şükela:  tümü | bugün
  • spotify'da sıkılmışlığımı gidermek için podcast arayışına girdiğimde karşıma çıkan, kurumsal hayatlarında ayrılan iki çocukluk arkadaşının, kendi kuşaklarının sesi olmak için başlattığı podcast serisinin adı. ilk podcastlerinde çeyrek hayat krizi (bkz: quarter life crisis) ile yüzleşip bununla başa çıkmak için birtakım önerilerde bulunuyorlar.
  • tespit yağmuruna başlıyorum.
    t1) her bölümde normal ses tonuyla konuşurken bir anda ikiniz birden kahkahaya boğuluyorsunuz ya hani, o andan sonraki 2 gün kulağımız duymuyor bizim, bilin istedim.
    t2) son bölümlerde her dakikada yanan bir çakmak sesi farkettim. bir dakikada sigara içip yenisini yakmıyorsunuz herhalde. tek farkeden ben değilimdir. sevgiler.
    t3) başarılı, özgün bir iş yapıyorsunuz. tavsiyem konuk almamanız yönünde, işin ruhu bozulmaz, yayın da günlük sohbet havasına dönmez.
  • iki arkadaşın paylaştığı podcast.

    berbat diyemesem de, kötü.

    girişteki müziği o denli sesli yapmanın, sohbetin herhangi bir yerinde, ortadan çatlayacakmışçasına kahkaha atmanın, herhangi bir konuda sinirlendiniz veya komik olsun istediniz diye küfür söylenmenin amacı nedir? yapmayın, rica ediyorum.

    konu seçimleri ise gayet güzel, ilgi çekici. bunun dışında kendini dinletecek bir özelliği yok.
  • "hayat dediğimiz şeyin kurallarını kim koydu? milyonlarca sperm arasından sgk'lı olmak için mi birinci geldik? her gün zincirlikuyu'da aktarma yapan bir insan kim olduğunu keşfedebilir mi?" sorularıyla başlayan, spotify podcast serisi.
  • hayatın anlamını aramaya çalışan kendince ziyadesiyle radikal eski iki beyaz yakalanın, bol bol yabancı terim kullanarak, ‘yurt dışında böyle takılmıştık abi, hobilerim arasında olmayan bir şey yok’ modunda yaptığı podcast.
    konu başlıkları faydalı ama tyler durden triplerine girmeleri muhabbetin kalitesini düşürüyor.
    içerik anlamında haklarını yiyemem. her bölümünü değil ama varoluşsal sancılar çekmedikleri bölümleri takip edilir.
  • hayatı sorgulayan iki gencin kısa ama etkili tecrübelerini anlattıkları podcast serisi.
    tedtalks konuşmalarına meyilli oluşları eğitimci kişiliklerini de öne çıkarıyor.
    tespitler yapıp kenara çekiliyorlar, çıkarım yapmak sizlerin.
  • 30'lu yaş ile birlikte gelen ''nerden geldik, nereye gidiyoruz, varoluşsal problemler, ikili ilişkiler'' vb. konularda varoluşlarını anlamlandırmaya ve dinleyicilerini sorgulamaya meylettiren iki adet genç.

    söyledikleri çığır açan şeyler değil. ki amaçları bu değil. sırt çevirdiğiniz düşüncelerinizi hatırlamak ve günümüz dünyası orta yaş adaylarının ruh hali hakkında fikir edinebileceğiniz güzel bir podcast yayını.
  • artık birbirlerinin aynıları olan tedtalks videoları izlemeye bile tahammül edemezken, bunları izleyip izleyip klişe üstüne klişe yığarak podcast yapan bu arkadaşları dinlemek zulüm.
    müphem konularda (psikoloji, sosyoloji, ekonomi vs) ahkam kesince, herhangi bir ölçüye kolay kolay vurulamadığınız için, dinleyicinin meşrebine göre elbet birileri dinliyor. ama yine de bu podcastin spotifyda yirminci sıralarda olması çok acayip
  • muhabbetlerini çok seviyorum ben bu ikilinin.

    günlük hayatta çeşitli konularda minumum 2 saat podcast dinleyen birisiyim. ama hiçbir podcast ile bu kadar duygusal yakınlık kurmadım. yaklaşık 3 hafta önce keşfettim bu podcast'i. keşfettiğim günden bugüne çektikleri 40'a yakın bölümü bitirdim. kendi kendime düşündüğüm konuları bir de onlarla birlikte tekrar düşünmek, muhabbetlerine dahil olmak iyi hissettiriyor.

    sadece goygoy olmuyor elbette. bazı bölümlerden sonra podcast bitmiş olsa bile üzerine düşünmeye devam ediyorum. konuyla bağlantılı olarak psikoloji bilimine dair yapılmış olan çalışmalara da atıfta bulunması ayrıca güzel.

    podcast listesinde 17. sırada yer alsalar da muhabbetleri, tartıştığı konularla benim nazarımda ilk 5'te bulunuyor. *
  • günlük toplam 2 saatimi toplu taşımada geçirmek zorunda olduğum için son 1 aydır deli gibi podcast dinlemeye başladım. öyle ki artık yolda yürürken podcast dinlemezsem eğer sanki hayatımdan bir şeyler eksiliyormuş gibi hissediyorum. bakalım ne zaman bokunu çıkarıp dinlemeyi bırakacağım.

    önce fularsız entellik’in ilgimi çeken podcastlerini bitirip, bu arkadaşları dinlemeye başladım. ilk podcastte ve ilk 5 dk bu ne çekilmez bir goy goy yahu dedim, ama yine de dinlemeye de devam ediyorum. bir süre sonra altı dolu goy goya geçince kapatmadım. o günden beri de birçok podcastlerini dinlemeye devam ediyorum, şu an olduğu gibi. konular ve alıntılar hoşuma gidiyor, bir de akran oluşumuz daha da güzel. bana hitap ediyorlar kısaca.

    ancaaak, eğer burayı okuyorsanız lütfen şu soruna bir çare bulun: kulaklık son sesle dinlerken sizi, siz kahkaha atarken kulak zarımı titretiyorsunuz kulaklarım kanıyor.

    yine de dinlemeye tabi devam edeceğim podcastlerinizi.