*

şükela:  tümü | bugün
  • hayırlara vesile bir sorudur.

    günlük hayatımızda devinirken, sürekli birileri girer hayatımıza. uyumlu şeker şukela bir insansak kolay kolay da çıkmaz bu insanlar. belirli bir süre sonra da bu birikimin sizi rahatsız etmeye başladığını, yük olduğunu, yaşam kalitenizi zedelediğini hissedersiniz. işte bu yükün ağızda bıraktığı tatsızlık akabinde girilen depresif bir anda sorulur bu soru. bir yere gitmişsinizdir birileriyle, arkadaşınızdır onlar, görüşmek lazımdır. ama düşünürsünüz... "gerçekten burada olmam lazım mı?" diye. "bu insanlar gerçekten etrafımda olmalı mı?" diye.

    bu noktada yapılacak en iyi şey, biraz bencilce de olsa, biraz sosyal çevremizde temizliğe girişmektir.

    merak etmeyin, sizin sildiğiniz de sizi silecektir. pırıl pırıl olacaktır sosyal çevreniz. kolay gelsin...
  • bilinçli olur bazısının hayatınıza dahil oluşu kimisi istemeksizin.bir şekilde dahil olmuştur işte. siz değer verirsiniz. önemsersiniz.hayatınızda geri gelmez olan zamanı paylaşırsınız bir şekilde. evet belki paylaşımınızdan sizin de tatminliğiniz vardır ve bu sebeptendir sorgulamamak okadarda varoluşunu. ama öyle bir an gelirki dengeleriniz birbirinize ters düşüverir.herşey değişiverir.elinizde kalıveren bikaç msj aslında onca zamanın boşa geçtiğinizi sokuverir gözünüze gözünüze. ipini çekmiş olur düşüncelerin ve dökülürler birbirlerinin peşi sıra hepsi. tüm hayatınıza dahil olanlar. hayatıma giren herşeye teşekkürlerimi sunuyorum derken artık hade be ne teşekkürü, ne geldinizki hayatıma, ne işiniz var hayatımda demeye koyuluverirsiniz. ne işi var bunların hayatımda, ne işi var.....
  • ... diyen kişi, dönüp kendisini incelese iyi eder.
  • milyon tane felsefik ve psikolojik yaklaşıma başvurun. ister volontarizme ister determinizme isterseniz rasyonalizme sığının. gidin pragmatizme sığının, "bu insanları hayatınızdaki işi" siz istediğiniz için onları var etmenizdir. yatırım amaçlı kurulan arkadaşlıklar, yarın lazım olur diye telefon defterinize, kontakt listenize eklediğiniz her kişi çok doğaldır ki sizden götürecektir.
    popüler mekanlara gidip basıldıktan sonra "özel hayat bırakmadınız" diyen medyatik isimlerin serzeşinidir "bu insanların hayatımda işi ne" sorusu.
    o insanları siz aldınız hayatlarınıza, siz kendinizi açtınız. ne kadar çok sosyalleşirsem yalnızlığımı o kadar azaltırım yanılgısına siz düştünüz.
    sevdiğiniz sizi yatağından kovduktan sonra, acılarınızı geçirmek için siz başka insanları yara bantı olarak siz kullanmaya çalıştınız.
    insanın ailesini seçerken önüne başka bir alternatif getirilmemesi gibi siz doluşturdunuz bu insanları hayatlarınıza, alternatifsizler sanarak.
    kendiniz seçtiğiniz için toz kondurmadınız bu insanlara. şimdi "bu insanların hayatımda işi ne" diye soruyorsunuz.
    her şey seçimlerimizden oluşurken, kimse kimseye herhangi bir birliktelik dayatmazken vazgeçme ve yok sayma haklarınızdan feragat ettiniz siz.
    şimdi hatırlayın tekrar vazgeçme ve reddetme hakkınızı.
  • olur bazen böyle. durduk yerde sorarsin kendine bu soruyu. evet, aslinda gereksiz bir sorudur, o insanlar senin hayatinda sen istedigin icin vardirlar. kimisine dostum demissindir, her türlü yalakaligina, yalanciligina, güvenilmezligine ragmen. kimisini sevmissindir, o bile kendisini sevemezken...bazilarini sen secmemissindir, is arkadaslarin, patronlarindir, ona söyleyecek lafim yok ama kendi ellerinle bile bile hayatina soktuklarin, bir süre sonra seni yormaya basladiklarinda el frenini cekme zamani gelmistir. bunu görebilmek icin bazen bir tatil gereklidir, bazen hayatinda seni köklüce yerinden sarsacak bir olay. bir sabah kalkarsin, onlara birsey söylemeden tek tek ayiklarsin hayatindan. sonra kendinle bir konusma yaparsin, kücük bir cocugu azarlar gibi. "kac yasina geldin, secimlerini dikkatli yap artik!" dersin. sonra hayat güzellesmeye baslar yavas yavas, kahvenin tadi eskisi gibi güzel gelir...