şükela:  tümü | bugün
  • yarisma sunucusu $ekli.. (bkz: masturbasyon yarismasi), (bkz: ben bilirim)
  • ciddiyet, seviye, saygi, duru bir turkce, kusursuzluk..bayardi..
  • adam yıllllarca eurovision sundu, oralara gitti geldi, kötü kötü sonuçlar alındığında tüm türk halkının karşısında tek başına ayakta dikildi, nedensiz umudunu her eurovision bize de bulaştırdı, peruğunu abartmadı, kendinin sandık, doktor ömer çıkıp da adamın yükünü hafifletmeseydi daha hala uğraşıyo olacaktı adamcağız;

    teşekkürler bülent özveren, hanıma da saygılar, az dinnemedik programlarını
  • gözlükleri ve yandan ayrık perukasıyla yeni yetmeliğimizin simalarından biri idi bülent* bey.. trt'de yapılan her bir programı sunma yetisi vardı: kah yarışma, kah eğlenti olmak üzre..

    genelde lacivert, jilet misali iki dirhem bir takım libaslarla temaşaya çıkar, ceketinin düğmeleri her daim ilikli olurdu -turgut özal'ın hawai palmiyeleri desenli bermuda donundan sonra bile değişmeyen bir çizgi..

    ekolu ses tonu sayesinde izleyenleri masefeye davet eder, imdinin habibi şovcularına handiyse taş çıkartırdı..

    lakin parmakları kısaydı işte bülent bey'in (herr bülent'in bir kusuru vardı), bu yüzden çetin meslek yaşamında mikrofonu tam manasıyla hiç kavrayamadı; -ki ben de sadece buna yanarım..

    (bkz: mustafa yolaşan)
  • bir ara spor spikerliği yapmış, galatasaray mezunu insan.
  • (bkz: royaume uni)
  • sertab erenere ee seneye de ingilizceylemi katılmalıyız sence şeklinde soru sorarak abesle iştigal eden sunucu. kadıncağız ne diyeceğini şaşırdı...
  • 2003 eurovision şarkı yarışması sonucunda birinci olduğumuzu gördükten sonra artık ölse gam yemiycek olan sunucu. adamcağız 25 yıldır bu anı bekliyordu...
  • eurovision'da birinciliği türkiye kazanınca aldığı diksiyon eğitimini,senelerdir sunucu olarak yaptığı kariyeri falan unutan, anlamsız anlamsız sayıklamaya başlayan amca.kendinden geçti sevinçten.
    senelerce umutla beklemiş sıfır puanları,sonunculukları sunmaktan iflahı kesilmiş meğer