şükela:  tümü | bugün soru sor
52 entry daha
  • dış mihrakların görevlendirmesiyle hükümetimizi zor duruma düşürmeye çalışan "kes lan vatan haini fetöcü" beyanı. senin oy verdiğin akp olmayabilir, benim oy vereceğim ak partim. yok öyle dibe değmeden vazgeçmek.
  • + bu parti artık benim oy verdiğim ak parti değil.
    - ya.. demek öyle ne oldu ki müdür?
    + olmuyor hacım, her şeye zam geldi, zam.. zam.. zam!
    - aklın başına geldi demek, illa cebine dokunması mı gerekiyor?
    + ne alakası var vatan, millet, sakarya!! kem.. küm.
    - o artık senin oy verdiğin ak parti değil!
    + evet bende onu diyorum hacım.
    - o artık benim oy vereceğim parti, azıcık ta siz çıldırın.*

    şeklinde devam edebilecek diyalogdur.
  • ak parti farklı siyasi eğilimleri bünyesinde barındıran bir koalisyon partisi olarak kuruldu. eşitlerin partisiydi (erdoğan-gül-arınç- şener. sonradan davutoğlu vs.) içinde birçok farklı ekol / klik ve lider barındırıyordu. doğal karizmatik lideri ise erdoğan'dı. daha doğrusu partideki "liderlerin lideri" erdoğan'dı. şimdi ise -yalnız-ca lider. diğer isimler tasfiye oldu. bunu o istedi.

    partinin bu zenginlikten doğan ciddi bir "kurmay aklı" vardı. o akıl tasfiye edildi. artık damat (pelikan) - soylu gibi derinlikten yoksun vasat dahi sayılmayacak, hamasi klikler ve akıllarla ite kaka götürülmeye çalışılıyor. bunu da erdoğan istedi.

    parti reformistti. her ne kadar, erdoğan kolay yönetim açısından toplumu erdoğancı-antierdoğancı kampları üzerinden yüzde 50 - yüzde 50 ayrıştırarak siyaset yapsa da (ki yetiyordu bu, karşısındaki yüzde 50 dağınıktı çünkü), partinin reformist özelliği anti cephede dahi yer yer heyecan dalgası uyandırabiliyordu. üstelik dünyanın her yerinde olduğu gibi, siyasal iletişim açısından reformistliği temsil eden turuncu renkler parti amblemleri ve afişlerinde baskındı. şimdi ise milliyetçi-muhafazakarlığı temsil eden mavi tonlar ile otorite ve statükoyu, yani "ben devlet oldum"u temsil eden kırmızı renkler özellikle son 3 yıldır baskın. partinin reformist bir yanı kalmadı.

    parti yeni, karizmatik ve heyecan uyandırıcı figürler üretemiyor. önümüzdeki belediye seçimleri dahi fazlasıyla yıpranmış, eskimiş ya da ithal adaylarla kotarılmaya çalışılacak ki, birçok şehir ve ilçe kaybedilecek ya da ciddi oy kayıpları yaşanacak.

    2011 genel seçimlerinde gençlerin yüzde 47'si ak parti'ye oy verdi, 7 haziran 2015 seçimlerinde oran yüzde 20'ye düşerken, 24 haziran 2018 seçimlerinde yüzde 20'nin de altına düştü. geleceğin yok özetle.

    parti güçlü ve bağımsızdı. sonunda başarısızlığa uğrasa da kendi politikalarını, süreçlerini, paketlerini üretebiliyordu. şu an ipotekli / hacizli bir halde. bağımsız değil. bahçeli'nin "hötttt" demesi kafi.

    birkaç yıl öncesine kadar erdoğan izlenirdi; şimdi ortak canlı yayınlarda dahi reytinglerde 20'li sıralarda yer alıyor. ne söyleyeceğini merak etmediğim için, son iki yıldır bir-iki konuşmasına birkaç dakika baktım, kalanları izlemedim dahi.

    haliyle çoktan bitmiş bir hikâyeden bahsediyoruz. doğru bir söylem. oy verilecek nesi kalmış?
  • yoo gayet senin oy verdiğin parti.
  • chp aynı chp.. kemal de aynı kemal maalesef..
  • "parti aynı parti de sen anca uyanıyorsun" demek istediğim beyan...
  • ak parti değil zaten akp..
  • katılmadığım önerme. halbuki bizim yıllardır oy vermediğimiz akp hala aynı oy vermediğimiz akp. yani demem o ki parti hala senin oy verdiğin parti. değişen bir şey yok etyencim. olsa olsa aydınlanmaya başlayan beyinler vardır.
  • hahahahahahasiktir be rıfat abi, gayet de o işte.
18 entry daha