şükela:  tümü | bugün
  • gördüğüm şehirler arasında en güzeli. alkol ucuz, şehir harika, kızlar desen on numara. en çok keyif aldığım şehir burası oldu benim, her ne kadar çok ülke gezmemiş olsam da. yaşanılabilir mi emin değilim. aslında sarı tramvaya atlayıp her gün margaret adasında koşmaya çıksam güzel olmaz mı, olur tabi de iş miş yoktur buralarda.
  • geleli bi kaç saat oldu, şimdilik çok bi numarası yok gibi gelen şehir. metrolar falan leş, ingilizce bilen çok az. bakalım biraz daha keşfedeyim belki fikrim değişir.

    gezi bittikten sonra editi: heryer de türk dönerci var, istila etmişler resmen. macarlarda baya yiyo burlardan.

    szimpla kert diye bi yer var, ruin bar deniyomuş bu tarz yerlere. kalabalık baya, avlusu falan var orda takılıyo millet ama çok da bi olayını göremedim. 2 defa gittim canlı müzik falan yoktu, şöye ufak çaplı bi gruplar falan çıksa daha iyi olur bence.

    bira ucuz mekanlarda 5 liraya falan geliyo türk parasıyla, marketlerde falan daha da ucuz tabi.

    tarihi yerler var baya, yürüyerek gezilir nerdeyse hepsi ama yorulmayım derseniz metro, otobüs falan da gezebilirsiniz.

    şehir merkezi de öyle çok canlı değildi, malesef pek beklediğim gibi değildi. istanbuldan sonra baya bi sakin geldi haliyle. viyanaya da geçtim burdan oranın şehir merkezi daha canlıydı ama.
  • * havaalanından inince ulaşım biletinizi muhakkak alın. çünkü otobüsten metroya aktarma yapmanız gerekecek ve bu sırada metroda sizi bekleyen uyanık macar ulaşım çalışanları 350 forintlik bilete 30000 forint ceza yazmak için sizi bekliyor olacak. şehrin diğer kesimlerinde sadece bazı metro girişlerinde olan ulaşım çalışanları burada turist avlamak için metro içinde bulunuyorlar. yapmanız gereken kalacağınız gün sayısına göre sınırsız ulaşım kartı almak ya da böyle bir tercihiniz yoksa transfer bileti almak. transfer bileti 530 forint. transfer bileti aldığınızda size iki adet bilet veriliyor. birincisini ilk binişte ikincisini aktarmada kullanıyorsunuz. ayrıca günlük ulaşım bileti 1650 forint ve bu bilet hakkını veriyor. çünkü tramvaydan otobüse, otobüsten metroya tüm ulaşım araçlarında kullanıyorsunuz. oysa ki 350 forint olan single ticket yalnızca tek yönde 60 dakika için kullanılıyor.

    * forint hesaplamalarınızı iki basamak atarak düşünün. yani 1000 forint yaklaşık 10 tl dır. alacağınız bir ürünün üzerinde 1790 forint yazıyorsa, 17 tl 90 kuruş gibi düşünün. çünkü gerçek değeri 16,5 tl oluyor, yani hemen hemen yakın bir değeri kolayca hesaplamış olursunuz.

    * dövizi oktogon meydanında ya da vaci utca caddesinde bozdurun. komisyon alınmayan ve gerçek değerine çok yakın bozan yerler var, dikkat edin bulacaksınız. havaalanından yalnızca ulaşım ihtiyacınızı giderecek kadarını bozdurmanızı tavsiye ederim.

    * tek bir korna sesi, iş makinesi gürültüsü ya da rahatsızlık verici bir detaya rastlamadım. tartışma, kavga, insanlar arası gerilim farkedilmesi çok zor ayrıntılar. halk arasında genel bir uyum hakim. kendinizi kesinlikle güvende hissettiğiniz bir ortam. bisiklet kullanımı ve toplu taşıma oldukça yaygın. özel araçlar trafik yaratacak kadar değil bu yüzden.

    * şehre genel bir temposuzluk hakim. insanların bizden daha fazla boş vakti olduğu hissine sahip oluyorsunuz. tuna nehrinin tam ortasında kalan margit adası'nda spor yapan, bisiklete binen ve ailece yürüyüşe çıkan insanlar dikkatinizi çekiyor. akşam opera çıkışı şık giyimli insanlar ya da vorösmarty meydanında müzik dinleyen gençler. karşıdan karşıya geçmenizde sabırla sizi bekleyen şoförler şehrin dikkate değer tempo unsurları.

    * iklimi için istanbul'dan 7-8 derece düşürün derim.

    * mimarisine hayran olmamak elde değil. çok isterdim ki istanbul'u da olağanca otantik değerleriyle koruyalım ama her şeyi mahvettik. ne denizi kaldı ne mimarisi. altını üstüne getirdik şehrin. bulduğumuz her yeşillikte mangal yapar olduk. budapeşte bu konuda ne ki? tuna nehri kıyısının, köprüsünün ve mimari eserlerin ışıklandırması boğazla boy ölçüşebilir mi oysa ki? bir macar bile bunun farkında. siz şehriniz çok güzel demeye kalmadan size istanbul'dan bahsediyor. allah bilir kafasında nasıl fotoğraflar var. budapeşte'de yeni bir yapı bulmak zor. eski binaların aynı formunda korunduğunu gördüm. tebrikler gerçekten.

    * şehir pahalı ya da ucuz diye nitelendirilemez bence. bizim fiyatlarımıza çok yakın hatta ucuz. birayı budapeşte'nin belki de en popüler barı szimpla'da 550 forinte içtim. istanbul'da 5 tl'ya bira içilen bir yer hatırlayamadım doğrusu. yerel esnaf ısrarcı değil. kibar. ancak turist avlanan yerlere dikkat edilmeli. 5 tl etmez tabağa 3000 forint fiyat biçerler. otellerde ucuz. avrupa ortalamasının altında.
  • bunlar avrupalı dememek lazım bilet ceza konusunda. geçen hafta şu saatlerde bana geçirmeye çalıştıkları 16000 forinti (8000*2) allem kullem en azından 8000'e indirdik. inanın fakir edebiyatıyla yazdırmayabilebilirdik de o kadar aymazlık yapamadım. avusturyada almanyada falan böyle bir durum olsa zannetmiyorum ki "iyi hadi tekinize yazayım eheh" desinler. gerçi mallık bizim al işte 1 haftalık kartı ama şöförde o kart yok, havaalanındaki döviz bürosu ölücü derken corvin'de enselediler.
  • tramvayda falan ceza yediğinizde polis çağırın demeniz gereken memleket. cezayı pasaporta yazdırırsınız ömrübillah ödemezsiniz. memurları şerefsizlikte çığır açmışlardır çünkü.

    onun dışında sen kalk burayı bırak çorum'u al. olacak iş mi amk? itele macarları elazığ'a sen yaşa budapeşte'de belgrad'da.
  • çok soğuk ama ucuz bir memleket
  • 80 sene kadar önce gülme öğretim okuluna ev sahipliği yapmış şehir.

    http://www.zamantika.com/…0lar/gulme-ogretim-okulu/
  • budapeste'ye gideceklere tavsiyeler yeterince verilmis. gidilecek yerler belli zaten. cogu tuna nehri cevresinde oldugu icin yürüyerek gezilebilir. yalniz önceden bilgi edinmekte ya da yanindan rehber kitap götürmekte fayda var. hicbir tarihi eserde, mekanda bir aciklama yok. olsa da ya macarca ya latince oldugundan faydasi yok. hazirlikli gidin. ama tarihi eserlerin hemen hepsinin de restore edildigini, hicbirinin orijinal kalmadigini görünce de hayal kirikligina ugramayin. daha biz gezerken budin kalesindeki sarayin sütunlarina strafordan ekleme yapiyolardi adamlar. o derece.

    bunun disinda budapeste gördügüm en fotojenik sehir. her karesi kartpostal. ayrica hayatimda ilk defa turist kaziklamaya calismayan turistik sehir gördüm. zaten cok ucuz oldugu yetmiyomus gibi turistik mekanlarda dahi fahis fiyat cekmiyolar. new york cafe disinda pahali bi mekan görmedim. adamlarda nasil bir vegi bilinci (ya da kontrolü) varsa fis vermeden hicbi sey satmiyolar. tuvalete bile gittiginizde almaniz icin önceden kesilmis faturalar sepetin icinde sizi bekliyor. icki cok ucuz ve özellikle sarap insanin gözünün icine sokuluyor. ama sigaraya da bi o kadar savas acmislar. sigara sadece üzerinde t harfi olan isimsiz, buz camli, acik mi kapali mi oldugu bile belli olmayan mekanlarda satiliyor. ama bunlar da 24 saat acik sanirim.

    mutfagi cok tavsiye edilir degil. corbalari güzel, etleri domuz, pastanesindense en cok pogacayi begendim. kahvalti kültürleri yokmus zaten. turistik yerlerdeki pastane, kafe tarzi yerlere gitmezseniz kahvaltilik bi sey bulmak epey zor. saraplari ise cok güzel ve ucuz. barda, restoranda bile 10 euroya sise actirabiliyosunuz. zaten budapeste icen adam icin cennet.

    derdini anlatacak kadar ingilizce bilmeyene rastlamadim. "macarlar ingilizce bilmiyor" diyenler bi italya'ya, ispanya'ya gitsin bakalim. yolda "diyabetim var" diyip para isteyen dilenci bile ingilizce dileniyodu. yalniz polislere dikkat. yabanci plakali arabayi hatali yere park ederseniz direkt tekeri kitliyolar. turistsin, kacarsin, pesinden kosamayiz düsüncesiyle böyle bir uygulama var. cezasi da 40 euro oldu ki bu budapeste'deki harcamalarimiz icinde en büyük kalemdi.

    özetle budapeste henüz safligini yitirmemis bir genc kiz gibi. bizi kaziklamadigi gibi cogu toplu tasimasina kacak binerek bizden kazik yedi. euro para birimine gecip de cakallasmadan gidip görün derim
  • budapeste demisken kalinacak yer ve gece hayatini da es gecmiyeyim.

    kalacagin yer kesinlikle full moon hostel olsun. hayatimda gördügüm en ilginc ve otel seviyesinde hosteldi burasi. altinda morrisons 2 adindan bi disko var. hatta her giriste diskonun kapisindaki fedailere "ben hostelde kaliyorum" diye izaha girmek zorunda kaliyosun. alemciler icin bundan daha uygun zemin yok yani dünyada. ama huzur arayan icin dogru adres degil tabii. odalarin cami bildigin diskoya bakiyor, cünkü disko binanin avlusunda. balkonda oturdugunuzda mekanda dans eden, barda icen insanlari görüyosunuz yani. sitesi bu:

    http://www.fullmoonhostel.com/

    gece disari cikacaksin ve önden demlenmek istiyosun. o zaman adresin bcitypub. bu kadar ucuza icki baska yerde görmedim. üstelik gayet de temiz, ferah bi yer. menüdeki 30 forintlik (10 cent ediyor) icecek ne diye merak edersen bildigin 02l su. adresi:

    http://www.bcitypub.hu/

    sonra bi de asmalimescit tarzi bi pasaj var. burda da barlar, sarap barlari falan karsilikli bi pasajin icinde. gayet kalabalik bi yer. giris de beles oldugudnan bi mekandan cikip digerine girmek icin ideal. spiler diye de cok meshur bi yer var icinde. adresi király utca 13. oraya gidince tüm mekanlari da görmüs oluyosun zaten:

    http://spilerbp.hu/index_en_or.php

    ve son olarak da ınstant. budapeste zaten salas barlariyla (ruin bar) meshur bi yer. bu mekan da bunlarin sahi adeta. koca apartmani bar, disko, kulüp ne dersen artik bi eglence mekanina cevirmisler. yine avlu sistemi var. üst katlardan baktiginda giris katinda sigara icilen bari görüyosun. her katta da yine dans pistleri, odalar, barlar falan var. dekorasyonu da cok fantastik. mutlaka görülmeli:

    http://instant.co.hu/

    arayan bulur
  • viyna-prag-budapeşte üçlüsünden en çok beğendiğim şehir oldu. cidden yaşanılacak şehir. görülmesi gereken belli başlı yerler var zaten, onları görün. biz toplu taşıma aracı hiç kullanmadık, otelimiz de merkeze yakındı. bir gün bisiklet kiraladık da iyi oldu. yoksa biraz yorucu olabiliyor tabi. yellow zebra diye bisiklet kiralayan, ayrıca bar olarak da hizmet veren bir yer var. ordan aldık, adam da cana yakındı. 100 euro depozito verdik iki bisiklete sanırım, sonra geri aldık. ne kadara kiraladık, unuttum ama pahalı değildi.

    avruplılar şehir içerisinde bisiklet sürmeye alışkın. yanlarından vızır vızır geçen arabalara aldırmıyorlar. biz biraz zorlandık açıkçası. aslında panik yapmaya gerek yok. araçlar bisiklet kullanıcılarına oldukça saygılı. buda tarafı biraz tepelik. önce o tarafın gezme işini halledip sonraki günleri bisiklet eşliğinde peşte tarafına bırakırsanız zamandan ve enerjinizden tasarruf etmiş olursunuz.

    3-4 köprü boyunca tuna nehrini iki taraftan da yürüyün. 4 köprünün hepsini de geçin. margaret adasına gidin. ama çok büyük, girişte bisiklet kiralayın veya pedallı 2 kişilik araçlara binin. biz öyle yaptık. parlamento binasına girebiliyorsanız ne ala. fazla sıra olabilir, erken saatte gitmeye bakın. içeriye biz giremedik ama bina, hayatımda gördüğüm en güzel yapı. her bir açısından binaya bakmışımdır. nehire bakan yüzü ön tarafı olmuyor, diğer tarafı ön taraf. oraya illaki geçin. binanın 100 metre kadar yakınında tuna kenarında ünlü ayakkabı heykelleri var. zincirli köprünün peşte tarafında yatıp uyumalık banklar var. orda ayaklarınızı dinlendirebilirsiniz. gulaş çorbasını hem geleneksel usul ekmek içerisinde yiyin, hem de demir tabak içerisinde(ikincisi daha güzel). bazı yerlerde hesaba bahşişi de ekleyebiliyorlar, yüzde 5-10 civarıydı sanırım. şaşırmayın. sadece 1 yerde denk geldik, biraz daha lükstü sanırım. kahramanlar meydanına çıkan o geniş, uzun ve dümdüz caddeyi sindire sindire gezin. kahramanlar meydanının arkasındaki büyük parkı iyice dolaşın(kesinlikle bisikletle). kahramanlar meydanının yanında ilginç bir heykel gibi bir şey var. adı ötvenhatosok tere. google haritalardan yerine ve fotoğraflarına bakabilirsiniz. ilginç, güzel bir şey. bir de manga'dan cevapsız sorular şarkısının klibini izleyin. budapeşte'de çekildi.

    not: bir arkadaşa yazılmış özel mesaj idi. başkalarının da işine yarayabileceği düşünülerek buraya alındı. bir de verilmiş sözüm vardı, geç de olsa yarı yarıya sözümü tuttum sayıyorum.
hesabın var mı? giriş yap