şükela:  tümü | bugün
  • ''-parmaklarının ucunda yükselebilirsen, bütün sahne senin kızım-

    görüyorum elindeki courvoisier'in şarkıya kattığı rengi,
    ne berrak bir aynadır dudakların, öpsem; dünyanın yansıması düşecek.

    ne arabesk ritimler bunlar, nasıl bir küfürdür ağzının zehri şiire?

    şimdi elimde eksik kalmış bir kentin valesi,
    ceket cebimde ıslak kent'in kırılmış aciz süngerleri,
    en biçimsiz sevapların kazanıldığı bu yerde, bu günah şehrinde...

    vücudundan dökülen bir ter damlasını
    ve tadını damağıma kazıyan gözyaşlarını öpmek istiyorum.
    günahlarını kanıma karıştıran ne varsa
    bir zıvanaya sıkıştırıp soluksuz kalmayı hatta.

    bedenime rağmen dokunduğun örtüler
    ve nefesinin yaladığı göğsüm delik deşik olana dek
    teninden başka gökyüzü yok bana...

    ve söz veriyorum sana; en büyük düşmanın benim.
    elin elime değmeden, ruhunun kasıklarına değen öfkeyle
    eğilmeden, utanmadan, bıkmadan.

    seni istiyorum....''
  • "takım tutar gibi tuttuğunuz mezheplerinizin ve okumadan adını kullandığınız kitaplarınızın
    amına koyayım.
    aptal gülümsemelerinizin altında yatan kurnazlığınızın, kin güttüğünüz patronlarınıza boyun eğen gururunuzun amına koyayım.
    sevişmek için kullandığınız sinema koltukları girsin götünüze, biz orada elele tutuşuyorduk !
    amına koyayım meşrulaştırdığınız tüm savaşların.
    katilsiniz lan !

    istismarınıza göz yummayan illegal adamlara verdiğiniz cezaların da amına koyayım.
    bu seferlik görmezden geldiğiniz gözlerinizin de amına koyayım.
    dalkavukluk yaparak doldurduğuınuz midenizi sikeyim.
    yenge dediğiniz hatuna fantaziler düzen erkekliğinizin, abi dediğiniz adamlara sertleşen göğüs uçlarınızın da amına koyayım !
    alfabeye soktuğunuz ne kadar yeni harf varsa o kadar amınıza koyayım.
    titremeden, terlemeden tutturduğunuz bütün aşkların amına koyayım !
    köşebaşlarının zabıtası kesilen torbacıların da, mahallenin namusunu kollayan mastürbasyoncu delikanlıların da,
    topluluğa karışıp ahkam kesen tavırlarınızın da amına koyayım !
    genç bedenleri mutsuz aile yaşantılarına alet eden karı - kocalarında...
    sakat ayağını gözüme sokan dilencilerin, destekli sütyenlerini ağzıma sokan türbanlıların,
    atatürk'ü meze eden fahişe hallerinizin de amına koyayım !
    martılardan döner yapan lokantılarında, bir liraya işedeğim helalarında,
    sürekli asfaltı dağılan sokakların da amına koyayım.
    biz bu vergiyi nereye ödüyoruz lan !
    bir masa fiyatına yediğimiz organik salataların da amına koyayım.
    kömüre oy satan garibanların, disko topuna göt veren ünivesiteli kızların, ucuz frikikiklere ağzı sulanan jöle kafalıların,küçük götlere dayanamayan ibnelerin de amına koyayım.
    artniyetlerinizin, işgüzarlığınızın, sinsiliğinizin de amına koyayım.
    yemem yan cebime koy ahkamlarınızın, küçük kızları anne yapan inançlarınızın, fuhuşu teşfik eden ilhamlarınızın da...

    amına koyayım ! anladınız mı !
    doğruyu söylemekten kaçtığınız dostlarınızın.
    oturduğunuz yerden kurduğunuz komplo teorilerinin,
    karmaşadan başka ironisi olmayan şiirlerin de amına koyayım.
    tek başına bulamadığımız yaşamın esrarını aradığınız zıvanaların amına koyayım
    sevişmeye bahane ettiğiniz iki biranın, özendiğiniz pop yıldızlarının,
    ezberlediğiniz bugün olmaz yarın veririm şarkılarınızın da amına koyayım.
    bu dünyada olabileceğiniz tek şey kendinizsiniz !
    unutmayın.!"

    benim de bikac maddeden nasibimi aldığım burak dikoglu yazisidir
  • yavşak zamane şairimsileri ile kıyaslandığında farkını ortaya koyan, en azından bir çizgisi olan şair/yazar bir kardeşimiz. eğer boş vaktiniz varsa okumayın bu adamı, çünkü boş vakitlerde değil dolu vakitlerde okunulacak yazılar yazar.

    (bkz: kudüse bir nefes gerek)
    (bkz: leroteistin seyir defteri)
  • harfleri şikayetlendirerek kelimeyle kıran şairlerden. sarsan. düşündüren.

    "kudüs'e bir nefes gerek
    bir soluk,
    bir kadın gerek sen gibi
    tüm karmaşayı durduracak bir vurgun...
    adın gerek darbe sloganları bitimine
    sen gerek bu şehre

    "kudüs'ün yitirdiği tüm kadınların adı şimdi bağdat
    ve bağdat şimdi bitap"

    esen bir yel gibi, garptan şarka
    savurmalı tüm şehri çarşafı altında çıplak bedenlere ilişmeli nefesin
    senin gözlerine benzer bir deniz gerek kurak suretlere
    dizginleri tutulmayan bir kısrak gerek
    saçların gibi
    çöller yeşermeli ayaklarının altında sen konuştukça
    ve sözlerin, cesaretin gerek kudüs'e
    sen gibi bir kadın,imlasız bir aşk gerek
    yeniden inanmak için bir tanrı,bir sebep

    "esaslı bir aşk gerek kudüs'e
    kıbleme yakın bir sen"

    ----

    ah anne bu denli acı?
    dizine yatıp usulca "kalbim kırık" dediğimde, saçlarıma düştü ya gözlerin
    sevdiğim kadına ait tekil şahıstan nadide yaşlar
    lanet olsun en sevdiğin çiçeğin annemle aynı olması nasıl bir uhrevi işaret
    bu rüzgar nereye eser,nereye gider bu bulutlar sensiz,sessiz
    bu biçim nice, nasıl umursamaz ki tabiat

    kudüs'ün hangi yanı ellerin
    hangi sokağı adımlarsın, arşın arşın fikrimi cezberderken adın
    hangi secdeye alnım değse , saçların düşer duamın orta yerine
    bu ibadethanelerin hepsi sana mı adandı
    neden beni yalnız bıraktın, neden özledin beni kadın...
    madem merhamet sahibiydin kudüs'ü neden yarattın allahım

    "varoluş temaşasının kucağı,
    kudüs"...

    bir zamanlar inanmak güzeldi bu şehirde;
    sen varken nefes gerekmezdi kimseye
    şimdi bir soluk gerek kudüs'e
    güvenme güzelliğine kadınım
    aynaların bile paslanıyor rutubetten
    herkes ibadet ederken okşamaz tanrılarını...!

    "yeryüzüne indiğinde,
    bensiz kaldığında göreceksin"

    ----ıı-----

    ilk kanı kadın döker bu şehirde
    arda kalan tüm yaşlar erkeğe aittir.

    şimdi bir suikast peşindeyim
    bindiğimiz son vapura atlayıp
    kendime şatafatlı bir tören hazırlama hevesinde
    bir rüyadayım, adalar'da, elele...
    sığabileceğimiz bir çatı altı aramaktayım
    çizgi romanları sakladığım paslı ranzamın altında
    masallarımın hepsi mutlu mesut uykularında
    üzeri tıka bası kadın dolu
    ağzım bir yastıkla kapatılmış,olgunlaşmamış ergen
    sertleşememiş bir ben
    ve hala hiç bitmeyecek bir sen telaşındayım

    merak ediyorum
    "sevmiyorum" dedikten sonra
    güneşin hiç doğdu mu senin?"