şükela:  tümü | bugün
  • rumeli caddesi üzerinde muayenehanesi olan seçkin kanser araştırmacısı doktor
  • istanbul üniversitesi'nin bir önceki rektörü. oğlu kemal berkarda yine aynı üniversitenin hukuk fakültesinde idare hukuku anabilim dalı'nda öğretim görevlisidir. her ne kadar öğretim görevlisi de olsa, rektörlüğün gönderdiği bir iç yazıda, şimdiki rektörün adı ile babasının soyadı birleştirilince, halef ile selefin karıştırılması hâlinde olduğu gibi, oğul berkarda rektör olmuştur bir anda. yapılan yok hükmünde de olsa, rektörlük tarafından acaba ileriye yönelik bir öngörüde mi bulunulmuş merakla beklenmektedir...
  • rektörlerin anıtkabir ziyaretlerini son yıllarda kurumsallaştıran rektör. 28 şubat döneminde gündemimize girdi haliyle. böyle hafif dalgalı saçları, güzel gözlükleri renk renk cübbeleri vardı. defie gibi giderlerdi anıtkabire. ne günlerdi diyeceğim ama dilim varmıyor. halen devam ediyor bu ziyaretler.
  • kendisi ile ilgili bir anım var. yıllar sonra birisi bu entry'deki rektör kim diye sorunca not düşeyim dedim.

    (bkz: bir üniversitede yaşanabilecek en dumur olaylar/@haslama cay)
  • bazı sağlık problemleri nedeniyle artık yeni hasta kabul edemeyen türkiye'deki onkologların yarısının hocası ya da hocasının hocası demek daha doğru olur sanırım.85 yaşındadır. yaşına göre gayet dinçtir. hastalarıyla babacan bir şekilde konuşur. sözünün kesilmesini ve bilmedikleri konularda fazla fikir yürüten insanları hafif tersleyebilir ki haklıdır. fulya'daki kliniginde hastalara insülinli kemoterapi uygulamaktaydı en son. aynı klinikte radyoterapi ve yeni yeni başarısı kanıtlanmış oksijen tedavisi de (hiperbarik oksijen) uygulamaktadır.
  • ünlü onkolog. bir muayene ve bir kontrol aşaması haricinde tedaviye devam etmediğimiz için onkolojik hususlarla ilgili yorum yapacak bilgiye sahip değilim.
    lakin şöyle bir şey var.
    babamın rahatsızlığı için gittiğimiz fulya'daki muayenehanesinde kanser hastası bir bayan ile görevli bir şahsın kan donduran diyaloğuna denk geldik. konu neydi bilmiyorum. yanında oğlu olan bayan, koordinatör olduğunu öğrendiğim şahıstan bir konuda ricada bulundu. sekreteryadaki bay koordinatör yardımcı olamayacağını iletti, boşa beklemeyin gibi bir şey söyledi. buraya kadar bir sorun yok. hastalığının ileri seviye olduğu fiziksel durumundan tamamen belli olan bayan biraz da çaresizce "gelmeyeceğiz bir daha" gibi bir söylemde bulundu. koordinatör sıfatlı şahsın yanıtı ise aynen şu oldu, "gelme, bana mı geliyorsun!".
    hüngür hüngür ağlayan bayanı, muayene sırası bekleyen bizler teskin ettik. ne olduğunu anlamadık ve olayın ardında başka bir şey olduğunu düşündük haliyle.
    sakin kafayla düşününce de, bülent hoca ile ilgili bir durum olmamasına rağmen, babamın rahatsızlığı ile ilgili doktor seçimimizi belirleyen başlıca etken bu oldu. gelip gittikçe bu insanla muhatap olacağımızı düşündük ve başka bir doktordan yana yaptık tercihimizi. insana saygısını yitiren yozlaşmış bir hizmet anlayışı yerine, işine ve insan onuruna saygısını muhafaza eden bir anlayıştan yana yaptık tercihimizi.
    hatırlatmakta fayda görüyorum, insan onurlu bir varlıktır. kanser de olsa onurlu bir varlıktır!
  • yaşı epey geçkince (85) olmasına rağmen, oldukça dinç, eski toprak, beyefendi, kariyerli ve işinin erbabı bir kişilik.

    kendisine gitme sebebim akciğer ca tanısı ile tedavi görüyor olmam dolayısıyla, son tomografide % 50 geriye gidiş sonrasındaki, radyoterapiye giden yolun doğruluğunu bir anlamda onun tecrübe gözlüğüyle sınamaktı. cd'lerimi ve raporlarımı inceledi, doğru olduğunun teyidini aldım.

    yerli yersiz konuşanları terslediğiyle ilgili ön bilgi bana da geldi, biraz tedirgin girsem de, içerde punduna getirip kendisini güldürmeyi başardım.*