şükela:  tümü | bugün
  • pek bilinen bir mission impossible klasiği olup ve uzun yıllar kafamızı kurcalamış olan bir muamma idi bu, nasıl mı şöyle efendim: 1980 lerin en sevdiğimiz dizisi olan mission impossible ın her bölümünün başında ekibin lideri olan jim denen ak saçlı amca tuhaf bir şifreleme/ kodlama muhabbeti ile hepsi teşkilattan olan işportacılar ile ilişkiye geçer (ki bu genelde bir ahırda, bir çiçekçide ya da bir hot dog cunun tezgahının arkasında olabilmekteydi) o yıllarda değil dokunmanın gercek hayatta görmemizin bile zor olduğu compact disc - vcd player cihazına ulaşır ve genel merkezin kendisine verdiği talimatları almaya başlardı şöyle ki:

    (yer bir çiçekçi tezgahı - sabahın kör karanlık vakti kerahati in cin top oynuyor)

    - sarı gülleriniz var mı *
    - sarı gül ayrılık demektir *
    - ayrılık bazen güzeldir *
    - beyaz güllere bakmak isterseniz hemen arkada *
    (hemen arkaya geçilir o yılların harikası gıcırından bir mini vcd player kahramanımızı beklemektedir, açar jim onu)
    - czzzt bzzzzzt-

    "iyi günler jim bugünkü görevin tabi eğer kabul edersen yaklasık soyle bir olaydir bu arada eğer sen ya da arkadaşlarından biri yakalanacak ya da ödürülecek olursa eylemlerinizden habersiz olduğumuzu açıklayacağız.... bu disk beş saniye içinde kendini yok edecektir iyi şanslar cim
    czzzt bzzzzt

    tam da o anda "allah yapma etme dur" derken ekranda görünen bir geri sayım 5 4 3 2 1 ve o yılların teknoloji harikası gıcır gıcır vcd player cihazının dumanlar çıkara çıkara cazır cuzur yanması ile bölüm biter o yılların 5000 usd lik teknolojik aleti ise içinde yüksek ısıda eriyen cd ile birlikte ıskartaya çıktığı ile kalırdı

    işte beni ve o yıllarda bu diziyi izleyen pek çok yaşıtımı üzen, dert sahibi yapan olay tam da o zaman yanından bile geçemediğimiz bu teknolojik cihazlardan birinin her bölümde cazır cuzur yakılarak müsrifçe harcanması olmuştur; hayır onlardan bir tanesini bize değil memleketimize hibe etseydiniz de (devir commodore 64 devri) şöyle bi gidip baksak ellesek diye de düşünmüşüzdür bir yandan da ne para var teşkilatta be diye adamlara gizliden saygı da duymuşuzdur o da ayrı mevzu tabi; parayla sigara yakmak gibi birşey olsa gerekti bu bilmiyorum, aglıyorum kardeslerim

    nasıl bakıcaz diana badler in yüzüne, teşkilatım öksuz mü
  • diskler adina konuşan ses kayit cihazlari sözcüsü yillardir intihara sürüklenmesinin insanlik dışı olduğunu belirterek. fikir eserleri kanununa dayanarak yaşam haklarinin korunmasini istedi.
  • binbir umutla bissürü para verip aldığınız bir müzik cd'sinden duyulduğunda üzmesi çok muhtemel cümle.
  • - bu diski beş saniye içinde yok edeceksin.
    - buyur ?
    - ne o şaşırdın mı jim ? notebook dayandıramıyoruz amına koyim al diski ayakkabının topuğuyla kırıver hadi bakayım jimime benim. hadi tosunum
    - vay be arkadaş yaa. ne hallere düştük.
    - yandaki çantada da akbil var arabayı geçerken bırakıver merkeze jimim benim.
    - oh oh.
  • - bu disk beş saniye içinde kendini yok edecektir iyi şanslar jim
    - merkez.... bak ne diyecem
    - buyur jim ?
    - ben diski falçatayla çizip kırsam..
    - eee ?
    - alet yanmasa sonra eminönünde 500 dolara okutsam , yazıktır her hafta ayrı alet hem teşkilat da nasiplenir bu işten.
    - kovuldun canım
  • bu "diskin kendini 5 saniye içinde yok etmesi" artisliğinde beni asıl endişelendiren (evet endişelendim, uykularım kaçtı ne var allalla) nokta aletin yanıp gitmesinden ziyade jim'in verilen görevle ilgili ayrıntıları bir daha öğrenme şansının olmayışı idi. yani güzel, herşey diskte o dönemin en ileri multimedya olanaklarıyla videolu grafikli anlatılıyor ama bir kere anlatılıyor sonra da bismillah demeden dumanlar çıkmaya başlıyor aletten be kardeşim. yahu bir sorsana kendini imha etmeden önce "jim anlamadığın, kaçırdığın bir bölüm kafana takılan bir nokta var mı? tekrar izlemek istersen ona göre baştan oynatayım disk'i" desene. jim dediğin de neticede insan, robot değil ki. bi an dikkati dağılsa, devrilecek diktatör'ün adını, kontak kurulacak ajanın yerini kaçırsa gitti aha koca operasyon.
    şundan hiç şüphem yok ki bu yöntem gerçek hayatta kullanılsa bir çok görev sırf bu atlanmış detay yüzünden daha başlamadan "imkansız" hale gelecek, hiç günahı olmadığı halde "gene bi siki beceremedi" diye jim garibinin teşkilatta adı çıkacaktı...
  • disq kisisinin irc ortamindan cikarken sarfettigi cumlecik.(bkz: gotunden sallamanin en guzel ornegi)
  • benim aklımı kurcalayan tarafı, bu ifâdenin ardından diskin kendi kendine değil, cihaz yardımı ile yok olmasıydı. kendi kendime "ulan madem disk kendi kendini yok ediyor, çıkar cihazdan at bi kenara da bari cihaz kurtulsun" diye düşünürdüm. o cihazdan o duman çıktıkça gözlerim bile yaşarmıştır bazen.

    sahneden öyle etkilenmiş olmalıyım ki, 54'e 66 milimetrekare ebatındaki bildiğimiz ülker pötibör bisküviyi bütün olarak ağzıma sokmaya çalışmış, binbir sıkıntı ile "bu bisküvi 5 saniye içinde kendi kendini yok edecektir" diyebilmiş, bip bip diye sayıp 5 saniyenin sonunda bisküviyi çiğneyip yutmuşumdur yıllar önce.

    (bkz: do not try this at home)

    geçen hafta bisküvi yerken yine aklıma gelmişti, "sözlükte mutlaka yazılmıştır bu" demiştim; anlaşıldığı kadarı ile de kılpayı kaçırmışım başlığı.
hesabın var mı? giriş yap