şükela:  tümü | bugün
  • şüphesiz dayak yemek çok can acıtan bir hadise fakat bir de bunun neden olduğunu anlamadığınızda ya da haksız bir linç ile karşılaştığınızda, acısı iki kat artıyor.

    şöyle ki başımdan geçen bir hadiseyi anlatayım.

    vaktiyle orta okulun sonlarına doğru bir yaştayız, henüz ergenlik ve çocukluk arasında git gel salak bir zaman.
    ozanmanlar da tabiki eften püften her mevzuya kavga da ediyoruz tabi ama kavgalarımız öyle bir iki gün sonra barışarak geçiyor ,unutuyoruz tekrar arkadaşlığa devam ediyoruz..

    o zamanlar bizim marketimiz, yanında da bir çay ocağımız var ailece işlettiğimiz.
    haliyle arkadaş eşraf genelde bizim orada toplanırdı.

    hiç unutmuyorum bir yaz günü pazar sabah bir arkadaşım aradı dükkanı.
    telefona da ben baktım. bir diger çok yakın arkadaşımı sordu ve kapattı.
    bu arkadaşa "a" kişisi diyelim .

    sorduğu diğer ortak arkadaşımıza da "b" kişisi diyelim bu hikayede..
    üçümüz çok yakın arkadaşız.
    neyse telefon da yanımda oturuyordu zaten b arkadaşım dediğin kişi.
    geldiğimde b içeri geçmiş gazeteleri okuyordu.

    ben de dışarıda ağaçların altında oturuyorum.
    çok geçmedi a arkadaşım geldi yanıma oturdu.
    çok kısa oturduktan sonra birden kalktı ve diğer arkadaşa doğru yürümeye başladı.

    şaşkın bakışları arasında belinden çıkardığı kocaman bir bıçakla bacağından bıçaklamaya başladı ..
    öylesine şok olmuştum ki durduğum yerde kalakaldım, her şey bir kaç metre ötedeydi.

    dükkanda bulunan ,çay ocağında bulunan diger insanlar müdahale edip bıçağı elinden aldılar.
    ben hala oturduğum yerde şok olmuş vaziyette duruyordum.
    birdenbire yumruklarla kendime geldim.

    iki abim ve babam önce bıçaklayan arkadaşımı sonra bana saldırıp dövmeye başladılar ama ne olduğunu hiç bilmiyorum.

    "ya ne oluyor diyorum neden bana vuruyorsunuz " diyorum ama devam ediyorlar bana vurmaya.

    neden sonra annemin araya girmesiyle son buldu.
    bana neden saldırdıklarını anladim.
    meğer bıçak bizim dükkanda kullandığımız ekmek bıçağı birebir aynısı.
    iki buçağı yan yana getirince ikisinin farklı bıçak olduğu anlaşıldı tabii ki.
    ama iş işten geçmişti.

    bıçaklanan arkadaşım dahil, ailesi olayı benim yaptığımı, azmettirdiğimi ve mevzuyu bildiğimi düşünerek düşman kesirdiler.

    bu kez olay tamamen bana dönmüştü.
    derdimi hiç anlatamadım bu konuda.
    tamamen bir yanlış anlaşılma yüzünden en yakın arkadaşlarımdan birisi ile düşman olmuştuk ve konuşmuyorduk.
    bir türlü inandıramadık ozamanlar.
    soradan soraya sucsuz olduğum anlaşıldı.
    ama dediğim gibi iş işten geçmişti.
    ben bir daha hiç konuşmadım.
    öylesine kırılmıştım ki haksız ithamlarına , tabi onlar da hiç konuşmadı çünkü araya bir soğukluk girmişti artık.
    bir daha hiç eskisi gibi arkadaş olmadık.
    bıçaklayan arkadaşıma gelince birkaç gün nezarette kalıp tekrar çıktı.

    yediğim haksız dayağın acısı bir tarafa çocukluk arkadaşlarımı kaybettim.
    şimdi üstünden 20 yıldan fazla geçti ama o dayağı ve bana bıraktığı kirli iftirayı hiç unutmadım .
    maalesef bunu da kendi ailem yapmış oldu .

    yediğim en boş dayak da bu oldu.

    sizin de bu gibi olmasa da vardır böyle boşu boşuna yediğiniz dayak herlade..

    edit: @birtatlimuptezel sordu cevap veriyim burdan .. :)
    arkadaşım diğer arkadaşımı bıçaklama nedeni bir önceki gün yediği dayak, yediği dayağı gururuna yedirememişti.
    ki benimde kendisini dövmüşlüğüm olmuştu , böyle uzatmazdık iki gün sonra devam ederdik . kendi aramızda yaptığımız kavgalarda
    hiç bıçak girmememişti o olay olana kadar..

    editto : şöyle bir mevzu yaşanmış , konuya maruz kalan arkadaşımız yardım istedi duyarlılık adına paylaşıyorum
    (bkz: #100007211)
  • hiçbir dayak boşu boşuna değildir. 3 kere dayak yedim, üçünde de haketmek için elimden geleni yaptım.
  • ailemden yediğim bütün dayaklar
  • haketmeden yedigim bir dayak olmadi, olamaz.
    yemissen haketmissindir olm yoksa yemezsin, atarsin.
  • ilkokul yıllarımda sıra arkadaşımın bana başka bir nedenle kızıp sınıf öğretmenimize hayata fransız hayatta türk bana vurdu diye şikayet etmesiyle yediğim dayak. öğretmenim ben yapmadım desemde inandıramadım. o günden bu yana kadın beyanı esastır maddesine gıcığım.
  • okul bahçesine park yapan işçileri izlediğim için oç müdür sağlam bir tokat atmıştı hemde hiç haberim yokken. 4-5 metre geriden sabit izliyorum. iş makinesi falan da yok. kazma kürek çalışıyorlar. bu gün halen aklıma geldikçe sinirlenirim.
  • ilkokulun sonlarında kızlı erkekli oyun oynadığımız için müdür yardımcısı tarafından yediğim dayak
  • lisede kartopu oynarken attığım kartopu bir kızın yüzüne gelmiş. çocuğun biri beni dışarı çağırdı. benimle aynı boyda falan. çok güzel yumruklar yedim meğerse eleman boksörmüş. yerinde durmuyordu ve her gözümü açtığımda yumruk yiyordum. boksörlerle kavga etmeyin arkadaşlar.
  • zannediyorum 3. sınıftaydım. arka siramda emrah, ön sıramda da neslihan oturuyordu. ya da tam tersi. emrah o dönemin düz sallanan saçlı şirin gözde çocuğu. neslihan ise bayır gülü bir redhead. bu ikisi o donem tatlı tatlı sevgililik oynuyorlardı. derslerde de birbirine küçük notlar yazıp gönderiyorlardı. ben de aralarındaki sırada oturduğumdan ve daha önemlisi bir gerizekalı olduğumdan bunların postacılığını yapıyordum. (8 yaşında bile olsam bana yakışan bir şey değil bu).
    derken bir notu tam verdiğim anda o dönemki hocamız (nusret e.) beni gordu. geldi notu aldi. notta kim bilir ne yaziyordu. (önlüğün bugün cok yakışmış. dantelli yakana bayıldım. saçlarının örgüsü beni azdırıyor. aynı fotoyu bir de cino yerken çek.) neyse kısacası ne yazdığı hala gizemini koruyor. hic ogrenemeyecegiz.
    sonra hoca beni kaldirdi. sorgusuz sualsiz tokadi yapistirdi. sonra yerime oturttu, derse devam etti. ben bu genc asiklarin da bu dayaktan nasibini alacagini dusunurken isler oyle gitmedi. ben dayagi yedim. onlar hayatlarina devam etti. isin kotusu de gelip benden ozur dileyen, ne bileyim aman bir ayip oldu kusura bakma diyen de olmadi.
    yedigim en bos dayak budur. serefsiz emrah. redhead neslihan. ve turkucu nusret. alacaginiz olsun.
  • lisede sıra arkadaşıma sınıftaki iki yelloz oç demişti. sizsiniz lan o deyip atarlanmıştım.

    şimdi dayağı yedin diye tehditlerine, çağıracağınız kişiyi de sizi de sikerim demiştim.
    valla şöyle söyliyim bizim semtin en büyük kartellerinden birinden dayak yemiştim.

    edit: ferhat da kaçmıştı tabi. ferhat’ın annesi yüzünden gözüm morarmıştı.