şükela:  tümü | bugün
  • bir kadın ve erkeğin tanışıp sevgili olmalarından evlenip birbirlerinden sıkılmasına kadar olan süreci yüzeysel ve basit bir dille anlatan, çevrede duyulup sıkıldığımız klişe ötesi esprileri de bunun üzerine eklemiş yaratıcılıktan çok uzak tiyatro oyunu.

    işi gücü futbol olup, kadınları sadece seks objesi olarak gören, duygusallığın ne olduğunu bilmeyen, erkeğin karısını aldatmasını normal bir olay sayan, sadece macera filmlerinden hoşlanan ortalama bir türk erkeğinde olması gereken tüm özelliklere sahip düz bir adamın; sevgilisinin elini dahi evlenmeden tutmayan, aşırı duygusal, gelenekçi, kariyer yapmaya çalışan, futboldan nefret eden, alışveriş ve pembe dizi seyretmek tek hobisi olan, kocasının aldatmasını hayatın içindeki normal bir olay olarak gören, modern görünmeye ve bir şirkette kariyer yapmaya çalışan düz bir kadının saçma hikayesi anlatılıyor oyunda. kendilerinde olan bu özellikleri her erkek ve kadının normal düşünceleri olarak gösteriyor oyun bir de. herşeyi genellemeye çalışıyor.

    "her erkek eşini aldatır", "hiçbir kız sevişmekten hoşlanmaz, sadece duygusalllığı sever", "her erkek doğumgünlerini, evlilik yıldönümlerini unutur, 20 yıl önceki futbol maçı kadrolarını unutmaz", "kadınlar televizyonda sadece magazin programı seyreder" gibi çevremizde duyunca direk kaçmamız gereken cümlelerle doldurulmuş bir oyun hazırlamış tiyatro mahsülleri ofisi ekibi.

    arzu yanardağ ve okan metin'in oynadığı oyunda, oyunculuklar orta seviyede, sahne dekoru gayet sade, kıyafetler ise çok basit. erkeğin evde maç izlerken giydiği milan forması, kadının eve gelir gelmez geceliğini giymesi gibi seçimler göz zevkini bozuyor izleyicinin. zaten kötü olan bir oyunda tek iyi yön sanırım salonun dolmasıydı... salonu dolduran izleyiciler de bu kadar basit esprinin döndüğü oyunda herşeyi gülmeyi ihmal etmediler..

    p.s: bu kadar beğenmediğim oyuna uzun bir yazı yazmamın sebebi benim için farklı bir açıdan önemli olmasıydı. halen bu kadar kötü oyunlar yapılabildiğini gördüm ve hayatımda izlediğim belki de en kötü oyundu kendisi...
  • hayal kırıklığını anlatan en güzel cümle...

    "sana yarım koparılmış kızgın anlamsız cümleler söylemek istiyorum şu an ama yine de söyleyemiyorum.
    çünkü bu sen değilsin anlayamazın artık beni.
    kırgınım! hemde çok... şimdi biraz yalnız bırak beni sana inanmaya çalıştığım o güzel düşünceleri de yok etme en azından..."
  • sen...

    benim hayallerimde yaşadığım adam...

    gözlerimde sakladığım sevgili değilsin...

    hayallerimi giydirmişim senin üstüne...

    o bile zor geldi sana.

    bu yükü taşıyamadın sen...

    bu sen değilsin...

    sen olamazsın.
  • sagopa kajmer & faruk sabancı düeti.
    10/10
    --- spoiler ---

    [giriş]
    karşıma almışım dünyamı, boğuşuyorum onunla
    kol kola girmiş ihanetler önümden geçiyor

    bileklerimi sıkıyor parmaklar, tırnaklar batıyor
    üstüme düşüyor sağanaklar
    şansıma kalbim hâlen atıyor

    bekle ki çıksın dökülsün dilinden dökülmesi gerekenler
    bekle
    eksik kaldı yarımdan fazlası kaldım kalabalık ortası yek de

    [nakarat]
    gücümü toplamalıyım ancak
    gücümü bulamıyorum ben de
    bir ölüyü taşıyorum üstümde sanki

    gücümü toplamalıyım ancak
    gücümü bulamıyorum ben de
    ölümü taşıyorum üstümde sanki

    vakit dolmadan, çok geç olmadan
    gideyim buralardan
    vakit dolmadan, güneşim batmadan
    gözüm dolmadan
    gideyim buralardan
    çok geç olmadan

    vakit dolmadan, güneşim batmadan
    gideyim buralardan
    vakit dolmadan, çok geç olmadan
    gözüm dolmadan
    gideyim buralardan
    çok geç olmadan

    gücümü toplamalıyım ancak
    gücümü bulamıyorum ben de
    bir ölüyü taşıyorum üstümde sanki

    gücümü toplamalıyım ancak
    gücümü bulamıyorum ben de
    ölümü taşıyorum üstümde sanki

    [çıkış]
    hissettiklerim nası' bilir misin?
    "biliyorum" desen bile bildiğinden emin misin?
    hissettiklerimi hissedebilir misin?
    o yoldan geçmeden tarif edebilir misin?
    beni kırmaktan ya da benden vazgeçebilir misin?
    kahretsin!
    bu sen değilsin

    [nakarat]
    vakit dolmadan, çok geç olmadan
    gideyim buralardan
    vakit dolmadan, güneşim batmadan
    gözüm dolmadan
    gideyim buralardan
    çok geç olmadan
    --- spoiler ---
  • bu gece 00.00'da çıkacak olan (bkz: sagopa kajmer) (bkz: faruk sabancı) düeti.
  • sözleri kendisinden önce yayınlanan, sagopa kajmer & faruk sabancı çalışması.

    --- spoiler ---

    karşıma almışım dünyamı, boğuşuyorum onunla
    kol kola girmiş ihanetler önümden geçiyor
    bileklerimi sıkıyor parmaklar, tırnaklar batıyor
    üstüme düşüyor sağnaklar, şansıma kalbim halen atıyor
    bekle ki çıksın dökülsün dilinden dökülmesi gerekenler
    bekle...
    eksik kaldı yarımdan fazlası kaldım kalabalık ortası yek de
    gücümü toplamalıyım ancak gücümü bulamıyorum bende
    bir ölüyü taşıyorum üstümde sanki
    gücümü toplamalıyım ancak gücümü bulamıyorum bende
    ölümü taşıyorum üstümde sanki
    vakit dolmadan
    çok geç olmadan
    gideyim buralardan
    vakit dolmadan
    güneşim batmadan
    gözüm dolmadan
    gideyim buralardan
    --- spoiler ---
  • sagopa kajmer'in en yeni şarkısı. bu adam ne yapsa dinlenir. yine çok başka ve güzel bir iş.
  • gece araba yolcuğunda dinlenecek bir şarkı olmuş. dinlendikçe demlenecektir.

    faruk sabancı gerçekten kaliteli.

    pop ve edm'nin iç içe geçtiği bu dönemlerde ortaya çıkan bir iş pop havası yaratmış olabilir, ama bu sagopa'nın ilk edm işi değil.

    kaldı ki faruk sabancı bizim ülkede kıymeti bilinmeyen house'çulardandır. snoop dogg yapınca "ooo helal reis" sagopa yapınca "ama pop bu hüüü"
  • sagonun tarzının çooook çoook dışında bir parça olmuş. pop gibi. faruk sabancıyla iş yaparsan böyle olur.
  • (bkz: #110294359)