şükela:  tümü | bugün
  • çağın gerisinde kalmış insandır. acilen modernize edilmeleri gerekir. yıl olmuş 2016, hala böyle insanların olması üzücüdür. diyafram mı artık ne boksa ismi, bu kası dalyarrak bir tempoyla kasıp, ses tellerinden acayip düzensizlikte hava miktarına çıkmasına müsade eden insandır bu. sikindirik yüz mimiklerini iğrendirici bir senkronla horon teptirir, yavşak yavşak gözü parlar bu insanların. bu tip insanların acilen toplumdan siktir edilmesi gerekir ki, istediğimiz o übersonik müthiş düzene erişelim.
  • eğer ağzımın/dudaklarımın iki tarafı çenemin daha altına uzansa sanırım bu çağın en somurtan, en üzgün insanı olacağım.
  • çok gıcık olduğum insanlardır.

    20'li yaşlarımdan beri dikkatimi çeker bu tipler.

    eskiden sosyal medya, facebook, ınstagram yokken, sokakta, çevremde, sinemada, tiyatroda, konserde, restoran da gözüme çarpardı. acayip gıcık olurdum.

    ergenleri bu kümeden ayrı tutmak lazım. ergenlik bir gerizekalılık hali. gerçi ben ergenken de gülmüyordum ama ergenlik halini anlıyorum. beyin yarım çalışıyor haliyle moronlar gibi sürekli gülmeler, kahkahalar...

    ama yetişkinlerin nasıl olup da güldüklerini anlamakta zorlanıyorum ve güleni, hele de kahkaha atanı görünce suratına işemek istiyorum.

    biliyorum, mutlu insanlar hayattan zevk alıyorlar, aşıklar, huzurlular, gülüyorlar falan... ama bunları kıskandığımdan gıcık olmuyorum.

    pratik olarak, dünya sürekli elindeki her türlü mutluluk kaynağını senden alabilecek çok çakal bir düzene sahip.

    misal mi istiyorsunuz... geçen sene benim nacizane küçük şirketim biraz güzel para kazandı. vergisini, cartını curtunu da ödedik ama olağan dışı güzel bir para kazandık ya, maliye tepemize bindi, vay efendim ben şu şu şu kayıtlarda canımı sıkan detaylar buldum, ceza ödeyecen... sike sike o cezayı ödettiler. geçen yılın bütün kaymağı uçtu gitti.

    şimdi bu nedir biliyor musunuz?

    kendi halinde, savunmasız, masum insanları sürekli sikmek ve elindekileri almak için sinsi sinsi pusuda bekleyen bir düzenin ispatıdır bu.

    maaşlı, bordrolu, sabit gelirle yaşayan insanlar bu dünyadan pek haberdar değiller. onlar hep 50 liralık benzin alıyorlar ama aslında bankalar, devlet kurumları, mafya, cemaatler, örgütler hatta en yakın arkadaşlarınız, aileniz ve hatta karınız veya kocanız bile, sizin sahip olduğunuz güzel şeyleri çalmak için pusuda bekliyor. insanoğlu bu düzeni oturtmuş ve farkında olmadan yaşıyor...

    alın size başka bir misal...

    genç bir erkek evlenip mutlu olmak ister. planını yapar, sevgilisi ile konuşur, detayları hesaplarlar, nikah tarihi alırlar. sonra, kızın kendisi kancıklık yapmasa, kızın ailesi kancıklık yapar, o damada planlarının, hesaplarının dışında on binlerce liralık masrafı yüklerler... sonra o gencecik çocuk hayatının sonraki 10 yılında borç öder. karısıyla, çocuğuyla, ailesiyle güzel, huzurlu, rahat bir yaşam için elindeki fırsatı, pis aileler çalar. bazen gelinin bizzat kendisi çalar.

    alın başka bir örnek...

    deli gibi aşık olduğunuz bir sevgiliniz vardır. onu çok seversiniz, aşıksınızdır, mutlusunuzdur ama çevrenizde sinsi, iğrenç bir arkadaşınız vardır... bazen sizin bilinçaltınıza, bazen onun bilinçaltına oynar, sizi kavgalar edecek hale getirir, fitne sokar, kumpaslar kurar, sonunda da ayırtır... iki gün sonra bakmışsınız, arkadaşınız eski sevgilinizle fangfingfong... bu senaryo için de yaş fark etmez. 15'inde de olur, 35'inde de olur.

    kısaca söylemek istediğim şu... dünya, gülünecek bir yer değil.

    evinizde film seyreerken gülebilirsiniz. ben burada "ımı nıyı bıylı ılıyır," diye komik diyalog yazınca okuyup gülebilirsiniz, eyvallah.

    ama sokağın ortasında, sosyal ortamda, insanların içinde gülenlere de gıcık oluyorum. şimdi bir de sosyal medya var. kakara kikiri fotoğraflar havada uçuşuyor. ifrit oluyorum. kıl oluyorum. suratlarına at boku sıvamak istiyorum.