şükela:  tümü | bugün
  • evet sevgili suser'lar, yanlış okumadınız, bedava..

    bugün herhangi bir şehirde bulunan yabancı dil kurslarının aylık ücreti hepinizin malumu; 200 liradan başlayıp 1,500 liraya kadar uzanan, oldukça geniş bir skala söz konusu.. bir yabancı dil öğreticisi olarak dahi bu durumu "içler acısı" şeklinde niteliyorum, zira söz konusu ücretlere talip bu özel kurumlar arasında hatırı sayılır oranda sahtekar mevcut.. şahsen biliyor, iyi tanıyorum..

    neyse, boş verin onları..

    şu, şu ve şu entry'lerimde de göreceğiniz üzere, üniversite düzeyinde yabancı dil eğitimi vermekteyim, yani ingilizce öğretmekteyim..

    hal böyleyken ve dahi sözlük yazarlarının birçoğunda yabancı dil problemi olduğunu gerek açılan başlıklar ve girilen entry'ler ve gerekse de dm'lerden bildiğimden, dedim ki, "neden olmasın?"

    hakikaten, yabancı dil böyle bir platformdan neden öğretilmesin, hem neden öğrenilmesin? tabii ki kimseyi eksper yapmak iddiasında değilim, ancak iddia ettiğim şey şu; bir kelime, bir kelimedir lan sevgili yazarlar.. bir cümle, bir cümledir.. ve inanıyorum ki hiç kimse "ben kapasitesiz bir yaratığım, kesinlikle yapamam" demiyordur.. diyor mu? demiyor..

    hele bizim milletimiz, hiç demiyor.. ancak ne hikmetse, iş pratiğe döndüğünde dut yemiş bülbüle, far görmüş tavşana ve dahi bilumum değişik mahlukata dönüyor da, konuşabilen bir insan olmuyor, olamıyor..

    bunun da sebepleri var elbet.. şimdi burada sıralayamayacağım bunları, başka başlıklarda zaten anlattık, yazdık, çizdik..

    fakat, öncelikle amaç belirlemek gerekiyor sevgili arkadaşlar.. öyle hop diye dalmamak, paçaları sıvamadan atlamamak gerekiyor.. bu amaçlar da sizin motivasyon kaynağınızın türünü belirliyor aslında.. yani ya "integrative motivation" oluyor sizdeki ya da "instrumental motivation" oluyor..

    birincisi "integrate" fiilinden geliyor, yani "kaynaşmak, bütünleşmek" anlamlarında bir fiilin sıfatlaşmış hali.. ve bu motivasyona sahip öğrenicilerin amacı farklı kültürlerden insanlarla tanışmak, onlarla arkadaş olup kültürleri hakkında bir sürü şey öğrenmek, hepsini kucaklayıp si... öhöm.. bütünleşmek istiyorlar..

    gel gelelim, bu motivasyon kaynağı "instrumental" olduğunda, amaç öğrenilen dili çıkarlar uğruna kullanmak oluyor.. yeri geliyor kıdem alıyor, yeri geliyor dil tazminatı, yeri geliyor deri bir koltuk.. yani dil, kişinin adeta bir enstrümanı, aracı oluyor..

    dil öğreticileri olarak, "integrative motivation" dediğimiz motivasyon türünü çok daha istendik, çok daha verimli görüyoruz; nitekim elimizdeki öğrenciler üzerinde yaptığımız gözlemler ve araştırmalar da tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor ki, amacı güzel olanın sonucu da güzel oluyor..

    neyse, bunları neden anlattım?

    öncelikle kendinize bir hedef belirleyin diye.. dil öğrenmeyi neden istiyorsunuz, neyinize yarayacak, size neler verecek, verdikleriyle ne yapacaksınız, işte tüm bu soruları adamakıllı cevaplayın diye.. zira bu sorular cevaplanmadan başlanan bir öğrenme süreci kesinlikle sekteye uğrayacak; öğrenci de, "hadi lan yazılalım" diyen arkadaşının gazına gelip body building center'a yazılan üniversite birinci sınıf öğrencisi gibi ortada kalacaktır.. verdiği paraya mı, geçip giden zamanına mı, elde ettiği kocaman bir hiçe mi yansın, ne yapsın, bilemeyecek, ağlayacaktır..

    ağlamayın..

    hapşuruktan tayyare kardeşiniz elinden geldiğince size yardım edecek..

    öncelikle, başlıkta geçen "öğretiyorum" ifadesine odaklanıp kanmayın, zira "öğretmek" mesele dil olduğunda fazlaca iddialı, bir o kadar da boş kalıyor.. "öğrenicilerin dil öğrenmeleri için uygun ortamı hazırlamak" diyelim ona biz, bir nevi, "rehber olmak" da olabilir.. ama unutmamakta fayda var, yabancı dil öğrenmek için gerekli ihtiyacın sadece çok küçük bir yüzdesini oluşturacak bu grup.. kalanı sizin..

    işte bunu yapacağım sizlere.. yani isteyenlere..

    olayların mantığına ineceğiz hep birlikte.. söz gelimi, "to be" fiilinin yardımcı fiil olduğunu bilir herkes, ancak neye yardım ettiğini, bu yardımı nasıl gerçekleştirdiğini ve sonuçta ne olduğunu irdelemez.. belki de irdelemeleri istenmez..

    en temelden, "isim cümleleri" konusundan başlayıp, yavaş yavaş, peyderpey yazıp çizmeyi, zaman ve fırsat buldukça bu başlığa karalayarak anlatmayı planlıyorum..

    şu an dm'de 10 kadar yazar var, ancak uygun zaman olur ve talepler de artarsa sınırlı sayıda kişinin (max 30-40) olduğu bir whatsapp grubu da kurup, daha hızlı ve daha efektif şekilde ilerletmek de planlarım arasında.. tabii, boş muhabbet amacıyla kurulmayacak bu grup.. günlük kelimeler, günlük okuma parçaları, günlük şarkılar, bazen oyunlar, eğlenceler, şakalar, komiklikler olacak..

    ben yeniden yazana dek boş durmayıp bol bol kelime öğrenmenizde fayda var.. bunun için de (daha önce de bahsetmiştim) kurgusal sözlük isimli herkese açık bir kaynak var, lütfen bulup, indirip, inceleyiniz.. zira tense'ler tekerlek, modal'lar direksiyon, clause'lar koltuksa bir arabada, vocabulary de kesinlikle benzindir, gazdır, mazottur.. olmadığı takdirde, affedersiniz, hiçbir boka yaramaz elinizdekiler.. içine binip fotoğraf çektirir, cv'nize koyarsınız süs diye.. "hadi çalıştır, bir tur atalım bakalım" dediklerinde yer yarılır, girip kaybolmak istersiniz, "aabi benzin yok" diyemezsiniz..

    neyse, şimdilik, hoşça kalın..

    geleceğim.. mutlaka..