şükela:  tümü | bugün
  • bir ekşi sözlük yazarı.
  • o benim hemşirecikim. fahri kız kardeşim. bu yeni yaşı ve sonraki bütün yeni yaşları hep mutlu, umutlu, ışık dolu, pırıl pırıl olsun. çocuksu neşesi ve beni kahkahayla güldüren esprileri hiç bitmesin. çın çın sesi hep kulaklarımda, güzel kalbi hep kıpkırmızı olsun.

    kendisine, bu kez de doğum günü vesilesiyle anahtar kelimelerimizi bir kez daha hatırlatmak isterim, eminim çok hoşuna gidecektir: klima, mağaza, saçaklı, nazlı.

    iyi ki doğdun fındık!
  • bugüne kadar bana faydası dokunan tek psikolog. kendisini tanımadan önce mezarlıklarda ve harabe yerlerde dolaşıp arabesk rap kliplerinde figuranlık yapıyordum; mutsuzdum, çökmüştüm. elimden tuttu, başka bir insan oldum.

    aynı zamanda da dünyanın en şanslı ikizlerinin annesi. çünkü kendisi adeta bir çizgi film karakteri neşesine sahip. biz çizgi film izleyerek büyüdük, onun çocukları çizgi filmin içinde büyüyor.

    evrenimizin neşe kaynağına selam olsun.
  • burnu bilumum zorlu şartlardan dolayı ara ara kaçıp gitme eğilimi gösteren yazar. fakat yine de onu orada tutmaktan asla vazgeçmeyeceğine eminim.
  • (bkz: her şey bitti derken çıkagelen insan)

    yine depresif günlerimden birgün. varoluşsal bunaltı yaşıyorum.sabah sartre okuyor, akşam albert camus'la kapatıyorum günleri. bir elimde buzbağ kırmızı şarabım diğerinde ise kent switch sigaram, mütemadiyen içiyorum efenim, durduramıyorlar.
    neyse efenim, bu günlerimde bir allah misafiri geldi evime. geçmiş hayatında ateistmiş, bir süre sonra hadi ateistler bunu da açıklasın şeklindeki meydan okumalara cevap verememiş, "abi madem maymundan geliyoruz, şimdiki maymunlar neden insan olmuyor" şeklindeki meydan okumalara yenik düşmüş ve en sonunda huzur islamda diyerek yola çıkmış bir allah misafiri geldi bana. neyse efenim yedik, içtik, doyduk, allah'a hamdü sena ettik. abimiz hacı bayram veli camiine gidip bir sabah namazını da edâ etti. artık tanrı'ya da allah demeye başlayan abimiz, sonunda doğru yola girmenin huzuruyla geri döndü. pattaya gecelerinde alemlerden alemlere akma hayali kuran abimiz, allah yoluna girmekle şimdi de mekke'de şeytan taşlama hayaline kapıldı. para lazımmış. dedim sevaptır, sigara ve şarap paramı gözümü kırpmadan yeni mümin kardeşimize verdim. kalbim bir kez daha allah yolunda iyilik yapmanın sonucunda mutmain olmuştu. artık şarap yerine her gece çay içmeye başlamıştım.

    işte efendim, sonra tüm birikmişimi bağışlayınca perperişan kalmışım. bir sabah uyandım, dolabı açtım baktım ki dolap tamtakır. her gün kuru ekmek kemirmekten imanım gevremiş haberim yok. dedim bari metro çıkışlarında mendil satayım, biraz para kazanayım ki en azından kuru ekmek yerine taze ekmek yiyebileyim. bim'e gittim, selpak aldım, sonra metro çıkışına kuruldum. çokça mahçup bir haldeyim, utanmış, kızarmış. "domates domates" diye kısık sesle bağırıyorum..perişanlık sonucunda aklım karışmış, sonradan fark ettim selpak sattığımı.
    neyse gidenler ve gelenler ne yüzüme bakıyor ne de selpak alıyorlar. yüzüm asıldı, selpak satmayı bile beceremedim. işte her şey bitti derken çıkagelen o insan geldi;budevirdenicknegezer ; usulca yanaştı, hal hatır sordu, konuştuk, tüm paramı allah yolunda olan bir abimize bağışladığımdan, onun hayali olan "mekke'de şeytan taşlaması" uğruna ona verdiğimden bahsettim. kendisi de ekşi'de yazar olduğundan bahsetti. daha bir sahiplendi beni.
    tüm selpak mendillerimi aldı ve gitti usulca. vedalaştık. 15 dakika sonra ellerinde poşetlerle geldi, benim için alışveriş yapmış. poşetleri bana teslim etti. ben mahcup, ben mutlu, ben sevindirik oldum. dolabım tekrardan dolmuştu. aylar sonra ilk kez salam, sosis, sucuk yiyebilecektim artık. ve en önemlisi bir dost kazanmıştım..almış olduğu erzaklar bir ay sonra bitecekti ama dostluğu bir ömür sürecekti belki de...ve bana verdiği en güzel, en kıymetli hediyesi dostluğu idi.

    işte bir sabah dolabımı açtığımda "her şey bitmiş" dediğim zaman, buzdolabımın yeniden dolup taşmasını sağlayan ve çıkagelen insandır kendisi.

    bilmeli ki, aslında benim buzdolabımı değil, kalbimi doldurdu sıcaklığı, samimiyeti ve güleryüzü ile.

    ilk kez burada itiraf ediyorum, atalarımız her ne kadar "sağ elin verdiğini sol el bilmesin" dese de, bu güzel insanın yüreğinin zenginliğini herkes bilsin istedim.
  • bunu kim psikolog yapmış lan? yemin ederim insanın psikolojisini bozacak kadar sıkıntılı bi tip. aklı olan uzak durur.

    derdi ızdırabı bitmez, hep bi acıların kadını bergen. nerden bulur bilmem kendi gibi bi kaç gönül dostuda buldumu etrafına ooohhh gör sen o zaman arabeski...

    hayatını standart yaşasa hiç bi sıkıntısı yok ama bu çomak sokuyor dönen tekere. dediğiyle yaptığı zerre uymaz.

    cami yaptırmışlığı falan olduğunu sanmıyorum ama iyi insan. bana eğlenceli gelen bi insan. yani o üzülüyor ama üzüldüğü şeyler o kadar dandik ki bana o yuzden çok komik geliyor.

    nitekim severim kendisini. ama gerçek psikolog bu değil. onu söyliyim...
  • hep birine bu doğumgünü şarkısını yollamak istemiştim.

    yazarı tanımıyorum ama kendisine kısmetmiş, mutlu yaşlar.

    https://youtu.be/uyxny20wcdw
  • kıpkırmızı, neşeyle ve coşkuyla tıkabasa dolu bir kalbi var. en küçük mutlulukla bile gül gibi açılan, açıldıkça insanın içini açan, çok şeye, çok insana duyduğu olanca sevgisini dışarı taşıran bir kalp bu.

    maviş gözleriyle gülen, kendi minicik ama kahkahası kıkırdaması kocaman olan bu kız, benim hemşirecikim. ben kızkardeş ağbisiyim, aynı zamanda onun da manevi ağbisi. onu da hep koruyacak, kollayacak, ona omuz, arka olacak olan adam.

    bugün yaşgünü. kutlu olsun. nice güzel, çok mutlu, talihli, sağlıklı yılları olsun. doğma büyüme bir istanbullu olduğu halde canı kadar sevdiği ankara'ya, bu gece bir kışsonu karı yağıyor. bu karlı, rüzgarsız ve sakin ankara gecesinde, ağaçta bir karga, gak! diyor..
  • tanışalı çok zaman oldu. ilk nasıl tanıştık, nasıl selamlaştık tüm detaylarıyla aklımda değil ama hayatında kaç kadına bu kadar önem verdin deseler kendisini başlarda sayardım eminim.

    yaşanan her kötü olaydan sonra tüm yaraları kapatabilmek gibi bir özelliği var. çünkü içten gülüyor, gülüşü yüreğe işliyor.

    bitmeyen işler yüzünden-ki biz böyle olsun istemezdik-kalbimizde olan sevgiler kalbimizde kalıyor ama biliyor ki ben sevgimde sadığım!

    bilinsin yani, çok önemli kendisi.
  • hatırlatın da burayı su yolu yapayım artık. yazmazsam ayıp. bitmeyen işler yüzünden-ki böyle olsun istemezdim- kalbimizde olan duygular kalbimizde kalmasın.

    murat menteş romanlarına bir şebnem şibumi var bilirsiniz, ben kendisini ne zaman hatırlasam aklıma budevirdenicknegezer geliyor. aslında tam benzemiyorlar, öyle çok ortak noktaları da yok, hakan günday okurken de aklıma geliyor, alper canıgüz okurken de.
    benim kendisini düşünesim varmış şu anda farkına vardım.

    kişisel aydınlanmamı yaşamamı sağladı şu anda. gerçi haberi yok ama.