şükela:  tümü | bugün
  • sadik hidayetin bir romanı. (orj. adı: bufi kür)
  • latin edebiyatının tam simetriğinde duran harika bir kitap. bilinç ve zaman kaymalarıyla doyurulmuş bir anlatım, okurken insanın ayaklarını yerden kesiyor. abbas kiarostami filmleri gibi smooth operator'lerce kirletilmemiş bir yazarın, sadık hidayet'in bize bir hediyesidir. başucumda bu kitap için her zaman bir yer olacak.
  • sadik hidayeti bana tanitan ilk kitap olması sebebiyle kutsaldir..

    bi de ordaki kadin tasviri bambaskadir..
  • "yaralar vardır hayatta,ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen,kemiren yaralar" diyerek besmeleyi çeker,sadık hidayet
  • varlık yayınlarından (bkz: varlık yayınları) çıkan baskılar tükendiğinden aylarca uğraşıp sonunda istanbul üniversitesi merkez kütüphanesinden bulabildiğim sadık hidayetin başyapıtı. sonra yky devreye girdi de hacı ağaya,üç damla kana da ulaşabildik. sarsıcı kitaplardır. okuyunuz,okutturunuz.
  • bu kitabı anlatmak mümkün değil. 5 kez okumalı. 5'inde de uyanmanız zor olacak. muhteşem bir kurgu, çeviri zaten bir ustanın, behçet necatigil'in. okumalı.
  • hidayet'în afyon sevgisi romanda bir karakter gibi etkilidir.
  • (bkz: kör okur)
  • bombay'da 1936 yılında basılmıştır. sadık hidayet eski iran tarihinin metinlerini aslından okuyabilmek için pehlevice öğrenmeye hindistan'a gitmiştir. kitaba iran`da satışının yasak olduğunu belirten not eklenmiştir. kitap iran'da beş yıl sonra basılmıştır.

    yazarın adı batıda sadegh hedayat şeklinde yazılır.
  • --- spoiler ---
    sadık hidayetın afyon kokuları eşliğinde okuduğunuz düş ile yaşam arasına sıkışmış puslu, büyülü başyapıtı. nam-ı diğer; kör baykuş

    hidayet bir yanıbaşındaki kurtlanmış, gözlerini size diken ve gözlerindeki bakışı ile sizi uzaklara götüren kadının yanına götürüyor, bir elindeki karalamayı gösteriyor, kadını ve gözlerini, bir kadının gözündeki şehveti size gösterip ne acı çektiğini anlatırken, o yaşlı ihtiyarın korkunç kahkahası ile ürperiyorsunuz. birini bir kadını veya erkeği sırf kadının kardeşi olduğu, ona çok benzediği için, onun suretine, yansımasına, yankısına benzediği için öpmek ..... tutkunun hastalıklısı, en yoğunu, en düşe karışmışı.

    çirkin olanı çirkin değil de sadece hallerden biri olarak anlatabilen bir kaç yazardan biri oldu hidayet benim nezdimde. betimlemede güçlü dili adeta burnunuza, gözünüze, içinize nakşediyor. diğer eserlerini okumak ise farz.
    --- spoiler ---