şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: depresyon)
  • 1929 yılında patlak veren ve "büyük buhran" olarak bilinen dev ekonomik kriz, new york borsasında başgösteren ve sonra da oradan tüm dünyaya yayılan bir panikle doğmuştu. dünya ekonomisini yıllar yılı kitleyen bu kriz, dünya ticaret hacminin büyük ölçüde daralmasına, toplumların gelir ve refah seviyelerinin düşmesine, milyonlarca insanın işsiz kalmasına neden oldu.
  • depresyon'un karşılığı olarak 'bunalım';
    kriz'in karşılığı olarak 'buhran'ı kullanmak daha doğru.
    zira,,
    buhran: hastalığın tehlike dönemi.*
    crisis: turning point, especially of disease.*
    bu veçhile lütfen (bkz: kriz/@zifir)
  • (bkz: burhan)
  • bir müfit ratip oyunu.
  • insanın girmek istemediği ruh halidir... düşünceler donar, sürekli suskun olmak ister insan....insan sessizliğin o sessiz çığlığını dinlemek ister delice...gözlerin ardına saklanan damlalar özgürleşmek istediğinde insan yeşerene kadar ağlamak ister usulca
  • arada bir suruklenilen.
  • dokuzuncu nesil çaylak.
  • bizzat ahmet cevdet paşa'nın (paşa olmadan önce) bulduğu bir kelimedir.

    kaynaklara göre olay şöyle gerçekleşmiştir:

    1851'de maliye nazırı aylıkların ödenemeyeceğini, ödemeleri bir hafta ertelemek zorunda olduklarını bildirir. fakat bu gelişmeyi ifade edecek kelime bulmakta sıkıntı vardır. o dönemde bu tür bir ödeme aczini ifade eden tek kelime iflas kelimesidir. o duruma iflas demek de hem siyaseten tehlikeli hem teknik açıdan hatalı olacağından fransızca crise için uygun bir karşılık aranır ki maliyenin içinde bulunduğu durum ifade edilebilsin, o durum mazeret olarak sunulabilsin.

    arz tezkeresinin yani "ödememe mazereti"nin yazılması çok iyi fransızca bilen fuat efendi'den rica edilir. o da akşam yalısına götürdüğü ahmet cevdet efendi*'ye başvurur. fransızca pratiği güçlü olmayan ama fransızca teorik bilgisi, arapça, farsça bilgisi ve mukayese kabiliyeti yüksek olan ahmet cevdet efendi crise kelimesinin karşılığı olarak derhal buhran kelimesini bulur.

    aslında buhran, türkçede kullanılmayan, arapçada da hastalık nöbeti anlamında kullanılan bir kelime idi. bu vesileyle türkçeye ise crisis'in karşılığı olarak ithal edilmiştir.

    bu olay üzerine 1851'deki arz tezkeresine de "hazine-i maliyenin buhranı..." yazılarak kelime kullanıma sokulur.*