şükela:  tümü | bugün
  • iki kere antremana çıktıktan sonra ali sami yen'de şampiyonlar ligi maçına çıkmış oyuncu. zavallı çocuk kime pas vereceğini bilemez konumdaydı, hatta üzerindeki formanın da rengine de o kadar yabancılık çekti ki fatih hoca kendisine bir daha şans vermemişti...
  • fatih terim'in 1999 - 2000 sezonunun başında ilk iki şampiyonlar ligi (hertha berlin ve ac milan) maçında ilk 11'de sahaya sürüp devre aralarında soyunma odasında bıraktığı, daha sonra ksa bir süre ìstanbulspor'da kiralık olarak forma giyen futbolcu. hazretin* bizim alc kripton'un bile kapısından geçemeyecek düzeyde bir oyuncu olan bu brezilyalıyı nereden bulduğu, nasıl transfer ettiği ve hangi akla hizmetle çok kritik iki maçta görev verip takımı ikişer 45 dakika 10 kişi bıraktırdığı gibi soruların cevabı bugün bile açıklığa kavuşmamıştır. bu büyük gaflet belki o sezon hayırlara vesile olmuş, olası bir şampiyonlar ligi çeyrek finali yerine uefa kupası ülkemize gelmiştir. acaba tarih tekerrür mü edecektir... (bkz: sebastian gabriel tamas)
  • hertha berlin e karşı oynanan şampiyonlar ligi maçında ilk 11 de sahaya çıkmıştı. maç 2-2 beraberlikle sona ermişti. ertesi gün gazetede osman tanburacı nın köşesindeki başlığı şöyleydi :
    - brunos palavros
  • galatasaray da şampiyonlar ligi nde görev aldığı maçlarda başarılı bir performans göstermeyince neyse ki gözden düşmüş ve alel acele istanbulspor a kiralanmıştı. işin ilginç kısmı istanbulspor formasıyla ilk yarının sonlarına doğru bayrampaşa da oynanan galatasaray maçında iyi bir performans göstermiş ve herkesi şaşırtmıştı. söz konusu maç golsüz eşitlikle sona ermişti.
  • japonya da fc tokyo takimi formasini giymekte olan 1977 dogumlu brezilyali futbolcu.

    http://www.brunoquadros.com.br/
  • hertha berlin ile ali sami yen'de oynanan maçta attığı bir gol sayılmamıştı. tartışmalı bir karardı açıkçası, hakem kaleciye faul yapıldı diye saymamıştı golü. maçtan sonra necati bilgiç çıktığı bir kanalda maçı yorumlarken "hakemin kararı çok doğru, böyle gol olmaz" gibisinden açıklamalar yaparak güldürmüştü beni. türk futbolundan ekmek yemiş yüzlerce brezilyalıdan biri.
  • san siro'da milan'a karşı şampiyonlar ligi oynadı ya, muhtemelen ondan sonra sikinin keyfine oynuyor. şimdi kıbrıs takımı larnaca'ya transfer oldu. muhtemelen kamplarda futbolcuları toplayıp " dizilin ulan şöyle eşşolueşekler sheva'dan yediğim çalımı anlatıyorum " diyecek.
  • bu adam galatasaray'a transfer olduğunda, "türk futbolunun lokomotifi galatasaray olarak, şampiyonlar ligi'ni düşünüp, genç yetenek bruno quadros'u transfer ettik" diye duyurulmuştu.

    e koca galatasaray adamı sadece şampiyonlar ligi için transfer edince, herkes kendisini bir robinho sandı tabii. ortalık "bruno'nun kumaşı çok iyi yeaa, yabancı sınırlaması" falan diyenlerle doldu.

    sonra acı gerçekle karşılaşıldı. bruno galatasaray'da bekleneni karşılayamadı ve göze batmaya başladı.

    galatasaray chelsea'den 5 yiyince de, zaten ortalıkta azarlanmaya yer aranan yegane adamdı. bu yüzden "hala ortalıkta geziyor, siktir len!" diyip adama giriştiler ve faturayı ona kestiler. bu da galatasaray'da son günleri oldu.

    sonra o gittikten sonra, galatasaray uefa kupasını aldı ve bu adamın gudik transfer hikayesi gölgede kaldı. yoksa bir nartallo transferinin falan bile bunun gölgesinde kalması gerekirdi. san siro'da oynasın diye getirildi bu adam. daha ne olsun?!