şükela:  tümü | bugün
  • yurdum insanının karizmatik olmak adına küçümsemeyi alışkanlık edindiği, biraz bu huyundan vazgeçse erdemlerinin farkına varacağı super kahraman dizisi. hollywood'un en iyi senaristlerinden biri sayılan joss whedon'ın yarattığı ve yazdığı, hush isimli bölümü ile emmy ödülüne aday gösterilen, aynı bölümle bram stoker ödülünü kazanan, academy of science fiction, fantasy & horror films gibi dasakli bi kuruldan 3 yıl boyunca en iyi dizi ödülünü alan, yine international horror guild'den 99'da en iyi dizi ödülünü kapan, çizgi romanı ile çizgi roman dünyasında da itibar gören, her bölümü ciddi analizlere ve çözümlemelere maruz kalan, eski filmlere sağlam göndermelerle gönülleri fetheden, fantastik kurgu adına birçok ilki barındıran (bir televizyon dizisindeki en uzun sessizlik: 22 dakika ile, bir süper kahramanın sıradan bir insanı öldürmesi gibi...) ve senaryo olarak aşmış bir dizidir. hazır tekrar gösterime başlamışken önyargıyla bakanların bir kere daha bakması gereken televizyon başyapıtıdır.
  • mantik hatalariyla dolu vampir dizisi... normalde bir vampir dizisinde mantik hatalari olmamalidir
  • dostoyevski'nin, palto hikayesine atıfta bulunarak, "hepimiz gogol'un palto'sundan çıktık" dediği yazılagelir, 2000'li yıllarda zirveye ulaşan fantastik / kurgu bilim dizi sektörü de whedon'un buffy'sinden çıkmıştır. yarattığı evrenin içindeki takipçilik, süreklilik ve tutarlılıkla; "retcon" tabir edilen ben yaptım olduculuktan uzak duruşuyla, vampirler, iblisler ve cadıların bir sanat eserinin gerçekçiliğine zerre zarar vermeyeceğini ispatlamıştır. en sıradan bir "monster of the week" bölümündeki bir detayın üç sezon sonra referans gösterilebildiği, bazı alt hikayelerin beş altı sezonda olgunlaşıp nihayete erdiği, iki yıl sonra olacak olayların ipuçlarının önceden verildiği, dahiyane ve insanı asla aldatılmış hissettirmeyen bir hikaye örgüsüne sahipti. a song of ıce and fire'a kadar da, okuyucuya/ izleyiciye bu saygıyı hiçbir eserde bulamadım.

    "buffy summers, beloved sister, devoted friend. she saved tv. a lot. "
  • çok emin olmamakla birlikte hikayesinin kurgu olduğunu düşündüğüm vampirli dizi.
  • insanların çoğunluğu cheesy adından ve 1.sezonda ard arda yağan monster-of-the-week bölümlerden diziye hiç yaklaşamıyo ama 2.sezonda (spesifik olarak surprise ve innocence ikilisi) öyle bir hal alıyo ki ölesiye izlediğiniz game of thrones'lar, the walking dead'ler, spartacus'ler böyle bir dizi senaristliğine ağızlarında salya ve kalplerinde imrentiyle bakakalırlar. hadi hoşçakalın.
  • efendiler, vampirler 19. yuzyildan itibaren edebiyatta, filmde vs. nietzsche usulu ahlaki ve iyi ile kotunun goreligini anlatmak icin kullanilan semboller olagelmistir. uluslararasi vampir standartlari enstitusu varolmadigindan (belki de vampirler varolmadigindan) bir eserde nasil betimlenecekleri ustunde kimsenin yaptirimi yoktur. bu yuzden, new orleans'in gulu anne rice ve lestat kultunden fanboylarin "drakula oyle olebilemez, vampir karizmadir yucelerin yucesidir" tarzi elestirileri yersizdir, ancak sasirtici da degildir; soz konusu dizide cogu zaman tassak konusu da edilmistir bu guruh

    butun bunlarin disinda buffy vampirlerle alakali degildir de zaten, ismine bakip yanilmayiniz. dizinin hayran kitlesini olusturanlar, kirkina merdiven dayamis ev kadinlarindan okuyup profesor olmus gozluk bile takinmis akademisyenlerine kadar, zaten bunu fark etmistir. buffy vampir oldurmek yerine hobaraklari gubartsaydi yine milyonlari buyuler kapisinda kopek ederdi aslinda. cunku dizi temelde herkesin yasadigi buyumeyi, degismeyi, asalakliktan sorumluluk sahibi bireye gecisi (veya gecemeyisi) konu alir. vampiri, cadisi, umacisi bahanedir, ana hikayeyi kolaylastiracak, celiski ve cozumleme carklarini yagliyacak araclardir. yukarda bahsedilen ubermensch ahlakindan (bana gore ahlaksizligindan) farkli bir ahlak anlayisi hakimdir: iyi olmak mutlu olmanin yegane sartidir. faith bacinin hikayesinde bu aristocu ahlak anlayisi cok bariz bir sekilde ortaya cikar.

    dizi, ille de kategorize etmek gerekirse, daha cok super kahraman mitosuna yakindir bu yonuyle . orumcek adam'da gordugumuz guc-sorumluluk konusu buffy hanim kizimizin da basini agritir mesela. belki de bu yuzden, buffy karakteri dizinin en populer karakteri degildir coguna gore. milletin gonlu daha ziyade xandergile willowgile ve ille de sari pipi spike picine kayar. super kahramanla kendini ozdeslestirmek daha zordur.

    eklemekte yarar var, bence buffycan ilk ve tek kadin super kahramandir, travesti bir superman olmaktan oteye gecememis emsallerinden (bkz: wonder woman) cok daha kadindir cunku.

    anladigim kadariyla bircok yasini basini almis insani bu genclik dizisine baglayan ve hmmm dedirten bolum angel'in buffy'yle sevismesi sonrasi aniden pustlasmasini konu alan masumiyet bolumudur. joss whedon abi burda hemen herkesin yasadigi veya yasamaktan korktugu "herseyimi sevdicege teslim edersem degisiverir" ortak paydasini onikiden mihlamistir. bendeniz de masumiyete kadar sirf gul yuzlu yarimden sonra dunyanin en guzel kadini olan sarah baci icin izlemekteydim diziyi.
  • şimdi izleyince çekimler falan biraz amatör geliyor olabilir ama zamanına göre hatta şimdi için bile çok çok iyi bir dizidir. o kadar farklı şeyler denenmiştir ki dizide saygı duymak gerekir. müzikal bir bölümü vardır mesela tamamen sessiz geçen bir bölümü ya da tamamen rüyalardan oluşan bir bölümü. her biri özenilerek yapılmıştır ve gerçekten de çok iyidir. hele günümüzdeki sadece aşk üçgenlerine beşgenlerine dayanan dizilerin yanında oldukta kalitelidir diyebiliriz. 81-86 arası doğan efsanevi neslin* ergenlik dizisidir belki ama kendi kulvarında hala en iyiler içerisindedir. ben supernaturali benzetirim bu diziye ki o da favori dizilerimdendir.
  • dizi boyunca bir tane kafasi calisan, omurga sahibi karakter var gibi, ki o da omurgasini sonradan kazaniyor...
    adamimsin spike..
  • henüz geçen sene baştan sona izlemiş olsam da küçükkene cnbc-e'de izlediğim bölük pörçük bölümlerin anısından mıdır, yoksa arkadaşlarımın hayvan gibi buffyverse aşığı olmalarından mıdır bilemedim ama geç kalmış bir şekilde izlesem de bu dizi benim sanki küçüklük arkadaşım.

    olum sırf bitmesin diye 7. sezonun yarısını izlememişim o derece. böyle hiç bitmesin benim için bu dizi. gerçi sonunda neler olacağını biliyorum, hatta 8. sezonunun çizgi romanlarını indirip okumama rağmen bir de üstüne satın aldım, ama dizisi beni bambaşka yerlere götürüyor ya.

    teker teker karakterleri sayarak neden sevdiğimi de anlatırdım şimdi ama hepsi hakkında sayfalarca yazabilirim. tabii ki çok favori olan karakterlerim yok değil. yani bir spike gerçeği var lan? spike gerçek olsa şu an düşünmem vampir eyle beni anam diye kollarına koşarım. sonra willow var, belki benim için motivasyon kaynağı olmadı ama bir arkadaşımın resmen idolü gibiydi. giles ya, ingiliz aksanını yediğim adam. xander'ı ve anya'yı da çok özleyebilirsiniz bir onlara alışırsanız. sonra faith. bence çok ilginç bir karakterdi ve hep kafamda angel'la aralarında bir şeyler olması gerektiği geçiyordu onunla ilgili. 3. sezonun fatihi direkt faith'tir mesela. angel da kendi çapında iyi karakter ama spike'la olan çatışmaları asla bitmeyeceğinden ve spike gözümde açık ara farkla bu kadar öndeyken angel demek imkansız. bir de arada riley gibi gereksiz karakterler var ki onlar anlatılmaz yaşanır yani.

    buffy'yi bu kadar sevmemin bir nedeni de joss wheedon'ın kesinlikle sosyal içerikli bir iş yapıyor olması. adamın feminist bir duruşu var o belli. buffy gibi minnacık bir kadının kocaman işler başarması mesela oldukça feminist bir yaklaşım. sonra en önemlisi de bu dizide ciddi ciddi bir lezbiyen ilişki görebilirsiniz. bir the l world kadar olmasa da içinde lezbiyenliğin olduğu kaç dizi var adam gibi allasen?

    bir de buffy apayrı bir evren ya. demonlarıyla olsun, karanlığıyla ya da aydınlığıyla olsun insanın o evrende yaşayası gelebiliyor. yani ben kesin ölürdüm orda ama ölmeden önce ne badireler atlatırdım lan? bir çekiciliği var bu evrenin.

    ayrıca buffy senaryo açısından, karakter zenginliği açısından kesinlikle kayda değer yani. senaryosu harbiden çok sağlam ve tematik bölüm konusunda aşmış durumda bence. müzikal bölümü olsun, sessiz bölümü olsun hatta filler bölümleri olsun karakterler hep gelişiyor, değişiyor ve konu çok akıcı devam ediyor. aşık olunası bu yüzden.

    angel spin-off'unun bile aslında vasat üstü bir dizi olduğu düşünülürse sanki buffy 10 üstünden 15'miş de 5'i fazla gelince angel'a aktarmışlar gibi diye de düşünülebilir. angel ve buffy'nin beraber yayınlandığı zamanları düşünüyorum da of lan ne izlenirmiş o zaman?! çıldırırdım şimdi olsa. televizyon izlemeyen bünyeyi kilitlerlerdi böyle. bence cnbc-e düşünsün bunu bir daha yapmayı. buffy'yi baştan versin yaz sezonunda, araya da angel atsın 4. sezondan itibaren, bak bakalım o ratingler nerelere zıplıyor yayınlanan kuşakta. yetkililer sesimizi duysun yea!

    neyse bu buffy hakkında en kısa konuşabilmiş halim. şimdi geri dönüp iç huzuruyla mükemmel jenerik müziği eşiliğinde dizinin son bölümlerini izleyeceğim.

    lan çok seviyorum öyle böyle değil be.
  • şu anki vampir dizilerinin hepsine beş basar. tartışmasız.