şükela:  tümü | bugün
  • bunu okuyorsun, cunku buradasin. bunu okuyorsun, cunku yapacak baska birseyin yok. bunu okuyorsun, cunku bunu yaziyorum. bunu okuyorsun, cunku ben ve sen variz. bunu okuman bunun varliginin amacidir. sen olmasaydin, "bu" da olmayacakti. "bu" nu yaratan senin ve benim bilincimiz, cunku sen ve ben olmasaydik, "bu" da olmayacakti. bunu okurken senin burada oldugunu biliyorum. bunu okurken bu satirlarin sana hicbir sey kazandirmadigini da biliyorum. peki neden okumaya devam ediyorsun? bir parcasi oldugun insanoglunu kemiren merak duygusundan dolayi mi?

    burada herhangi bir bilgi yok. burada herhangi bir anlam yok; senin yarattiklarin disinda. peki su an ne dinliyorsun? ne hissediyorsun? ne demek istiyorsun? bunlari belirtmen icin cok gec, "bu" zaten yazildi. bilgi mi ariyorsun? sen olmadan bilgi nasil olabilir? "alici" olmadan "vericinin" olmasi ne anlam ifade eder?

    "bu", benim, senin zamanindan yedigim toplamdir.

    bu, sozluk'un ilk "bilincli" girdisidir. her yeni kelime bir oncekini sindiriyor, yerini yenisini birakiyor; ta ki sonuna gelene kadar. tipki senin hayatinda bulunan "an"lar gibi. peki son nerede? burada mi? yoksa burada mi? veyahut burada mi? son, ben nerede istersem, orada.