1. (bükümlü diller) sözcüğün kök ya da gövdesinde özellikle sesli harflerin değiştirilmesi ile yapının ve anlamın değişmesi olayının yaşandığı diller. örnek: farsça, arapça, aramice, almanca...

    ingilizce de bükümlüymüş vaktinde de sonradan bu özelliğini büyük ölçüde kaybetmiş.
  2. ingilizce bu dillerden biridir ve artık git gide eklemeli bir dile dönüşmektedir. ingilizcedeki kuralsız (irregular) fiiller ve bilhassa bu fiillerin üçüncü halleri o eski günlerin tozlanmış mirasıdır. bizim dilimiz ise eklemeli bitişken bir dildir.
  3. birçok hint-avrupa dili gibi kürtçe nin de dahil olduğu dil grubu. kürtçe de örneğin şahıs zamirlerinin bir normal hali(örn. ez) bir de bükümlü hali(örn. min) vardır. isim yada nesneye gelen eklerden dolayı sözcükler bükümlü hale gelebilirler. örnek;
    malên bajarî-->malên bajêr(şehrin evleri)
    fiillerdeki bükülme ise zaten çok genel bir durumdur.
  4. diğer dillere öteki gözüyle bakmayan, gerekirse eğilip bükülen diller.
    geçen gün rüyasını gördüm bunun:
    tek hücreli bir dil varmış ve bütün diller buna destekmiş!
  5. örnek verilmemiş pek, arapça bilinen en uç örneğidir:

    ktb kökünden ketebe* şeklinde yazmak fiili, "kitab" ile yazılan, kitap; "kütüp" ile kitaplar, "mekteb" ile okul (yazı yeri), "kâtib" ile yazıcı, "kitâbe" ile yazıt, küttab ile yazıcılar gibi tonla kelime türetilir. dikkat edilirse türkçe'de aynı kelimeler kelime köküne (yaz-ı-cı-lar) çekim veya yapım ekleri konarak türetilmekte iken arapçada fiilin kökündeki sessizler (k,t,b) sabit kalmakla beraber, aralarındaki seslilerin belirli kurallar dahiline değişmesi ile yeni kelimeler meydana gelmektedir.
    ingilizce de kısmen bükümlüdür misal drink geçmiş zamanda drank/drunk olabilir; geçmiş zaman eki almak yerine. fiil çekimleri dışında better /best gibi çekimler de bu cümleden sayılabilir mi bilemiyorum.
    yaygın bükümlü dillerin en sistematiği olarak bilinen arapça'nın "bükülme kuralları"na sezgisel olarak vakıf olmak türkçe'nin de bu dilden çok kelime aldığını düşünürsek faydalı olabilir:
    (arapça bilgim zayıf hatalar affola)

    ktb ----------------------------------kr -------------------------------

    ketebe yazdı ------------------------kara'e okudu
    kitâb yazılan (kitap) ------------- kraat, kuran, okunan, okuma*
    kâtib yazan/yazıcı (katip) --------kâri okuyucu
    kütüb yazılanlar ------------------- karia okuyucular
    mekteb yazılan yer (mektep)

    hrk --------------------------------------------rtb
    hareket ---------------------------------------retebe (düzeltti, dizdi)
    muharrik (hareket ettirici)*-----------------mürettib (mürettip, dizen, dizgici)
    tahrik ------------------------------------------tertib (tertip)
    harake (hareke)------------------------------rutbah (rütbe)
  6. ingilizcesi wikipedia'da "fusional languages" olarak geçiyor.

    bize "tek heceli diller" olarak öğretilmiş olan "yalınlayan diller"in karşılığı "isolating languages". (burada tek hecelilikten çok bir yalınlama söz konusu hakikaten, bizim ek olarak kullanacağımız morfemler ayrı kelimeler olarak cümleye katılıyor.)

    "eklemeli diller" (ya da "bağlantılı diller") karşılığı "agglutinative languages".

    wikipedia bir de "polisentetik diller" diye bir grup saymış, örnek olarak kimi amerikan yerli dillerini vermiş.
  7. şimdi madem poturgilinpotur örnek verilmemiş demiş o zaman örnek verelim kürtçe den. ki kürtçe yi sonradan öğrenen, türkçe gibi ergative olmayan bir dili önce öğrenen birine zor gelecek kurallardır. kürtçe[kurmancî için konuşuyorum] de ergative lik geçmiş zamanlarda daha net ortaya çıkar. şimdiki ve gelecek zamanda fiil geçişli olsun olmasın, fiil özneye göre çekilir. nesne çoğul olmuş tekil olmuş fiili etkilemez. özne çoğulsa fiil ona göre çekilir, tekilse fiil ona göre çekilir. ama nesnenin normal değil, bükümlü hali cümlede yer alır. hemen örnek verelim.

    geçişli fiil:birin[götürmek], geçişsiz fiil:firrîn[uçmak], ez[ben, normal hali], min[ben, bükümlü hali] em[biz, normal hali], me[biz, bükümlü hali], dar[ağaç, normal hali], darî=dêr[ağaç, bükümlü hali], daran[ağaçlar, hem normal-hem bükümlü hali]

    geçişsiz fiil [özne normal, nesne yok]
    şimdiki zaman, geçişsiz fiil, tekil özne: ez difirrime(uçuyorum)
    şimdiki zaman, geçişsiz fiil, çoğul özne: em difirrine(uçuyoruz)

    geçişli fiil [özne normal,nesne bükümlü, fiil nesneden etkilenmiyor, özneye göre çekiliyor]
    -şimdiki zaman, geçişli fiil, tekil özne, tekil nesne: ez dêr dibime (ağacı götürüyorum)
    -şimdiki zaman, geçişli fiil, tekil özne, çoğul nesne: ez daran dibime (ağaçları götürüyorum)
    -şimdiki zaman, geçişli fiil, çoğul özne, tekil nesne: em dêr dibine (ağacı götürüyoruz)
    -şimdiki zaman, geçişli fiil, çoğul özne, çoğul nesne: em daran dibine (ağaçları götürüyoruz)

    aldığı nesnenin niceliği[tekil-çoğul] ne olursa olsun çekimler özneye göre yapıldı. nesne bükümlü halde oldu. ki geçişsiz fiil için zaten fark eden olmaz. aynı şey gelecek zaman için de aynı olacaktır.

    amma geçmiş zamanlar olunca eğer fiil geçişsiz ise başrolde yine özne vardır[nesne bükümlü kullanılır], amma fiil geçişli, yani nesne alan bir fiil ise, bu kez başrole nesne[özne bükümlü olur] geçer. nesne kendisinden ödün vermez ve cümlede normal hali kullanılır. fiilde nesneye göre çekilir. nesne çoğulsa fiil ona göre çekilir. ve bu kez özne bükümlü duruma geçer. hemen örnek verelim;

    geçişsiz fiil: [özne normal, nesne yok]
    -geçmiş zaman, geçişsiz fiil, tekil özne: ez firriyam (uçtum)
    -geçmiş zaman, geçişsiz fiil, çoğul özne: em firriyan (uçtuk)

    geçişli fiil:[özne bükümlü, nesne normal halde, fiil özneden etkilenmiyor,nesneye göre çekiliyor]
    -geçmiş zaman, geçişli fiil, tekil özne, tekil nesne: min dar bir (ağacı götürdüm)
    -geçmiş zaman, geçişli fiil, tekil özne, çoğul nesne: min dar birin (ağaçları götürdüm)
    -geçmiş zaman, geçişli fiil, çoğul özne, tekil nesne: me dar bir (ağacı götürdük)
    -geçmiş zaman, geçişli fiil, çoğul özne, çoğul nesne: me dar birin (ağaçları götürdük)

    görüldüğü gibi geçişli fiilde öznelerin bükümlü hali, nesnenin düz hali kullanıldı. bir diğer önemli noktada nesne çoğul olsa bile çoğul eki almadı. ve nesnenin çoğul olduğu fiilden anlaşıldı. biraz karmaşık bir kuraldır, dolayısı ile ha deyince öğrenilecek bir kural değildir. ha bu kurala uymazsan ne olur? o zaman işler birbirine girer. "min dar bir" (ağacı götürdüm) demek yerine "ez dar bir"(ben ağaç götürdü) derseniz, götürülen siz misiniz ağaç mı belli olmaz. dikkat etmek lazım.

    kürtçe bilenler için şurda "kürtçe ergativ bir dildir"(zimanê kurdî zimanekê ergatîv e! ) diye bir yazı var. daha uzun bir açıklama olmuş
    http://www.nefel.com/…31&rubricnr=24&articlenr=4508

bükümlü diller hakkında bilgi verin