şükela:  tümü | bugün
  • (bühtan): kara çalma.
  • bir kimseye onda olmayan bir kusuru isnat etme. iftira.
  • velim eydir çekticeğim kederler
    a bu zehir emdiceğim şekerler
    güzel sevdi deyi bühtan ederler
    benim senden gayri sevdiğim mi var efendim
  • kanımca, yaşar nuri öztürk'ün (kullanmayı) en sevdiği kelime. ya da kullanmak zorunda kaldığı. bühtancılar olmasa, o da lafını etmezdi di mi yani.
  • iftira ile aynı anlama geliyor aslen ama bühtan benim zihin sözlüğümde daha "organize" bir şey. söylenişindeki estetiğe ise hiç değinmiyorum.

    organize derken anlatmaya çalışayım: iftira sanki spontane, o anı kurtarmak için yapılmış. fakat bühtanın arka planında bir hazırlık safhası var. organize derken kalabalıklar tarafından oluşan bir şey değil. bühtan sahibinin zihnen buna bir süre, kendince veri toplayarak organize olması.

    "aaaa, kuru iftira" deyip geçeceğiniz cinsten değil yani. yok öyle bir şey deyince, kendinizden ne kadar emin olursanız olun hiç aklınıza gelmeyecek şeyler de sağlama ve delil olarak ivedilikle önünüze koyuluverir.

    benim bu tür vakalara tepkim çeşitli. büyük, çok büyük bir ailede büyüdüm. herkesin kendini merkeze aldığı şu hayatta böyle ailede büyümek, daha küçükken aile içinde onlarca yörünge olduğunu fark etmek demektir. o yörüngeler kendilerine göre tanımlarlar elbet her şeyi. arada infilak ederler. kendilerine göre rahatsız oldukları şeyi, gene kendilerince mesnetlendirerek saçıp dökerler. böyle zamanlarda en güzeli susmak ve izlemek. haklı insan mümkün olduğunca susmalı. zaten kabaca intizam edilmiş kara çalmalar, genelde sahibinin elinde patlıyor. ben genelde susarım işte. genelde de iyi sonuç alırım. bilenler bilir, soğuk nevale diye bilinen mesafeli dış kabuğum da bu susuşta yardımcı olur.

    ancak susuş sürenize rağmen bu bayağılık bir son bulmuyorsa ve zararı artıyorsa bir çözüm aranmalı. ama zarafetle ve faruk melekesini devreye sokarak. çünkü, yukarıda dediğim gibi, karşınızda organize bir zihin var. daha fazla üzebilir sizi. dahası, sevdiklerinizle, değerler verdiklerinizle olan iletişiminizi zarara uğratabilir.

    geçenlerde başıma geldi bu. günlerdir de üzerinde düşünüyorum. beni zerre tanımayan, bana dair en ufak fikir sahibi olmayan, birbirimize yabancı olduğumuz bir kişinin bühtanını fark ettim. evvela, çocuktur deyip geçtim. fakat durmak bir yana, çirkinleşiyor da. bu da çok önemli değil ama hayatta pek çok şeyden aziz tuttuğum bir insan ve gene onun pek çok hürmet duyduğum annesi ile iletişimimi zedeleme riski ortaya çıktı. gecelerce uykum kaçtı. sinirden dişlerimi nasıl sıktıysam, bir ara çenem kitlendi. belli ki, susmak bir işe yaramayacaktı.

    ben de müdahale ettim. iyi ki etmişim. gene organize bir arka plan çıktı. dedim ya, benim hakkımda zerre kadar bilgi sahibi olmayan bir zihin, ciddi emek ve zaman sarf edip bana dair parekende bilgiler toparlayıp, kendi sanrı filtresinden süzgeçleyerek dışa vuruyormuş da haniyse, bu durum benim sevdiğim insanlarla muhabbetimi etkileyecekmiş. bunu zarar vermek amaçlı yapıp yapmadığını sorgulamıyorum bile. iyi niyetli yapılmış olma ihtimali pek bile fazla. ama işte bu gereksiz atraksiyon sağlam hakka girmeye kadar gitti. hakperest büyüğüm ricam üzerine sağ olsun bunun sağlamasını yapmış. kasten yahut o kişiyi muhatap alarak ve hatayla hiçbir dahlim olmayan bu sanrı sarmalı içinde boğulacakmışım da haberim yokmuş. gene de bir gram suçum olmamasına rağmen sebep olduğum bir şey varsa diye ve mahremiyet hendeğimi tekrar kazmak adına, özür dileklerimi sundum.

    şimdi müsterih ama kırgınım. müsterihim çünkü vicdanım rahat. kendime karşı herkesten acımasız olan muhakeme melekem bile şaşırıp kaldı. bu acayip sarmal benim dışımda büyümüş ve gelişmiş. kırgınım, çünkü insanlarla ne kadar az etkileşim içinde olursak o kadar huzurlu olacağımız teorim gene haklı çıktı. insan denen canlıya olan güvenim biraz daha azaldı.

    sorunu teknik olarak çözdüm ama günlerdir de aklımdan gitmedi. hasılı.. basit ve anlık olan ile komplike olanın verdiği/verebileceği zararlar aynı değil. böyle bir şeye maruz kaldığınız ilk an, karşı kaarşıya olduğunun olgunun hangisi olduğunu tespit edip, ona göre tavrınızı belirleyin. sakince, zarafetle ve bilgece.

    güzel adam taşlıcalı'nın şehzade mustafa için yazdığı mersiye geliyor aklıma böyle zamanlarda:

    anın* kuru bühtanı buğz-ı pinhanı
    akıttı yaşımızı yaktı nar-ı hicranı

    nolaydı görmeyeydi bu macerayı gözüm
    yazıklar ana reva görmedi bu rayı gözüm
  • rasih de demiş ki;
    "yârdan mechûr iken, düştük diyâr-ı gurbete,
    dehr, gösterdi bize hicrân hicrân üstüne.
    hem mey içmez, hem de güzel sevmez demişler hakkımda,
    eylemişler râsîh'e bühtân bühtân üstüne."

    tanım: siyasilerin anlamını iyi bildiği içün sık kullandığı bir kavram. "ayînesi iştir kişinin" meseline tesmiye...
  • vechini «yu¨zu¨nu¨» pak eyle ki, aynaya bu¨htan olmasın)....
  • kara çalma, iftira, lekeleme anlamlarına gelen kelime.
  • erdoğangillerin mutmainden sonra hayatımıza kattığı ikinci kelime. sağolsunlar sayelerinde kelime dağarcığımız gelişiyor. tam anlayabilmek için cümle içinde de kullayım ki tam olsun:

    -son günlerde yaptığın buhtanlardan dolayı hiç mutmain değilim.