şükela:  tümü | bugün soru sor
  • içi boş demagojik çıkışlarla, şovlarla bir yere varılamayacağıdır. en başta ekonomik olarak başka bir ülkeye göbeğinden bağlıysan, bu bağımlılığın giderilmesi için gerekli adımları atmaktır. aksi takdirde tükürdüğünü yalatırlar.
  • abd silker.
  • herhangi bir anlamda üstünlük sağlayamadığın bir ulusa/kişiye veya topluma er ya da geç boyun eğmek zorunda kalırsın.
  • yiyemeyeceğin brunson'ın altına yatma.
  • murphy'nin altın kuralı: altını olan kuralı koyar.
  • adalet güçsüze karşı kullanılan sopadır, güçlünün yanındadır.
  • reisin ipiyle kuyuya inilmeyeceği.
  • eskiden mit yoktu, daha doğrusu vardı da cia'in çaycıları mesabesindeydi; ülke abd istihbaratının-casuslarının eğitim alanıydı. papazından alt kademe elemanına kadar.

    şimdi artık ayaklarını denk alacaklardır.

    çok eleştiri ve onay gelmesi üzerine edit:
    öncelikle özel mesajla küfreden tiplere: alışılageldiği üzere "...ben de senin... "tarzında vevap vermeyi düşünmüyorum, o seviyeye inecek değiliz bu saatten sonra.

    küfür etmeyip kendi görüşlerini "dayatmaya" çalışanlara:
    gençler, sizin daha dün öğrenmeye çalıştığınız şeyler bizim çok yıllar öncesi yaşam tecrübemiz haline gelmişti bile. başka deyişle "siz giderken biz geliyorduk".
    biraz daha büyüyüp olgunlaştığınızda anlarsınız.
    belli bir branşta şu aşamaya gelmiş olmanız, bu işleri de iyi bildiğinizi göstermez.
    hani biraz ekstrem örnek olacak ama, ne prof.lar-generaller gördük, bir telefonla kerizlenip birkaç yüz milyonunu dolandırıcılara kaptıran.
    okul okuyup şu etiketi almak herşey değildir.

    konunun aslına gelirsek:
    isteyen bu yazacaklarımı sözünü dinletebileceği "ulusalcı-milliyetçi-kemalist etiketine sığınan, ama aslında bonapartist veya işbirlikçi olan" bir savcıya ihbar edebilir.
    bu ülkede 1950'lerden, özellikle 1960 darbesinden itibaren tsk'nın ve mit'in üst yönetiminin çoğunluğu abd kuklası olmuştur.
    bu durum da 3-5 yıl öncesine kadar geçerlidir.
    1971, 1980, 1997, ve 2007 müdahale ve benzeri eylemlerini yaptıkları cihetle bu işlerin gerçekliği tarihe geçmiştir; başka deyişle bu zaman aralığındaki bu kuruluşların üst kadrolarının çoğunluğu ülkenin-milletin değil, abd'nin hesabına çalışmışlardır.
    tc'nin silahlı kuvvetlerine ve mit'e hükmedenlerin çoğunluğu , m. kemal ve inönü devirlerinden sonra milletin değil, abd'nin adamları olmuşlardır.
    bunu tekraren belirtiyorum, gidin savcıya da aynen bildirin.

    yıllar sonra, benim görüşlerinin ve tutumlarının çoğuna katılmadığım r. tayyip erdoğan devrinde, özellikle son 5-6 yıldanberi tsk ve mit tekrar milletin yoluna girmiştir.

    enrtilerimi okursanız göreceksiniz ki, rte'ın özellikle 2010 yılından sonraki icraatının çoğuna karşı çıkıp eleştiriyorum; hele de son birkaç yıl, özellikle ekonomi konusundaki icraatına tamamen karşıyım, bu kişinin tc'nin başında olmasının ülkeye zarar verdiğini ifade ediyorum.
    ancak, daha birkaç ay önce bu ülke halkının %52'sinin oyuyla cb seçildiği için de, meşruiyeti devam ettiği sürece bu kişi cumhurbaşkanımızdır. nokta.

    bunun dışındaki güçler, yani cb ve parlamentonun dışındaki güçler bunlara tabi olmak zorundadırlar.

    bundan sonra beğenmeyen entrilerimi okumasın, engellesin; ama küfür ederek kendilerini olduklarından daha aşağılara da düşürmesinler.
    yada sözlük jargonuyla söyleyeyim, "bi siktirin gidin".