şükela:  tümü | bugün
  • murat bardakci'nin anlattiginina gore istanbul’daki bir elyazması kitaplığında saklanan, 1225 yılında ölen cezayirli büyü álimi ebu’l-abbas ahmed bin ali bin yusuf el-kureşi el-buni’ye ait, sihir, büyü, muska, cin, yani havas olayindan bahseden, ebced hesabinin detaylarini iceren, vefk denilen pek cok tilsimin tarifi olan, 1208 sayfalık eser...
  • müellif eserin girişinde maksadının, esmâ-i hüsnânın yüceliğini belirtmek, harflerin sayılarla muvafakatinden (vefk) ortaya çıkan ilâhî hikmetleri açıklamak, dua, ilâhî isimler ve onlara tâbi olan sûre ve ayetlerdeki harflerle tasarruf ve teshîrde bulunmanın keyfiyetini bildirmek, olduğunu söyler.

    bu kitaptan ancak maddî ve manevî temizlenmeyi gerçekleştiren, allah’ı zikreden, seyrü sülûk yapan kimselerin faydalanabileceğini, içerdiği bilgilerin sadece belli bir riyazet ve halvetle tatbik edilebileceğini, bu sebeple tasavvufî bir mahiyet arz ettiğini belirtir.

    yirmi sekiz harf ile sayılardan, harflerle kozmik varlıklar arasındaki münasebetlerden, felek ve burçların havassından, ayrıca bazı geometrik ve girift şekillerden ruhanî etkilerin meydana gelebileceği düşüncesinde olan bûnî, eserini başta esmâ-i hüsnâ, besmele, fâtiha, âyetü’l-kürsî olmak üzere bazı dua, ayet ve surelerin mânevî tesirlerine dayanarak, maddî âlemde birtakım tasarruflarda bulunmanın mümkün olduğu görüşünden hareketle telif etmiştir.

    eser kur'anî unsurlara dayandığından bir tür işârî tefsir; ilâhî isimleri açıklamayı amaçladığından tasavvufî mahiyette bir esmâ-i hüsnâ şerhi; harfler, isimler, ayetler, dualar, tılsımlar ve vefklerle âlemde tasarrufta bulunmak için bazı riyâzet ve halvet uygulamalarını içerdiğinden tasavvufî âdâb kitabı olarak görülebilir.

    harflerin sırları, harflerle kozmik menziller arasındaki ilişkiler, gün ve saatlerin insanlar üzerindeki etkisi; yirmi sekiz ay menzilinin keyfiyeti, harflerle ilişkisi ve kozmostaki hükümleri; on iki burcun içerdiği gizli işaretler; besmeledeki sırlar, besmeleyle yapılan muska (rukye) ve tılsım türleri; hz. îsâ’nın ölüleri diriltmek için kullandığı ilâhî isimler ve bu isimlerle yapılan vefkler; hurûf-ı mukattaa ve âyetlerin havassı; fâtiha’nın sırları, duaları ve havassı, fâtiha ile yapılan rukyeler ve riyâzetler; allah ismiyle yapılan gizli tasarruflar, hastalıklara ve musibetlere karşı okunacak dualar, çeşitli ihtiyaçların giderilmesi, rızık temini için dualar, bu dualarla beklenen tesir ve bereketin gerçekleşmesi için yapılacak riyâzetler; esmâ-i hüsnâ ve vefkleri, hz. süleyman’ın mührü; âyetü’l-kürsî ve gizli bereketleri; yâsîn sûresi ve duaları, haftanın günlerine ait dualar; on grup esmâ-i hüsnânın havassı, duaları, allah’ın doksan dokuz isminin dışındaki bazı ilâhî isimler, bu isimlere hizmet eden melekler; varlık dairesinin sırlarının şerhi, cefr ilmi, zâyirçe ilmi; cefr kaidelerinde bulunan gizli harfler, bitkilerin havassı; simya ilmi; harflerle tasarrufta bulunmak için gereken halvet ve riyâzetler; bûnî’nin tecrübe ettiği ilâhî isimlerle çeşitli vakitlerde yapılacak dualar eserin başlıca bölümlerini oluşturur.

    kitapta en geniş yer esmâ-i hüsnâ ile tasarrufta bulunmanın birbirinden farklı metotlarına ayrılmıştır.

    bûnî’ye göre harfler, sayılar, kozmolojik mertebeler ve varlıklar (hizmet melekleri), canlı cansız varlıklardaki unsurlar birbiriyle münasebet içinde varlık şifresini çözmektedir. şemsü’l-maârif’te yer alan 400 civarında şekil (diyagram) bu şifrelerin geometrik ifadeleridir. bu şifrelere ulaşmak ve onlarla tasarrufta bulunmak için sülûk, riyâzet, halvet ve helâl lokma zorunludur; aksi takdirde kötü sonuçlara yol açabilir. müellif bunların bizzat kendisi tarafından tecrübe edildiğini belirtir.

    ahmed el-bûnî, şemsü’l-maârif’te zikrettiği bilgilerin asıl kaynağının hz. âdem’e kadar uzanan peygamberler olduğunu söyler. hz. dâvûd, süleyman, dânyâl, zülkarneyn, hz. muhammed (asm) gibi peygamberler bu bilgileri açıklamış, bazı peygamberler ise saklamıştır. hz. muhammed (asm) havas bilgilerini cemetmiş ve hz. ali’ye öğretmiştir. evliya bu tür bilgileri hz. ali yoluyla almıştır. bu intikalde ca‘fer es-sâdık önemli halkalardan biridir. (şemsü’l-maârif, ııı, 358)

    ibn haldûn, bu bilgilerin kitapta vurgulandığı üzere, mantıkî akıl yürütmelerle değil ilâhî ilham ve hikmetle elde edilebileceğini söyler.

    havas ilimleri sadece yazılı metinden okumakla değil, silsileye tâbi bir mânevî üstadın verdiği nefes ve tâlimatla öğrenilir ve uygulanır.

    şemsü’l-maârif’in sonundaki silsilelere göre bûnî, kelime-i şehâdet sırrını ebû abdullah muhammed b. mahmûd b. ya‘kub et-tûnisî’den; huruf ve vefk ilmini şeyhleri ebû abdullah şemseddin el-isfahânî, sirâceddin el-hanefî, ebû abdullah muhammed b. ali, ebü’l-hasan el-harrânî, ebû abdullah muhammed b. ahmed el-kureşî’den ve kudüs’te görüştüğü abdallardan almıştır. ona göre şeyhi kureşî bu ilimleri 600’den fazla mağribli ve mısırlı şeyhten öğrenmiştir.

    bunun yanı sıra kitapta anlattığı havas bilgilerini elde etmek için kudüs, dımaşk, halep ve hermetik birikimin yaygın olduğu mısır’daki ihmîm şehrine seyahatte bulunmuş; nuh tufanından önce yunanlılar tarafından saklanan ihmîm piramitlerindeki hazinelerde bulduğu simya kitaplarıyla devsem ibn sâse, pisagor, eflâtun, menelaus, câbir b. hayyân, ebû bekir er-râzî, âres, hipokrat, hermes, câlînûs, arsûs, rolika, luka, miskin, ibnü’l-muhtâr, maria, hâlid b. yezîd gibi müelliflerin kadîm okkült ilimlere dair kitaplarından faydalanmıştır. (şemsü’l-maârif, ııı, 373)

    julius ruska, şemsü’l-maârif’teki kimya ilmine dair bilgilerin büyük çoğunluğunun ebû bekir er-râzî’nin kitâbü’l-esrâr’ından nakledildiğini söyler. (ısl., xxıı [1934], s. 307-310)

    bazı modern kaynaklarda bûnî’nin cezayirli olmasından hareketle ispanya yahudilerinin “kabala” denilen mistik rakamsal sistemlerinden, muskacılık konusunda keldânî kültüründen, “il” ekli hizmet melekleri, cin ve ifrit isimleri zikretmesiyle ibrânî ve süryânî kültürlerinden etkilendiği; ismâilîler vasıtasıyla kuzey afrika’da yayılan ca‘fer es-sâdık kaynaklı cefr ilminin ebû mesleme muhammed b. ibrâhim ebü’l-kasım el-mecrîtî’den sonra onun tarafından devam ettirildiği ileri sürülmüştür.