şükela:  tümü | bugün
  • atv muhabiri.
    sina koloğluna, ne sebeple olduğunu bilmediğim aşağıdaki satırları yazarak insanlık dersi vermiş gazeteci.kameranın gördüğü

    http://www.milliyet.com.tr/2003/11/25/tv/evet.html

    "yerimiz o kadar geniş değil. ama ben sevgili atv muhabiri burak ersemiz'in benim yazıma ilişkin eleştirisine bir bölümüne yer veriyorum
    "bir kameramanın vizörden gördüğü görüntülerin beyninde yarattığı hasarı bilir misiniz? olay yerinde kan koklayıp et parçalarının üstündeki dumanı izlediniz mi hiç? size kaç ölü var dediklerinde çevreye dağılmış beden parçalarını aklınızda kaldığı kadarıyla birleştirmeye çalıştınız mı hiç? herkesin can havliyle kaçtığı bir yere koşar adımlarla gittiğiniz oldu mu? küçük bir çocuğun cesedine bakarken o an kendi çocuğunuzun nerede olduğunu düşündünüz mü hiç? hiç yerde sırtı dönük yatan kadını eşiniz sanıp da o kargaşada yüzünü görmek için cansız bir bedeni kendinize doğru çevirdiniz mi? ve hiç ölümle buluşup randevuyu bilinmeze ertelediğiniz anlar oldu mu? ve son olayda olduğu gibi patlamadan dört dakika sonra bir motosikletin arkasında haberci olarak gittiğiniz olay yerinde tahrip olmuş bir binanın içine girip yaralıları dışarı çıkardınız mı? çünkü orada sizden başkası yoktur. itfaiyenin, sağlık ekiplerinin, polisin henüz ulaşamadığı yüzlerce yaralının ve onlarca ölünün olduğu bir yerde benim dışımda bir başka gazeteci aydın baylan ve belki de göremediğim diğerleri gibi görevini bir kenara bırakıp onlarca yaralıyı tek tek sırtınızda taşıdınız mı hiç? böyle bir manzara da bu tür patlamalara ve paniğe alışık bir kişi olarak tecrübenizle oradaki yaralılara yardım etmek için, insan olmanın sorumluluğu ile mesleki sorumluluklar arasında sıkışıp bir saniyede insanlığı seçtiniz mi hiç? umarım bir daha böyle bir seçim yapmak zorunda ne siz ne de biz kalmayız. girdiğiniz binada bir enkazın altından bacakları gözüken başında açık kırık olan masum insan, elini uzatıp son nefesini verirken yardım istedi mi sizden? ne karışıklıktan ne de panikten bulunmamam gereken bir yerde bulundum, o bulunduğum yerde de "dolaşmıyordum".
    sn. koloğlu, aldığım riskleri görebilecek, canımı sizden önce düşünecek bir kişiyim. bazıları benim gibi yaşar, bazıları da sizler gibi. siz böyle devam edin, biz böyle. biz buralarda çalışmaya alışığız, siz istediğiniz bölgeyi tercih edebilirsiniz, içeriye girmemizin nedeninin cesaret gösterisi olmadığını umarım anlamışsınızdır. 15 dakika kaldığım binadan çıkarken de 'güvenlik şeridi' daha yeni çekiliyordu. saygılarımla. burak ersemiz..."
  • bombalı saldırıya uğrayan hsbc binasına itfaiyeden önce girip, anons yaptığı için sina koloğlu tarafından eleştirilen, ardından da koloğlu'na cevap niteliğinde az önce okuduğunuz satırları kaleme alan gözüpek haberci. ancak daha da önemlisi adam gibi adamdır.
  • atv ana haber'de istanbul belediyesine sürekli geçiren muhabir.
  • "sendikalaşmayı özendirme" sebebiyle atv'deki işinden çıkarılmıştır.
  • van çocuk hastanesi'nde ortaya koyduğu çabayla gözlerimi doldurdu bu adam benim. sakinliği ve adeta kendisini hiç düşünmez tavrı, sadece çocukları kurtarma çabası ve depremi ağır geçirmiş binada mahsur kalmış olabilecek insanları araması inanılmazdı.

    sana helal olsun koca yürekli adam! bir avuç kalındı, işte o kadar.

    dip not: hastanede ne doktor, ne de herhangi bir hemşire vardı. içeride de terkedilmiş sayısını bilemediğim kadar çocuk.
  • "insan olmanın sorumluluğu ve mesleki sorumluluklar arasında sıkışıp" yine "bir saniyede insanlığı" seçmiş adam. van çocuk hastanesindeki çırpınışları ders niteliğinde, insanlık dersi.
  • kendisi van depreminde prematüre bebeklerin olduğu hastanede görevlilere engel olmasıyla meşhurdur. elinde mikrofon, arkasında kameramanla beraber sadece bebeklerin bulunduğu katta kimse var mı diye bağırmış ve ne olur olmaz bakayım bir diyerek yerde duran battaniyeyi havaya kaldırıp silkeledikten sonra bebek olup olmadığını kontrol etmiştir. finali camdan çıkarak yapmış ve tarihi bir habere imza atmıştır. (bkz: tıp doktoru değilim ki) (bkz: gerçek kesit)

    not: ilgili link
  • kendisiyle alakası nedir tam çözemedim fakat şöyle bir tweet dolaşıyor.

    hesap numarası doğrudur, yanlıştır bilemem. bilmek için bir halkbank hesabına sahip olmam lazım çünkü. ekran görüntüsü olarak eft vermişler, “evet, gerçekten böyle bir hesap var” deniyor.

    insan bir şeyi haber yapmadan ya da paylaşmadan önce araştırır. eft’de alıcı bilgileri otomatik olarak alınmaz bir kere, el ile girilir. bahsi geçen iban’a eft yapılabiliyor olması o hesabın doğruluğunu göstermez. hatalı bir numaraya da eft yapabilirsiniz zira bankalar arası bir işlemdir ve alıcı banka tarafından manuel olarak işlenir. hatalı eft durumunda ise para size karşı banka tarafından iade edilir.

    eğer aynı işlemi havale ile yapsalar bu bir kanıt olarak sunulabilirdi. pff, ülkenin iktidarı ayrı, muhalefeti ayrı tırt ya. doğabileceğim onlarca güzel ülke varken neden bu kadar dangalağın arasında doğdum hiç bilmiyorum.