şükela:  tümü | bugün
  • uzun uzadıya entariler yazarken yorulan; ama bir o kadar da güzel işler çıkaran dokuzuncu nesil yazar kişisi.
    belli ki iyi yazacak. hoş gelmiş..
  • #19839884 entry'si için kullanmayı sevmediğim kelimeyi kullanmaktan kendimi alamıyorum.

    (bkz: adam haklı beyler)
  • rahatsız edici bir dili var erkek egemen söylemi içselleştirmiş. freud'un buram buram erkekliği övgü minvalinde saçma sapan sözümona ruhçözümleyici tespitlerine katılıyor. şöyle yazmış:#28804205

    --- spoiler ---

    fallik dönemde hem kız hem erkek çocuk karşı cins cinsel organını tanır ve kız çocuk için netice: penise imrenme (bkz: penis envy) erkek çocuk için ise kastrasyon anksiyetesi ile sonuçlanabilir.

    --- spoiler ---

    şu yazdığı entry'nin son kısmı çok mühim. erkek egemen söylemin, erkekliği yüceltmenin en yalın halini gösteriyor çünkü. açayım biraz: erkeklerin penisi kaybetme endişesi freud ve benzerleri tarafından şu anlama gelir ki bu yazar bunu yazarak bunu aynen katılıyor:

    kadın hiçbir zaman penis sahibi olmadığı için penisi yitirme korkusuna düşmediği için bir süper ego geliştiremez. süper ego ile insan insanlığın gelişimine uygarlığa sanata katkı sağlayabilir. bu sebeple kadın penis sahibi olmadığı için; kültüre uygarlığa sanata yaşamın gerekliliklerien katkı sağlayamaz.

    işte bu yazarın kadın için düşündükleri bu. bir de bir entrysinde komünist manifestoyu okuyun kutsal aileyi okuyun falan diyor. bence kendisinin hiçbir şeyden haberi yok. ona iyi çalışmalar ve iyi okumalar. yolu uzun!!
    kadına bakışını değiştirmekle başlayabilir mesela hadi görüşmek üzere...
  • homofobiktir; çünkü eşcinsellikten bahsederken alakasız bir biçimde diyabet hastalığını örnek vermektedir. eşcinselliği doğuştan gelen bir durum olarak değil, hastalık olarak görmektedir. verdiği hastalık örneği ve parantez içine aldığı gülüşmeler, onun eşcinselliğe bakışını ayaklar altına seriyor.

    --- spoiler ---
    eşicnsellik seçilmez, doğuştan vardır, çok yaygın bir sav (sallalahi aleykü vesellem - gülüşmeler...), elbette doğruluk payı var, misal ikizlerden biri gay ise diğeri de %90 gay çıkıyormuş. ama tabii, biyoloji çoğu zaman siyah beyaz değil. tıpta, multifaktöriyel tanımı, bir çok hastalığın patogenezi açıklamak için kullanılır. mesela tip 2 diyabet, genetiktir, ama çevresel ve kişisel faktörlerin etkisi ile hastalık prezente olur. tabii bu tıbbın cehaleti değil. diyabetin nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz ve bunlar bize babasının diyabet olduğu birisi eğer obez ise %70, annesi de diyabet ise %90 diyabet olacağını söylüyor. kinseyi tabii ki eleştireceğiz ama buldukları faucault'un dediklerinden farklı değildir. bu da eşcinsel olmayan % 10'luk ikiz kardeşi açıklar. daha 100 yıl önce eşcinsel diye bir kavram anglo-saxon dillerde yoktu. sodomite manasında kelimeler var ama o da götçü demek afedersin.
    --- spoiler ---

    (bkz: #escinsellikvarolustur/@bumpyourhead)

    bana troll demiş. benim sözlüğe yazdıklarımı okuyanlar, bu saçma iddiaya/iftiraya gülüp geçerler.
  • kendisi eşcinselliğin nedenini merak ediyor; ama heteroseksüelliğin nedenini merak etmiyor. çünkü ona göre heteroseksüellik "normal", götçülük/sodomi (tabir ona ait) ise "anormal".

    (bkz: #escinsellikvarolustur/@bumpyourhead)

    verilen örneğin yanlış olması değil, "eşcinselliğin tıbbileştirilmesi" ve eşcinselliğin nedenini ararken akla gelen ilk örneğin bir "hastalık" olması, o satırların yazarının bilinçaltında homofobi olduğunu kanıtlar.

    "sscb eşcinsel hakları için hiçbir şey yapmamıştır" cümlesi yanlıştır. 1917 ekim devrimi'nden sonra sovyetler birliği'nde eşcinselliği suç olarak gören (çarlık dönemi) yasaları yürürlükten kaldırılmıştır. sonrasında stalin denilen faşist diktatör, 1930'lu yıllarda pederastiye karşı yasalar çıkararak erişkin eşcinsel erkeklere 5 yıl hapis cezası öngören maddeleri ceza kanunu'na sokmuş ve uygulamıştır. bir ileri, beş geri durumu vardır. bu konu özelinde lenin çok iyi ve ilericidir, stalin gerici ve çok kötüdür.

    feminist hareket ve lgbt hareketi, "ezilen bireyin beyanı esastır." der. eşcinsellerin çok büyük bir kısmı ve lgbt örgütleri "eşcinsellik doğuştan gelir, seçilemez ve değiştirilemez." görüşünü benimser. bu şahıs ise, eşcinselliğin doğuştan geldiği yönündeki yaygın kanı ile dalga geçmektedir. bu da bir homofobidir.

    başka bir mesele, varoluş kelimesi. varoluş kelimesi, sadece existentialism ile bağlantılı olmak zorunda değildir. eşcinsellik ve heteroseksüellik, bireyin varoluşunun bir parçasıdır. kürtlük veya alevilik, bireyin varoluşunun parçalarıdır. onu varoluş=sartre diye yazmak, dar bir bakış açısı. varoluş veya existence kelimesi, sartre'dan önce de vardı. "eşcinsellik varoluştur" ifadesi doğrudur; çünkü lgbt bireyin beyanı esastır. kendi yönelimimizi nasıl tanımlayacağımızı heteroseksist zihniyetten öğrenmeyeceğiz elbette.

    "eşcinsel aydınlar tırt" demek sığ bir bakış açısıdır. foucault'nun beden ve biyoiktidara ilişkin görüşleri çok yaygın kabul gören, literatürün referans kaynağı sayılan görüşlerdir. daha iyisini kendisi geliştirsin de hep birlikte faydalanalım. "tırt" demek, bilimsel bir eleştiri değildir.

    benim yaptığım şeyleri ilgi çekmek için yaptığımı söylemiş. eşcinsellere saldırılmadığı sürece, ben gidip de kimseye saldırmam. akp ideolojisine saldırırım, mhp ideolojisine saldırırım, zaman zaman chp'ye de saldırırım, zaman zaman bdp'ye de saldırırım. eşcinsellik özelinde, homofobik olmayan bireylere genel olarak saldırmam. birisi homofobik laflar ederse, cezasız kalmamalı. ekşi sözlük gibi popüler kültürün en yaygın internet sitelerinden birinde, eşcinselleri aşağılayan, küçük düşüren, eşcinsellerle alenen alay eden veya dalga geçen, eşcinselleri hedef gösteren nefret söylemi kesinlikle "aman canım yazsınlar, bu da özgürlük" diyerek geçiştirilemez. nefret söylemi ifade özgürlüğü kapsamına girmez, hele de türkiye gibi son 5 yılda 50'den fazla lgbt bireyin hunharca katledildiği, 20-30 bıçak/satır darbesiyle, pompalı tüfeklerle, boğularak öldürüldüğü bir ülkede.

    eşcinsellik genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak biçimlenmez. eşcinselliğin nature ve nurture dışı bir durum olduğunu daha önce defalarca dile getirmiştik. hastalık değil, farklılıktır; polimorfizmdir. bir tercih sonucu değildir, genetik bir komponenti yoktur. insan genom projesi tamamlandı; eşcinsellikten sorumlu hiçbir gen bölgesi bulunamadı. üstelik insan genom projesi 2003'te, 9 yıl önce bitti. yaygın bir yanlışı tekrarlamaya gerek yok.

    bumpyourhead homofobik midir değil midir? teraziye vuracak olursak, eşcinsellere karşı önyargıları devam etmekte olan bir şahıstır, yani homofobiktir. eşcinselleri savunuyor gibi görünse de, azıcık sıkıştığında anında "hastalık/genetik çağrışımlı" tıbbi açıklamalara başvurmaktadır. bu bile cinsel yönelime ilişkin oldukça sorunlu, patolojikleştirmeye yönelik yanlış ve önyargılı bir bakış açısıdır.
  • --- spoiler ---

    freud, doğal olarak eleştirilmesi gereken, çoğu zaman hak eden biri. ama nasıl ki türlerin kökeni, evrimi anlatmak için bir çok açıdan yetersiz ve günümüz bilgilerine göre hatalı/eksik ise, freud'da psikoloji ve psikanaliz ile ilgili sadece ilk adımları atmıştır ve geri kalanı bilimsel her şey gibi çürütülmeye açıktır/çürütülmüştür.

    --- spoiler ---

    demiş. ama şu #28804205 entrysinde freud'u çürütecek değil bizzat onun görüşünü kabul edici bir söylemde bulunmuş. bu da freudyen bakışına karşılık yorumum #29305873.
    kısaca erkek egemen dili benimsemiş seksist biridir. yaptığı ise çevir kazı yanmasından başka bir şey de değildir...
  • öncelikle, adımı sol frame'de görünce başıma bir iş geldi sandım. #29313831de ifade edilen entry'nin tamamı için (bkz: #29310273)

    tabii ki geri adım atacak bir şey yok. freud bir sürü hata yapmıştır, ama bu evrim teorisi için darwin neyse psikoloji/psikanaliz için de freud odur dedim vs. buradan çıkarılacak aşikar netice, tabii ki dediği bir ton bir sürü doğru şey olduğu yönünde olacaktır. ama işte, excerpt edilince tabii ...

    tabii, ifadelerin tutumu gayet şeffaf (bkz: sweeping generalization), (bkz: base rate fallacy) (bkz: argumentum ad nauseam), cevap vermeyince ise olacak; (bkz: argumentum e silentio)

    bir entry girdim ve hayatım değişti diyemeceğim, ama #29305600da son paragraf olmamış. ne gerek var kişisel olmaya? tabii belden aşağı olduğu için üzgünüm ama artık editlesek olmaz. özür dilesek ne fayda? ben başlattım gibi hissediyorum yani.

    seksist/homofobik gibi yaftaları tabii ki hak etmediğimi düşünüyorum ve bu yaftalardan hoşlanmıyorum. ama hasbelkader ithama ilk başlayan benim. nick altım doldu. tabii bir sürü şeyler diyoruz, kimine çok dikkat ediyoruz, kimi ise belirgin biçimde yanlış prezente ediliyor. atıfta bulunulan entry'lere söyle bir göz gezdirmek zaten kafi olacaktır. ama ben alelade, göz önünde olmayan, yılda 70 - 80 entry giren bir yazarım ve açıkçası kimsenin de merak ettiğini sanmıyorum.
  • başını bir yere fena çarpmış olan arkadaş.

    köpeksiz sokaklar istediğini anlattığı entryde, "dahası, herhangi bir insanın hayatının, herhangi bir hayvanın hayatından daha önemli olduğunu biliyorum" buyurmuş.

    vay be! bu nasıl bi bilgiymiş böyle??? hangi anaokulunda böyle sapkın ve acayip görüşleri insanların kafasına "bilgi" adı altında yerleştiriyorlar, merak ettim doğrusu. "önem" diyor, "bilgi" diyor, kompüter gibin soğuk ve anlamsız sıralıyor sözcükleri.

    "biliyorum" diyor adam yahu... dünyanın başına bela olmuş bir "insan kutsayıcı" ideolojinin hastalıklı sloganını "bilgi" diye yazıyor.

    neyin kafası bu diyeceğim ama, çarpmış işte. belki düzelir diye, bump your head again demek istiyorum kendisine.

    çünkü bakınız, "ilk darbenin verdiği hasarı ikinci darbe geri alır, bu böyledir, ben biliyorum. neden, çünkü filmlerde izledim, tekrar taksi çarpınca kör kızın gözleri açılıyordu!"

    geçmiş olsun.

    (bkz: #30408945)
  • bu yazarın bir entrysiniz okudum... sanırım fransızcam yetmedi.

    hulasa benim gördüğüm iyi yazıyor. ironi değil bu.
hesabın var mı? giriş yap