şükela:  tümü | bugün
  • hem vcd hem müzik cd versiyonları vardır. orjinal almanın cüzdana verdigi agırlıktan dolayı tercih edilmektedir. kalitede biraz sorun olabilir; orjinal kapak ve içlik de olmayabilir ama kesinlikle tatmin etmektedir. "abi ne zaman çıkacak x'in bulgarı" $eklinde diyaloglara sebebiyet verir.
  • sirkeci dogubank ishaninin en ust katinda, kapısı sadece icerden acilabilen bir odada, piyasadakinin yari fiyatına bulabileceginiz cdler. cok parayla gidin, cunku 10 taneden asagi alip cikmiyorsunuz. ayrica pek cok grubun video-kliplerini yada konser kayıtlarini bulmaniz da mumkun.
  • dogubankdaki ve bi çok yerdeki seyyar satıcıların kapanması/kopya cd'ye yönelmesi sonucu istanbul sınırları içinde bulunması artık iyice zorlaşmış cd türü... ucuzluğu sebebiyle halk cd'si/sosyalist cd olarak da tanımlanabilir...
  • bundan 2-3 sene önce beyazıt hakan ve faruktan onlarca aldıgımız,şuanki kayıt cd fiyatına satılan ve orijinal cd niyetine dinlenen olay.fakat şimdi hiçbiyerde kalmadı bu cdlerden.
  • kafalardaki bulgaristan imajını kökünden değiştiren sağlam cdlerdir bunlar.
    hani sanki rejimin etkilerinden tamamen sıyrılmaya çalışan küçük bir balkan ülkesi değildir de teknolojinin,warez'in,kopyanın gırla gittiği bir hongkong'tur bir tokyo'dur burası.
    bozulmaz çizilmez çatlamaz.
  • bir döneme damgasını vurmuş cdlerdir. özellikle rock-metal gruplarının tüm albümlerini mp3 formatında bulmak mümkündü. bu cdleri satanların depo olarak kullandığı izbe yerlere sık sık baskınlar düzenlenir, ele geçirilen cdler imha edilirdi. fakat aradan üç gün geçer, baskın yemiş satıcı, yeniden mekanında belirirdi. beyazıt meydanında bol miktarda bulmak mümkündü bu cdlerden.
  • hayatımda ilk defa ankara karanfil sokak'ta karşılaştığım (istiklal'de yoktu o dönem -istanbulluyum-) manyak ortam (media babında). eve cd player'lı bir müzik seti gelmiş ama evde sadece 1 mozart cd'si var, onu da mozart ne lan diye takmıyoruz ve anlamıyoruz ne bu cd, niye kasete tercih edelim falan diye düşünüyoruz derken abimin ankara'dan aldığı alice in chains unplugged cd'sini taktık baktık bu cd ne güzel bişeymiş.

    bulgar cd güzeldi, korsan da olsa emek vardı içinde. orjinal cd'nin kapağını fotokopi çeker aynı boyutta keser zımbalar içnie koyarlardı. cd'nin üstüne (renk sayısı azaltılmış da olsa) orjinal cd'nin üstündeki deseni serigrafi baskı yaparlardı falan. cd player ve cdrom denen nane ülkemizde de yaygınlaştıkça tüketimi arttı, biz türkler de tüketim toplumunun tillahı olduğumuz için (bkz: cep telefonu) (bkz: internet kafe) önce cd kapakları gitti, sonra serigrafi baskılar gitti, şu an sadece birinci cd'nin üstünde 1'e benzeyen bir çizik olacak şekilde poşette satılıyor cd'ler. yakında heralde onla bile uğraşmicaklar, flashdisk veya external'la gidicen ne alıcaksan onun içine atıcaklar. (zaten alt tarafı internetten bi film indirip cd'ye çekerek para kazanıyolar, artık onu bile yapmicaklar, tam havadan para kazanıcaklar. hatta yakında yazıcıoğlundaki mağara abilerimiz muhtemelen bir site açıp parayla sadece ordan programı indirme linki verecekler)
  • bulgar cd'lerin olayı fabrikada çoğaltılmış olmaları idi. cd yazıcılar ayağa düşmeden, etraf poşette cdr ile dolmamışken, cd'lerin kapakları düzgün fotokopi ile çoğaltılmış, arkası gümüş renk olan fabrikasyon bulgar cd'ler vardı etrafta.