şükela:  tümü | bugün
  • imkan verilse bu ilçeyle ilgili psikolojik gerilim-dram türünde bir film çekerim. film 38 ülkede yasaklanır, gösterime girdiği salonlarda seyirciler koltukları söker, yerlere kusar.
  • izmir'in göbeğinde olmakla beraber, buca'da oturanlar ve üniversiteliler dışında kimsenin yolunun ve işinin düşmediği tuhaf izmir ilçesidir. yoğun yerleşimi olan bu ilçede deniz yok, avm yok, ciddi manada sanat ve eğlence merkezi görevi görebilecek bir bölge yok (üniversiteye rağmen). orta ebattaki bir anadolu şehri görünümünde vasat bir yerdir maalesef. *
  • saçma sapan yokuşları ve yamuk yumuk, kaldırımsız, daracık, çöp kokan yolları olan izmir'in dandik ötesi semti. yürüyeceğiniz yol kısa bile olsa, gerek arabadan sarkan gerek huaggg gibi abuk sabuk sesler çıkaran hayvanat abazanlar tarafından rekor sayıda laf yersiniz. yazın çölde gibi hissedersiniz kendinizi, hiç ağaçlandırma yapılmamış çünkü. sığınacak gölge yok. iğrenç bir trafiğe sahip ve çarpık kentleşmenin de mükemmel bir örneği.
    buca'dan nefret ettiğimi söylemiş miydim?
  • türkiye'nin en fazla modifiye şahin bulunan ilçesidir.
  • dokuz eylül üniversitesi gibi büyük bir üniversiteyi içinde barındırdığından çok çok güzel bir potansiyele sahiptir bu ilçe, yüzdeliğe vurduğunuz zaman yüzde 60'ı öğrenci olan bir ilçe, nasıl bu kadar kısır yönetilir görmek isterseniz buyrun. parti kavramından tamamen alakasız sadece bir iç dökme entry'sidir bu yanlış anlaşılmasın. yani böyle bir öğrenci potansiyeliyle bucanın bu kadar fakir ve bakımsız kalmasının sorumluluğunu tek ercan tatinin üzerine yüklemek istemiyorum ama geçmişten bugüne yöneticilerin beceriksizliğinden başka birşey değildir esasen.

    görebileceğiniz en berbat yapılanmaya gidilmiş ilçelerden biridir kendisi. çarpık kentleşmenin canlı örneğidir, insanlar kafalarına göre evler inşa etmişler, kimsede ses çıkarmamıştır bu ilçede. ulaşımına berbat demek zaten yetersiz kalacaktır, ''z'' harfi şeklinde otobüs güzergahına sahiptir ve iki durak arası bazı yerlerde 30 metreye kadar inmiştir. (hukuk durağı ve sonraki). üstüne yol genişliğinin 2 şeriti geçmediğini anımsatıp, kalabalığı da eklersek ne demek istediğimi anlarsınız sanırım. tam bir felç durumundadır ama insanları da bu berbatlığa alıştıkları için ses çıkarmamaktadır, klasik insan tiplememiz 'banane'ciler sayesinde yıllardır da hiçbir gelişme olmamaktadır sorunun çözümü adına.

    sorunu ifade etmek adına bir örnek veriyorum ve elimden geldikçe abartmamaya çalışıyorum inanın; hukuk ve şirinyer arası taş çatlasa izdüşüm 4 kmdir. ve bu 4 km'yi otobüsle öğlen saatlerinde ortalama 25 dkda gidebilirsiniz. çünkü bir çok alternatif olduğu halde tek bir güzergahı vardır bütün otobüslerinin o da iki şeritlidir, yer yer 4 şeride çıkar ama yurdum yobazı denetimsizlikten iki şeridi park alanı olarak kullanır, tek bir allahın kulu da buraya trafik polisi yönlendirelim diye adım atmaz. üçkuyular-çevik 1 meydanı arasındaki daracık yolda, her allahın günü mutlaka bir modifiye şahin arızalanır ve trafik felç olur.

    peki bu ulaşımı dert eden ve projeler üreten bir yönetimi var mıdır? hiç ama hiç zannetmiyorum, kimsenin elini taşın altına koyacağı da yok bu gidişle. çünkü normal olan bu ülkede: başkanlık dönemini elinden geldiğince kendisini başkan seçtirenlere yaranarak geçirmektir. proje üretmektir, halk memnuniyetidir falan kimin umrunda? ha pardon arada belediye bi tiyatro düzenler hobaaa. bitti.

    üstüne üstlük üniversite yakın çevresinde bir tane bile oturup bira içebileceğiniz, muhabbet edebileceğiniz pup tarzı bi yer yoktur veya gece kulübü tarzı bi yer de yoktur. sebep? ercan tati'nin bu cevabı söylediği rivayet edilir; ''buca halkı kaldırmaz.'' yorum yapmıyorum bu cümle üzerine. ama öğrencilerin eğlenmek dolayısıyla 'para harcamak' için bornovaya veya alsancağa kaçmasına pek şaşırmamalı, bu kadarını söylemessek ayıp olur.

    neticede sadece bu ilçe için söylemiyorum; ütopya olacak ama keşke bu ülkede yerel yöneticiler; partide adamı olan, genel başkanına daha çok lobicilik yapan (diyelim) veya cebinde parası ve mecliste çevresi olan göbekli amcalardan seçilmese, keşke ama keşke bu işten anlayan, eğitimini almış cesaretli ve idealist gençlerden seçilse, daha doğrusu seçilebilse. saat geç olduğu için söylüyorum yanlış anlaşılmasın; iyi geceler bucalılar...
  • yavaş yavaş bar popülasyonu artan izmir'in güzide ilçesi. herkes içeriye giremiyor. yalnız tek şart, iyi bir şekilde bucalı oturuşu yapabilmek. resmi üniformaları ise, adidas f50'dir. yeşil ve fosforlu olanından.
  • ya arkadaş.

    hangi başlığa yazayım bilemiyorum. bi kanal çalışması yapılıyor burda 3 aydır. her yağmurda şirinyeri sel bastığı için olsa gerek yepyeni ve dev bir kanal hattı döşeniyor ana caddenin altına. kanalın ucu da sanırım buca-konak arasından geçen dereye dökülecek.

    çalışmayı kim yapıyor bilmiyorum ama muhtemelen izmir büyükşehir yapıyordur.

    bak abicim şimdi size bir akıl tutulması anlatacağım. bucayı bilenler anlayacaktır. bilmeyen anlamaz.

    yolun şuan nato ile şirinyer istasyonu arasında kalan kısmında bucaya yönünde araç geçişi kapalı durumda.

    2 aydır falan kapalı. çünkü orda kanal çalışması vardı eyvallah. ancak çalışma 3 hafta kadar evvel belki 1 ay kadar evvel bitti. şuanki çalışma şirinyer tansaş önündedir.

    yani nato-istasyon arasındaki yolun şuan araç trafiğine tek yönlü verilmesinin tek bir akıllı tek bir mantıklı izahatı yoktur.

    şuan arabalar kaçak olarak o yola bariyerlerin arasından geçiyor haftalardır. geçen gün geçmesinler diye yeni taşlar, engeller koymuşlar ama insanlar durmaz. ben dahi tuğsavul ilkogretim okulunun yanındaki sokak vasıtaile ile bu yola yine kaçak olarak girip şirinter metro durağı yönüne gidiyorum bu yoldan.

    abicim bu yol niye kapalı? biri bana mantıklı bir izahat yapsın. bırakın arabalar metro önünden şirinyere girsin. şuan tüm trafik namık kemal ve akıncılar üstüne verilmiş durumda.

    bu akıl tutulması karar yüzünden tüm belediye otobusleri akıncılara dönüyor. dev gibi körüklü otobüsler şirinyer lisesinin ordan geçip, aydınhat boyu üstünden bucatıpın yanından tekrar şirinyere çıkmaya çalışıyor ama başaramıyorlar.

    trafik o noktalarda ilerleyemiyor belediye otobüsleri yüzünden. boğazköprüsü trafiginden vahim olmuş durumda.

    ulan şu mehmet akif caddesi neden tek yönlü arkadaş. delircem ya. vallaha delircem. aptal bu adamlar ciddiyim.

    bu işte emeği kimin vars abuca belediyesi mi? izmir büyükşehir mi? il trafikkomisyonu mu? kimse bundan emeği geçen resmen akıl tutulması yaşıyorlar. üzerinden hiçbir çalışma olmayan bir yolu şuan tek yön işliyorlar. sorsan verecek tek bir mantıklı açıklamaları olmadığına eminim.

    beter olsunlar.
  • yozgat ya da anadolu simülasyonu diyenler heralde ikisi hakkında da hiç fikir sahibi değiller. gediz tarafları belki biraz enteresan yerdir ama şirinyer-evka- heykel üçgeni mantıklı yerlerdir ki bucanın yarısını kapsar nerdeyse. ben akıncılar'da ki görece daha az gelişmiş bir semtinde yıllarca uzun saç küpeyle (erkek) satanist modunda geçirmiş biri olarak hiç bir rahatsızlık hissetmeden yaşadım. try the same in yozgat... ankarada ulus'ta bile laf atan tipler olurdu bucada kimse laf etmezdi. ama trafiğinin allah belasını versin ne yazık ki, istanbuldan hallicedir. tek şerit yollar 500.000 kişinin ulaşımını taşır.
  • 2012'nin ekim ayından beri yaşadığım izmir ilçesi. bok götürmektedir. yolları offroad pisti gibidir, her yağmurda rafting parkuruna döner. adrenalini boldur. çarpık kentleşme almış başını gitmiştir. her yer yamuk yumuk binalar ve sokaklarla doludur. şirinyer'den heykel'e giden cadde hariç 1 tane adam gibi yaya kaldırımı bulamazsınız. bulsanız da kaldırımı kaplamış trafik levhaları, aydınlatma direkleri ve otobüs durakları arasında slalom yaparsınız. yürüyüşe çıktığnızda mutlaka birkaç ezilme tehlikesi atlatırsınız. belediye otobüsü cennetidir buca. otobüs durakları girintisizdir. durak önünde en az 3 adet olmak şartıyla arka arkaya dizilip trafiğin anasını beller bu otobüsler. arkalarında arabanızla beklerken çılgına dönersiniz. ilçenin en merkezi yerini (şirinyer meydanı) kanalizasyon sistemini yenilemek için kazarlar ve 3 ay trafiğe kapalı kalır bu meydan. tek yönlü arka sokaklarda labirent çözersiniz. ilçenin aydın otobanına olan çıkış yolu genelde tek şerittir. bazen kilometrelerce kuyruk olur girişte veya çıkışta. arazi müsaittir ama bir allah'ın kulu da demez ki ben şu yolu genişleteyim de rahatlasın trafik. doğalgaz faturanızı 1 gün geciktirirsiniz kışın göbeğinde soğukta kalırsınız. kesmek için haber veya mühlet vermezler. öğrenci bolluğundan olsa gerek içinde yaşanabilecek durumdaki evlerin kiraları 1000tl'den başlar. manzaranız karşı evin içidir bu evlerde. kısacası izmir'in en yaşanmaz yeridir buca. manisa'yı bu kadar özleyeceğimi hiç düşünmezdim.
  • son zamanlarda trafiği gerçekten berbat olan ilçe. zaten berbattı, şimdi daha çok berbat oldu. şimdi bu trafik sıradan insanları bile çileden çıkartıyor. sıradan insanlar dediğim kolay kolay sinirlenmeyen, sakin insanlar. peki sinirli olan insanlar neler yapıyor?

    bakın amına koyim. yaz tatili liseliler için haziran başı, üniversiteliler için ise temmuz ayında başladı. ama bu adamlar her yağmurdan sonra minimal bir gölete dönen buca menderes caddesi ve şirinyer izban'ın artık göle dönmemesi için kanal yapımına başladı. ama bu kanalı tam öğrencilerin ve çalışanlar yoğunlukta olduğu ağustos sonu ve eylül ayında başlattılar. tam bir kaos yarattılar. bu nasıl bir planlamadır olm ? ben akşamları eve nasıl döneceğim diye kara kara düşünüyorum.

    3 gün okula gittiğim sürede her gün farklı bir yolla eve dönmek zorunda kaldım;

    1. gün şirinyer izban'dan çıkar çıkmaz 273 denen otobüsü bekledim. normal bir buca gününde akşamları bu otobüs 15 dakika içinde beklediğin duraktan geçiyor. ama ben o gün tam 45 dakika otobüs bekledim. sikerim böyle işi deyip. eve yürüdüm. evimin mesafesi hızlı tempo ile yürüyerek 40 dakika. zaten bütün gün kafam ders çalışmaktan sarhoş gibi olmuş. eve gidene kadar küfür ettim.

    2. gün şirinyer'de inmedim izban'dan. ne yaptım evime 20 dakika tempolu yürüyüş mesafesi olan inkilap durağında indim. şimdi bornova - bostanlı - karşıyaka tarafından optimum outlet'e gitmek isteyenler bu durağı görüyorlar. onlar için sıradan bir durak. ama beyler orası adıyla sanıyla buca - gediz mahallesi. izban'dan inip 50 metre yürüdükten sonra gediz mahallesinin tam ortasına giriyorsunuz. burası buca apaçi nüfusunun yüzde 97'sinin barındığı bir yaban hayat. adeta kendi kanunlarını yaratmış bir mahalle. burada yaşamakta ölmekte bir ekip işi. her yerden pati yapan şahinler, giydikleri dar paça eşofmanlar yüzünden kangren olup ayaklarını kaybeden gencecik insanlar, silah sesleri, barut kokusu, kan ve gözyaşı. güvenli bir bölgeye geçmen 10 dakika sürüyor. bu on dakika boyunca " acaba böbreğimi söktüler mi? ", " acaba götümü keserler mi? ", " acaba şu sokakta soyulur muyum?" gibi deli soruları düşünerek yürüyorsun. sonunda güvenli bölgeye geçince yaşadığın adrenalin patlaması için değer mi? değer tabi lan. şaka lan şaka. ipsiz bungee jumping yapmak gibi bişi amk. düşman götüne. bu seçeneği eledim.

    3. gün ise bu sefer gümrüğe gidip evimin oraya giden otobüse binmek istedim. normal şartlarda 40 dakika süren evim, o buca trafiği yüzünden 1 saat 20 dakika sürdü yol. küfürbaz gizemli rapçiye döndüm lan yolda.

    3 gün boyunca yaşadığım olaylar bunlardı. ama ben aylarca bu yolu çekmek zorundayım. saçlarıma aklar düşmeden bu durumun düzelmesini diliyorum. aslında güzel bir ilçe.