şükela:  tümü | bugün
  • nihilism, the culture of exception (zygmunt bauman'ın önsözü ile) başlıklı kitapların yazarı. third text, cultural politics, theory, culture & society gibi dergilerde makaleler basmış bir isim.
  • ayrıca carsten bagge laustsen ile beraber filmlerle sosyoloji isimli bir kitabı var. kapağında fight club'ın kapanış sahnesinin bir fotoğrafı yer alıyor. idefix
  • bu adamı kendi fikirdaşlarından ayıran en önemli özelliğin dili kullanış tarzı olduğunu düşünüyorum nedense. fikirsel düzlemi bir yana, edebi açıdan adorno ya da baudrillard ile eşdeğer bir kalemi var. abstrakt kalmıyor olan biten. hemingway'i ile, agamber'i ile, huxley'i ile dimdik duruyo son kitabı.

    mesela ilk aklıma gelen, isyan devrim eleştiri'de "sarhoşluk" kelimesi ile kurduğu bağ.. hatta o bağ ile beraber kitabın bir yerinde rodinson'a ayar da veriyo "sen fukoyu anlamamışın" tadında.
  • an itibariyle filmlerle sosyoloji adlı kitabını okuduğum yazar. güzel kitap. hem sinemayı hem sosyolojiyi sevenler için birebir. şahsen sosyolojiyle üniversitede aldığım iki, üç ders kadar haşır neşirim, dolayısıyla kitapta çok hafiften zorlandım bazı terimlerde, kavramlarda; ama yine de keyifli kitap.

    güzel filmler seçilmiş; hamam, sineklerin tanrısı, tanrı kent, dövüş kulübü, brazil ve hayat güzeldir. kitabı okumadan önce filmlerin izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
  • aşağıdaki metinleri carsten bagge laustsen ve türkay nefes'le birlikte hazırladıkları bir makalede kullanmış şahsiyettir:

    "nihâyetinde, hiçbir sosyal düzen müstehcen bir tamamlayıcısı ve hiçbir sosyal bağ arkasında karanlık, resmî söylem tarafından dışlanmış bir 'öteki' yan olmadan varolamaz."

    "suçlunun suçlu olmak için yasaya, yasanın da yasa olabilmek için suçluya ihtiyacı vardır ..."

    "kapitalizm, artık, ödipal bir söyleme ihtiyaç duymamakta ...; kontrol, kastrasyon yoluyla, yani öznenin eylem kabiliyetinin, varoluşunun kısıtlanması veya engellenmesiyle yapılmamaktadır. kontrol, kapitalizmin sonsuz ve her yerde mevcut olan evreninde akışkan hâldedir." (slavoj zizek referansıyla)

    "... 'süper-egonun en önemli özelliği uygun bir ölçeğinin bulunmamasıdır. birey, süper-egonun direktiflerine kural olarak ya eksik ya da fazla uyar, dolayısıyla birey ne yaparsa yapsın sonuç yanlış, birey suçludur. süper-egonun sorunu, onun hiçbir zaman olumlu bir kurala çevrilememesidir' ... ." (zizek'ten alıntı)

    "her yaratıcı potansiyel, her önemli sosyal hareketlenme, sınıflar ve tabakalar arasındaki çatışmalar ve karşıtlıklardan değil, 'kaçışlardan' doğar ... ." (gilles deleuze ve félix guattari'ye referansla)

    "'sadece her şeyi kaybettiğinde... her şeyi yapmak için özgürsün.. kendimizi daha iyi hâle getirmek için her şeyi yıkmalıyız' ... ." (chuck palahniuk'tan alıntı)

    "... 'saf kaos, farklılaşmamış gerçekliktir' ... ." (alex callinicos'un sözü)

    "1936 yılında, faşizmi incelediği yazılarında ve program'da bataille, sol'un faşizmin örgütlenme biçimlerinden öğreneceği çok şeyi olduğu sonucuna varıyor ... . 'yıkımın ve düzensizleşmenin işlevinin önemini anlayın... varolan dünyanın yıkımında rol oynayın... düzensizleş(tir)mek için savaşın...'." (georges bataille'den atıfla)

    "...bir kaçış çizgisi yeniden sabitleşebilir, yani üzerine yeni bir hiyerarşi inşâ edilebilir ..."

    "... 'özgürlüğü onları köleleştirerek, cesareti onları korkutarak öğreteceğiz' ... ." (palahniuk'tan)

    "geleneksel acı daha pedagojiktir; ham vücudu, sembolik düzene tâbi olmaya uygun hâle getiren, onu 'terbiye' eden bir özelliktedir."

    "... mazoşist, tanımı itibarıyla kendi adaletini uygulayan kimsedir."

    "almanlar (1997) adlı kitabında elias, düelloların alman üst sınıfının 'uygar' yaşam tarzının temel bir özelliği olduğunu belirtmektedir." (norbert elias kastediliyor elbette)

    "freud'un teorisine göre yığınlar da aile gibi organize olmakta, bir babaya, lidere veya efendiye ve de bu babaya tâbiiyetleriyle kimliklerini elde eden üyelere ihtiyaç duymaktadır."

    "... 'yarı-aptallar için nihilizm' ..." (dövüş kulübü için kimilerinin yorumu olarak)

    "... 'yarı-aptallar için marksizm' ..." (dövüş kulübü için yazarın yorumu olarak)

    "'nesiller, sadece gerçekten ihtiyaç duymadıkları şeyleri alabilmek için hayatları boyunca nefret ettikleri işlerde çalıştılar'." (sanırım dövüş kulübü'nden alıntı)

    "...çöp, fetiş değeri boşaltılmış metadan başka bir şey değil."

    "... jacques-alain miller'a göre aslında günümüz kapitalizminin temel üretimi çöptür ... . (zizek'e atıfla)

    "feda, benim isteğimi yerine getirmese bile sembolik bir otoritenin varlığının kanıtı olarak bir işlev görür ... ." (zizek'e göndermeyle)

    "... 'tanrının ilgisini <kötü> biri olarak çekmek hiç çekmemekten daha iyidir. tanrının nefreti, ilgisizliğinden daha iyidir' ... ." (palahniuk'tan)

    "network toplumuyla ilgili temel problem 'düşmanın kim olduğuna nasıl karar verileceği'dir ... ." (michael hardt ve antonio negri'ye referansla)

    "edim (act), eylemden (action) özneyi değiştirebilme kapasitesiyle farklılaşır, bu yüzden intihar en kusursuz edimdir."

    not: "postmodern şiddet - network toplumunda dövüş kulübü" başlıklı, mayıs/03'te yayımlanmış bir makaleden yazımı aynen korunarak alınmıştır. ayrıca, palahniuk alıntıları filmin senaryosundandır yani...
  • rosı braıdottı'nin 'insan sonrası' kitabında alıntı yaptığı sosyolog.

    "diken (2004), göçmenlerin ve sığınmacıların, agamben'in 'homo sacer' olarak tabir ettiği elden çıkarılabilir insanlığın mükemmel bir örneği olduğunu ve bu yüzden de nihai nekro-politik özne olarak çağdaş nekro-iktidarın başka bir sembolü halini aldığını belirtmektedir."
  • https://bdiken.com/ adresinden kitaplarına ve makalelerine erişilebilen kişidir aynı zamanda.
  • doğu batı dergisi sinema tutkusu iii sayısındaki kış uykusu yazısını beğenmiştim.
    nisanda çıkacak'the cinema of nuri bilge ceylan: the global vision of a turkish filmmaker' kitabının üç yazarından biri olduğunu gördüm.
  • mayıs sayısında tuhaf dergi'den ışıl cinmen'in 'dövüş kulübü'nden çıkan sosyolojik sonuç nedir?' sorusuna 'kendisini incitmeyi göze alamayan hiçbir toplum ya da politik yapı sorunlarını çözemez. uygarlık bizi barbarlıktan kurtardığını söylüyor ama uygarlıktan bizi kim kurtaracak onu anlatmıyor. uygarlıkla barbarlık aynı sürecin parçalarıdır.' demiş sosyolog.