şükela:  tümü | bugün
  • aralık 2007'deki bir röportajında şöyle buyurmuş:

    “ben karapınar’da 20 hanelik bir köyün çocuğuyum. köyler arası maçlarda çok top oynadım. daha o zamanlar yıldızdım. brezilyalı usulü kıvrak oyun stilim nedeniyle bana beyaz zico derlerdi.”

    http://www.aksam.com.tr/…futbolunda_jole_ekolu.html

    ***

    demek ki bülent hocam o yıllarda bir elf köyünde yaşıyormuş. köylü dostlarımızın, doğal görünümü itibariyle zaten sütaş peyniri gibi bembeyaz olan zico'nun rengini bile yeterince beyaz bulmamalarının başka açıklaması olamaz. valla tansiyonum düştü sabah sabah...
  • 4 yerim 5 yerim 6 yemem, 7 yerim 9 yerim 8 yemem diyordu, galatasaray ve beşiktaş'a gönderme yaparak. bakalım bu kez kaç sene yiyecek?
  • sanica boru elazığspordaki görevi 6 değil, 8 değil, 7 hafta sonunda sona eren teknik direktör.
  • 7 yerim 9 yerim ama 8 yemem demişti bir zamanlar. bülent başgan'ın 8 maç ceza yemesi ilginç oldu.
  • zamanında "5 yerim,7 yerim 9 yerim ama 6 ya da 8 yemem" diyen, 6 ila 8 sene hapsi istense acaba hakime de aynı sözleri söyleyebilir mi diye merak ettiğim zat.
  • bana antipatikliğin de bir sanat olduğunu öğretmiş insan evladı. ve kendisi bu sanatı son derece başarısız icra ediyor. hayır babacım, "antipatik olmak bir sanatsa ve bülent uygun başarısızsa, demek ki bu adam antipatik değil" gibi bir fikir uyanmasın kafanda. şöyle açıklayalım; mesela fatih terim de antipatik bir adamdır fakat inkar edilemez bir karizması vardır, adama saygıyla karışık bir kıl kapma duygusu uyandırırsın aklında beyninde, hani yolda görsen sövemen, kolpalık yapaman, eli ağır lise müdürü tipi var adamda bir kere baştan. bülent uygun ise bende, hani veletken abi abi diye peşinizde gezip, ergenliğe adım atıp kendine kalabalık bir serseri grubu edinen bacaksızın bir gün yolunuzu kesip haraç istemesi gibi hisler, "olm sen kimsin ya?" cümlecikleri uyandırıyor böğrümde.

    lan sözlükçek yüklendik ya adamın üstüne, zenci'den bu adamı savunan bir başlık açmasını beklemiyor değilim ne yalan söyleyim. "bülent uygun'un jupp derwall'den yakışıklı olması" tadında bir şey. lan bari bülent uygun nefreti gibi bir kutsalıma dokunma bari lan.
  • fenerbahçe maçından sonra şöyle bir açıklama yapmış;

    "...tabii ki bu maçın ardından hemen eleştiri yapmak isteyen arkadaşlar olacaktır. onlara da bir laf söyleyeyim; 'evet biz 5 yeriz, 7 yeriz ama 6 gol yemeyiz. 7 yeriz, 9 yeriz ama 8 gol de yemeyiz."

    ya hu bir insan toplumun antipatisini kazanmak için niye bu kadar mücadele eder? nasıl bir amaç içerisinde olabilir? geçen yıl sivasspor'un başarısından sonra saygı duymaya başlamıştım kendisine, destekliyordum da hatta. ama konuşa konuşa bitirdi; nefrete yaklaştırdı hissiyatımı. dayanamıyorum televizyonda, gazetede görmeye. sürekli konuşuyor zira. ve boş konuşuyor. anlattığı, öğrettiği hiçbir şey yok.

    yapma artık, sus allah aşkına diyeceğim de değiştirmeyecek bu gidişatı. yine bildiğini okuyacak, yine baş ağrıtacak. onurlu bir mücadele ile kazandığı saygınlığı, boş laflarla yok edecek. eminim, biliyorum, görüyorum.

    9 yermiş ama 8 yemezmiş, 7 yermiş ama 6 da yemezmiş. beşiktaş ve galatasaray'a gönderme yapıyor aklınca. bravo ya. eğer bunlara kafa yoruyorsan bravo cidden.
  • "her oyuncuya ihtiyacımız var ama hiçbirine muhtaç değiliz" açıklamasıyla, gidene kal demeyip elini umarsızca sallayan demetesk akıma da asker selamını çakmış lokal imparator ve görünüşe göre tek bir insandan oluşmuyor.

    adamın ne zaman bir açıklamasını görsem birinci çoğul makamından sesleniyor ama etrafına bakıyorum kimse yok. sanıyorum ki bülent uygun bir dernek ve bu arkadaş da onun sözcüsü. açıklamaları o yaparken, futbol dünyasını yerinden hoplatan kararları da ardındaki beyin takımı alıyor. "kimseye hesap vermeyiz" adlı single çalışmasıyla bu yaza da damgasını vuracağı kesin olan bülent uygun'u, sahne adıyla türbülent'i izmir marşıyla yerine uğurlarken, sözlük gündemi bana çoğul familyasının taçsız kralı, yunan feylesoflarının bir numaralı belası nihat doğan'ın adını veriyor. bu adamların ne zaman musallat olduğunu ve daha ne kadar ortalıkta dolaşacaklarını bilmiyorum. bildiğim tek şey şimdilik bu.
  • 8 mart 2009 sivasspor ankaraspor maçı'nın sonunda hakeme 3 cm'den salyalar saçarak bağrınmış, hakem dönüp giderken de dudağını okuduğum kadarıyla "pezevenk" demiş, bir de arkasından tükürmüş piknik direktör.

    hayır, haklı olsa "ulan?" diyeceğim bi nebze ama..
  • nasıl biri olduğunu bugünkü ankaraspor maçında bol bol göstermiştir. kadıköy'de yedek kulübesine dayanarak yediği 7 tane golü sukunet içinde izleyen sevgili hocam, hakemin ankaraspor'u bırakın kollamaya, baltaladığı bir maçtan sonra terbiye seviyesini kişisel şovu ile göstermiştir. kötü terim taklitlerinden birini daha izliyorsun türk futbolu, allah sabır versin..