şükela:  tümü | bugün
  • aramaya inandım ama yok sanırım böyle bi başlık.
    sadece bende mi oluyor bilmiyorum ama uzakta gördüğüm arkadaşa doğru giderken yaşadığım sıkıntıdır.
    uzaktan görürsün elinle işaret edersin ve yürümeye başlayınca o sıkıntı da başlar. adamın gözüne bakamıyosun kafanı çevirip sağa sola bakarak o 15 20 saniyeyi eritmeye uğraşırsın. gözüne bakıp mal mal da gülmek istemiyorsun.. en nihayetinde sıkıntılı geçen bir süreçtir. ya da ben mal olabilirim tabi bu da kuvvetli bir ihtimal.
  • sosyal anskiyete ile alakasi yoktur adami 45 saniye uzaktan goruyorsun. spastik gibi gozume bakip gulerek gelse arkadasligimi bir daha dusunurum.

    edit: ben ne mi yapiyorum. arkadasi zaten gordum, gidecegim yeri biliyorum. bir de etrafi kesiyorum guzel hatun filan var mi diye. arkadasin yanina da gidince lan guzelmis su filan diye saapiyorum.
  • ben bir kere bu durumdan sıyrılmak için eğilip yerden taş alıyormuşum gibi yaptım ''naabıyon la amına kodumun bebesi'' diye tepki alınca taşı usulca cebime attım.
  • yanlış kişiye doğru yürünmediği sürece çok da sıkıntı yaratmayan durumdur.

    ama miyopsanız, üstüne astigmatınız da varsa ve gözlük veya lens kullanmayı reddediyorsanız;

    ağacın dalına takılan beyaz bir poşeti arkadaşınızın beresi sanıp, el sallayarak ona doğru koşabilirsiniz benim gibi.

    burada asıl acı olansa gerçekle yüzleşmek değil, etraftaki insanların bakışlarıyla yüzleşmektir.
  • gülümseyerek yürürsün ona doğru.

    karşıdan yürüyerek gelen başka insanlar suratına bakar. embesilmişsin gibi hissettirir.

    ben öyle yapıyorum. özellikle iki sevgilinin buluştuğunu hissettiğimde.
  • bir kizla ilk kez bulusuyorsan daha garip olan durum
  • "yikekehehehek" diye bağırarak yaklaşıp buluşma esnasında kolların tam omuz altından iki taraflı yakalayıp "naabıyon boolm yaa, ya...k kafalı" gibi bir tepki ile bunun altından kalkabilirsiniz.

    (bkz: izmit)
  • ulan ben de yaşıyorum bunu. ne yapacağımı şaşırıyorum o kısacık sürede. sırıtsam şebek gibi oluyor, başımı eğsem olmuyor saçma sapan bir durum. ben de farklı bir çözüm buldum. buluşma yerine ağır adımlarla ilerlerken merkezi kesiyorum çaktırmadan. baktım orada, tamam. hemen telefonu çıkarıp uğraşıyorum ayağına yatıyorum. en azından süreyi baya bi kurtarıyor. sonra da zaten kavuşma...
  • yol=hız*zaman olduğuna göre koşmayı deneyerek aradaki o 15-20 saniyelik sıkıntılı süreyi daha da kısaltabilirsin. tabi arkadaşın noluyo lan diyip koşmaya başlamazsa. eğer arkadaşın senden daha hızlı koşuyorsa arayı açabilir o zaman da bu sıkıntılı süreç uzun bir maraton koşusuna dönüşebilir böyle bir durumda da eğer gideceğiniz mekana doğru koşmayı tercih ederseniz sizin için daha faydalı olabilir hem bu sayede otobüse filan vericeğiniz paradan kurtulursunuz.
    (bkz: evet arkadaşlarım bana einstein diyor)