şükela:  tümü | bugün
  • turkiyenin en iyi okulististi, majisyen, yay burcu insani. talismanlari siddetle tavsiye edilen guzel adam
  • 'havass'ın derinlikleri' adlı kitabın yazarı. filmlerdeki karizma sahibi büyücülerin gerçek hayatta yaşayanı. bülent kısa = özgüven. o bir, o bir, o bir bülent kısa.
  • az önceki habere göre, vefat etmiş kişi.
  • 1999 yılıydı sanırım... hiçbir zaman full depo benzin görmemiş, gorememis amerikan otomobilim, dayanmış dayanmış ama çeyrek depo benzinle 100 km yol yapma denemesine girişince, taak diye ataköy civarlarında yolda kalmıştı... bütün günkü eğlencenin üstüne, sik gibi yolda kalmaktan darlanmıştık ama yapacak bişey yoktu... benim elemanlar bagajda bulduğum 2 litrelik cola şişeleriyle benzinciye yollanmış, bense bir sigara yakıp arabanın kaputuna oturmuştum...

    cok gecmeden, spor kıyafetli, uzun saçlı, orta yaşlı bir adam arabaya yanaşıp mevcut duruma ilgi gostermis, kendisinin de amerikan arabalarına hayran olduğundan, "ozellikle" benim arabanın modelinin hayranı olduğundan ve arabalarla ilgili yaşadığı absürd durumlardan bahsetmeye başlamıştı... muhabbet gayet guzel giderken benim kafa kurcalanmaya basladi... lan ben bu adamı bir yerden tanıyordum... ama bir türlü çıkaramıyordum... derken 10 dakika geçmemişti ki, 10-15 metre yanımızda bir mercedes zbaaaam diye başka bir arabaya arkadan gömçürmüş ve durduk yerde kaza yaratmisti... direk oraya yönlendik tabii... bu uzun saçlı adam direk kazazede şoförleri sakinleştirmeye çalışıyor ama bunu gayet cool bir şekilde yapıyordu... derken benim ampül yandı...

    bülent kısa ydı bu adam...
    90 lı yıllarda tuna serim in programlarına konuk olan, kır saçlı, at kuyruklu, büyüyle adam öldürebildiğini idda eden, sürekli siyah giyen o enteresan adam...
    lan dedim kendi kendime; arabanın gecenin bi vakti benzini bitti, yanıma gele gele kara büyü yapan en meşhur adam geldi, 2 saattir muhabbet ediyoruz... bir de iki araba tam yanımızda bodoslama birbirine girdi... dedim sanborn sen siki tuttun...
    beni aldı salak bir korku... saçımız da uzun o donem... dedim acaba saçımdan tel alıp, beni büyüyle maymun eder mi? yok acaba adam gece böyle dışarı çıkıp, gözüne kestirdiklerini büyü yapmak, yeni büyü denemek için kullanır mı? iyice salaklaşmıştım...
    bir de kaza, o yanıma gelir gelmez gerçekleşince ben oldum yusuf yusuf...
    aman tanrııııııııımmmmm.. lan alp, tamer çabuk getirin şu benzini laaan demeye başlamıştım... herşey bir tesadüf olamazdı... bir nevi aleister crowley di adam be kardeşim...

    ben bunlari dusunurken, bülent abi gayet serin bir şekilde olayı çözmüş, tarafları sakinleştirmiş, beni oyalamış, nazikçe izin isteyip yürüşüne devam etmişti... kafayı gereksiz yere yiyen beni rezil etmişti... sonra ne adini bir yerde duydum ne de kendisini bir daha gordum... ta ki öldüğünü duyana kadar... bu anı bende gömülü biçimde duruyordu...

    nazik, serinkanli, amerikanları bilen, hos sohbet bir adamdı... sevenlerinin başı sağolsun...
  • dünyanın 'en iyi' insanlarından biriydi. pek benzeri görülmeyen bir nezaket duygusuyla hareket eder, karşılıksız edebileceği her türlü yardımı ederdi karşısındakilere. bilgili, ilginç, şaşırtıcı, dost biriydi. ailemin bir çok üyesini kaybettim ama hiçbirini yüreğimi bu kadar acıtmadı...
  • yokluğunu sıkça hissettiğim, ama yokluğunun acıttığı zamanlarda bile yanımda olduğunu hissettirecek kadar yakın bulduğum ağabeyim.
    kelimenin tam anlamıyla bir beyefendi.
  • keşke şimdi burada olsaydı diye içimi acıtan çok özlediğim manevi ağabeyim!
  • yukarıdan bir yerlerden ardından ağlayan dostları ve sevdiklerini görüp gülümsüyor. eminim.
  • havasın derinlikleri isminde alanında gerçekten başarılı bir kitap yazan insan..
  • "astral katlara giriş çalışma grubunun saki ile karşılaşmasıyla başlamıştır. bu olaydan önce uzun süre islami havass, ibrani kabalası ve eski mısır tanrı formlarına ve de özellikle sekmet’e yönelik özel çalışmalar uygulanmış, sekmet çalışmalarında astral alemin bazı bölgelerinde oldukça başarılı sonuçlar alınmıştı. tragna çalışmalarının başlamasında sekmet önemli bir faktördür.

    sekmet’e yönelik bir çalışmada, astral bölgedeki imajinatif bir sekmet tapınağında, o anda yapılan rastgele bir çalışmayı bitirirken saki ile karşılaşıldı. sekmet’in heykelinin solunda kalan büyük bir ayna görüldü. saki yolcuları buradan geçirip, dışarı çıkarttı."

    yukarıdaki ifadelerinden kolayca anlaşılacağı üzere, elemanımız spritüel çalışmaları esnasında "saki" isimli astral varlıkla karşılaşmış. bu astral varlık ona rehberlik yapmış...tabii bu astral rehber dediği bir "cin" dir. ne yazık ki şeytani bir cine mürit olmuş ve aklınca doğru yolu bulmuş.

    bu tiplerin sonu hep böyledir. allah ve resulünün ve onların sadık takipçileri olan sufilerin yolundan çıkanlar şeytana maskara ve yem olurlar. hem saparlar hem saptırırlar...istisnası hiç yoktur...

    not: islam büyüklerinden öğrendiğimiz kadarıyla kainatta üç tip bilinçli varlık vardır. insan madde formunda, cin enerji formunda ve melekler nurdandırlar. cinlerin sayısız türleri ve ırkları vardır. bunların içinde olağanüstü bilgilileri de bulunur. ancak bu bilgiler afaki bilgiler olup marifetullah'tan çok uzaktır. içlerinde az da olsa imanlıları vardır ama bunlar insanlarla ilişki kurmazlar.

    melekler ise zikirlerin operatörleridir. peygamber ve evliya haricindekilerin meleklerle görüşmesi asla mümkün değildir. "melek ilhamı" islama ters bilgiler vermez. kendini melek diye yutturan cinler ise her türlü kılığa girer, akıllara durgunluk verecek derecede bir tiyatro sergilerler.

    bütün spritüalistler bunların oyuncağıdır. kendilerinden üst rütbedeki cinlerden emir alırlar ve alt rütbedeki cinleri kontrol ederler. yani adamların bütün marifeti cinlere karışmak...tabii bu tayfa dönen dolaplardan büyük ölçüde gafildirler ve kendilerinin bir şey üzerinde olduğunu vehmederler.