hobbesian and even machiavellian underpinnings of latour's early period encountering his shift towards carl schmitt then finishing with his final development into the lippmann / dewey debate. harman brings these twists and turns into sharp focus in terms of latour's personal political thinking. along with latour's most important articles on political themes, the book chooses three works as exemplary of the distinct periods in latour's thinking: the pasteurization of france, politics of nature, and the recently published an ınquiry ınto modes of existence, as his conception of politics evolves from a global power struggle between individuals, to the fabrication of fragile parliamentary networks, to just one mode of existence among many others."
    http://www.amazon.com/…119622110_emwa_email_title_1
  • 'reassembling the social' adlı eserini doktora öğrencilerinin 'anlayabileceği' dilde yazmıştır. ayrıca aynı çalışmasının belli bölümlerinde bourdieu'ye sallamaktadır. henüz üç tane bölüm okuyabildiğimden kapsayıcı bir değerlendirme yapamıyorum ama bitirince buralara tekrar yazarım.

    yine de kısaca kendisinin nasıl bir toplumsal analiz düşündüğünü anlatmak gerekirse, latour'a göre 'social'ı deşmekle işe başlayabiliriz: latour kitabın ilk bölümünde sosyal kelimesinin association yani ortaklıklar diye çevirebileceğimiz anlamını tercih ettiğini açıklar. ona göre ortaklıklar iki türlüdür: durağan yahut devingen. durağan ortaklıkları aslında genel geçer sosyal bilim melekeleriyle çözümlemek mümkündür lakin iş devingen ortaklıkları açıklamaya geldiğinde insan merkezli - yani faili tamamen insan olarak düşünen ve kültür/doğa ikiliğine dayanan insan merkezli olma halini kastediyorum- sosyal bilim anlayışı işlevsiz kalır. ortaklıkların izlediği hatlara, akışkanlıklara vs. bakarken eylenen [enacted] her geçirgen [mediator] önemli hale gelir ve toplumsal çözümlemeye dahil edilmelidir.

    dediğim gibi, kitabı bitirdikten sonra burayı editlerim.
  • adam cok akilli ve mantikli. birakin su sacma sapan ayagi yere bile basmayan analizleri, cikarimlari diyor. ne oluyor ne bitiyora en gercekci en varolan anlaminda bakalim diyor. ne oluyor peki biliyor musun dunyada su an? iklim degisikligi. ve gercekten yasanilacak bir dunya kalmiyor. titanik metaforunu yapar latour, dunyanin bir buzdagina carpacagini biliyor zenginler, bu yuzden orkestraya en guzel ninnilerinizi calin da yoksullar uyusun diyor. bu sirada da tum can yeleklerini kendlieri aliyor. hatta tam da bu yuzden, mesele artik can yelegi noktasina vardigi icin, artik zenginlerin (liberalizmin verdigi) sorumluluklari olan yoksullara yardim etmeyi bile biraktigini, bundan dolayi zengin ve fakir arasindaki ucurumun gittikce yukseldigini soyler. analizindeki temel problem bilimsel bilginin evrenselligi ve kesinligine olan mutlak inanci. kant'i hatirlatiyor biraz bana. ama kant'in farkli konularda, mesela surekli baris, gibi kesinlikle haklilik payi var iklim degisikligi konusundaki uyarilarinda.

    harper's'da son yayimlanan yazisi da burda link
hesabın var mı? giriş yap